Doktorsitesi.com

Aldatmak

Dr. Selen Dağıstan Namlı
Dr. Selen Dağıstan Namlı
14 Ekim 2016239 görüntülenme
Randevu Al
Aldatmak
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Aldatmak Nedir? TDK Sözlük Anlamı ve Tanımı

Aldatmak kavramı, Türk Dil Kurumu (TDK) sözlüğünde bireyler arası ilişkileri ve toplumsal normları etkileyen farklı boyutlarıyla ele alınmaktadır. TDK'ya göre aldatmak şu anlamlara gelmektedir:

  • Beklenmedik bir davranışla yanıltmak,
  • Karşısındakinin dikkatsizliğinden veya ilgisizliğinden yararlanarak kazanç sağlamak,
  • Birine verilen sözü tutmamak ve yalan söylemek,
  • Bir şeyin görünürdeki durumu hakkında, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek,
  • Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak veya iğfal etmek,
  • Eşlerin birbirine sadakatsizlik etmesi ve ihanet etmesi,
  • Oyalamak ve avutmak.

Aldatmanın Taraflar Üzerindeki Psikolojik Travmaları

Aldatma eylemi, hem aldatan hem de aldatılan tarafta derin psikolojik travmalar yaratmaktadır. Aldatan eş, yalanlarının ortaya çıkma korkusuyla sürekli bir gerginlik ve tedirginlik hali yaşar. Bu süreçte eşinden gittikçe uzaklaşan kişi, suçluluk duygusu ve vicdan azabı ile baş başa kalır.

Aldatılan taraf ise durumu öğrendiği andan itibaren hayata karşı temel güvenini kaybeder. Eğer kişide geçmişten gelen bir özgüven eksikliği veya değersizlik duygusu varsa, bu hisler su yüzüne çıkar. Kişi; kendini eksik, yetersiz, çirkin veya yaşlı hissederek nedenleri kendi üzerinde aramaya başlar.

Aile Yapısında Aldatma ve Güven Kaybı

Yapılan araştırmalar, aile birliğini güvenli ortamdan çıkaran iki temel unsur olduğunu göstermektedir: Ölüm ve aldatma. Hatta aldatma, aileyi ölümden daha fazla hırpalayabilmektedir; çünkü aldatma, ölüm gibi doğal bir süreç değil, bilinçli bir tercih ve sadakatsizliktir.

Aldatıldığını öğrenen kişi için hayatın akışı bir anda değişir. Kırılmış, kızgın ve kandırılmış hissetmek, içte doldurulması güç bir boşluk yaratır. Yıllarca aynı yastığa baş koyulan, ortak duyguların paylaşıldığı kişi artık bir yabancıya dönüşmüştür. Bu süreçte zihin şu sorularla meşgul olur:

  1. Ne zamandır ve kiminle bu durum yaşanıyor?
  2. Eksik olan neydi, ne tamamlanmaya çalışıldı?
  3. Yıllardır kaç kere aldatıldım?
  4. Gelecek hayallerimiz (birlikte yaşlanmak, torun sevmek) neden yok oldu?

Karar Verme Süreci: Boşanma mı, Yeniden Yapılanma mı?

Aldatma sonrası yaşanan duygusal karmaşa, kişiyi boşanma kararı ile bağlılık arasında bırakabilir. Ancak her iki durumda da değişim kaçınılmazdır. Karar verme aşamasında şu noktalar göz önünde bulundurulmalıdır:

Seçenekİzlenmesi Gereken Yol
Affetmek ve Devam EtmekEvlilik yeniden yapılandırılmalı, sorunlar tüm açıklığıyla konuşulmalı ve her iki taraf beklentilerini netleştirmelidir.
Boşanma Kararı AlmakKorkularla yüzleşilmeli, sadece yalnız kalma korkusuyla evliliğe devam edilmemeli ve yeni bir hayat için güçlü adımlar atılmalıdır.

Güvenin Yeniden İnşası ve Profesyonel Destek

İlişkide güveni yeniden inşa etmek oldukça zorlu bir süreçtir. Güvenin tekrar oluşabilmesi için itiraf ve kabullenme şarttır. Bu temel sağlandığında, ayrılık da beraberlik de daha sağlıklı bir zemine oturacaktır.

Aldatma sonrası aileden veya arkadaşlardan alınan nasihatler genellikle objektif değildir ve kişisel tecrübelere dayanır. Bu öğütler sizin hayat tarzınıza uygun olmayabilir. Sizi yargılamadan dinleyecek, tamamen objektif bir bakış açısı sunacak bir uzmandan profesyonel yardım almak, sizin ve aileniz için en doğru yaklaşım olacaktır.

Dr. H. Selen DAĞISTAN NAMLI
Aile Danışmanı / Hipnoterapist

Etiketler

AldatmaÇiftlerde aldatmaBoşanmaBoşanma problemiAile danışmanlığıBoşanma kararıAldatılmaBoşanmanin çocuklar üzerindeki etkisi

Yazar Hakkında

Dr. Selen Dağıstan Namlı

Dr. Selen Dağıstan Namlı

Dr. Selen DAĞISTAN NAMLI, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.