Doktorsitesi.com

Aktarım Odaklı Psikoterapi Nedir?

Klinik Psikolog Esra Çetinkaya
Klinik Psikolog Esra Çetinkaya
16 Mayıs 2023255 görüntülenme
Randevu Al
Aktarım Odaklı Psikoterapi Nedir?
Aktarım Odaklı Psikoterapi Nedir?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Borderline Kişilik Bozukluğu ve Psikoterapötik Yaklaşımlar

Kişilik patolojilerini tanımlama, anlamlandırma ve tedavi etme süreçlerinde günümüzde çok çeşitli bilimsel yaklaşımlar mevcuttur. Bu patolojiler arasında yer alan Borderline Kişilik Bozukluğu, son yıllarda üzerinde en sık çalışma yapılan ve klinik önemi artan alanlardan biri haline gelmiştir. Literatürde etkinliği test edilmiş yaklaşımlar arasında psikodinamik, nörobiyolojik, kişilerarası ve bilişsel modeller öne çıkmaktadır. Aktarım Odaklı Psikoterapi (AOP), çağdaş psikodinamik yaklaşımın bir devamı olarak Kernberg ve çalışma arkadaşları tarafından, özellikle borderline yapılanmaya sahip bireyleri anlamak ve tedavi etmek amacıyla geliştirilmiştir.

Aktarım Odaklı Psikoterapinin Kuramsal Temelleri

Aktarım odaklı psikoterapi, temelini çağdaş psikanalitik nesne ilişkileri kuramından alır. Otto Kernberg, Menninger Vakfı bünyesindeki Psikoterapi Araştırma Projesi kapsamında ağır kişilik bozukluğu vakalarını gözlemlemiştir. Bu deneyimler sonucunda, bazı danışanların ne nevrotik ne de psikotik düzleme dahil edilemediğini; aksine bu kişilerin sabit ve farklılaşmış bir patolojik psikolojik yapılanmaya sahip olduğunu saptamıştır.

Klasik psikanalitik yöntemin "aktarım" üzerinde çalışabilmesi için gerekli olan bazı şartlar bu vakalar tarafından karşılanamamaktadır. Bu bireylerde gerçekliği değerlendirme yetisinin eksik olması ve gerçek dışı aktarım fikirlerinin varlığı, terapide aktarımın ele alınış şeklinin yeniden formatlanmasını zorunlu kılmıştır. Bu süreç, kişilerin hem patoloji düzeyinde hem de yapısal organizasyon düzeyinde yeniden tanımlanmasına zemin hazırlamıştır.

Yapısal Değişim ve Tedavi Hedefleri

Aktarım odaklı psikoterapi, yalnızca semptomların yüzeysel olarak giderilmesini değil, derinlemesine bir yapısal değişikliği hedefler. Kuram, yapısal değişiklikler gerçekleştiğinde semptomların kendiliğinden azalarak kaybolacağını savunur. Bu ekolde semptomlar, bireyin gözlenebilen davranışlarının ve yaşadığı sıkıntıların, altta yatan patolojik psikolojik yapıların birer yansıması olarak kabul edilir.

Tedavinin temel amacı, içselleştirilmiş nesne ilişkilerinin tam ve bütün bir şekilde entegre edilmesini sağlamaktır. Kişilik bozukluklarında psikolojik yapı; kendilik ve öteki arasındaki algıların niteliği ve bütünleşme derecesi ile belirlenir. Bu bağlamda kişilik örgütlenmesi şu dört seviyede incelenir:

  • Normal seviye
  • Nevrotik seviye
  • Borderline seviye
  • Psikotik seviye

Psikoterapi Süreci ve Kullanılan Teknikler

Psikoterapide temel strateji; baskın nesne ilişkilerini tanımlamak, kişinin diyadik değişimlerini gözlemlemek ve bu diyadların seans odasındaki tezahürlerini yorumlamaktır. Kişinin ilişkiyi farklı deneyimleme kapasitesini geliştirmek tedavinin merkezinde yer alır. Sürecin etkinliği için belirli tekniklerin yerinde kullanımı kritiktir:

TeknikAçıklama
NetleştirmeDanışanın ifadelerindeki belirsiz noktaların aydınlatılması süreci.
YüzleşmeDanışanın iletişimindeki çelişkili ve tutarsız yönlerin fark ettirilmesi.
YorumlamaBilinçdışı süreçlerin ve aktarımın anlamlandırılması.

Terapistin terapötik nötraliteyi koruması ve terapi çerçevesine sadık kalması, sürecin başarısını belirleyen unsurlardır. İçsel nesne ilişkileri terapistle kurulan ilişkide çalışıldığında (aktarım çalışması), terapist kendi karşı aktarım duygularını fark ederek sürece dahil eder. Kişinin bu yeni ilişki modeline defaatle maruz kalmasıyla nörobiyolojik değişimlerin gerçekleşmesi amaçlanır. Sonuç olarak aktarım odaklı psikoterapi, borderline kişilik bozukluğunun tedavisinde kanıta dayalı ve etkinliği yüksek bir yöntemdir.

Etiketler

Aktarım

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Esra Çetinkaya

Klinik Psikolog Esra Çetinkaya

Psk. Esra Çetinkaya;Yükseköğretim Kurulu başarı bursu ile kazandığı Psikoloji (İngilizce) bölümünden yüksek onur derecesi ile mezun oldu. Lisans tezi kapsamında sığınmacılar ile çalıştı ve “Investigating mental health of Syrian refugees by integrating Rejection Identification Model and Intergroup Contact Theory” adlı tezini tamamladı. Psikoloji öğrencilerinin aylık çıkardığı psikoloji dergisinde bir yıl yazarlık görevini sürdürürken kanserle mücadele, görme engeli olan bireylere psikolojik destek gibi çeşitli sosyal sorumluluk projelerinde bulundu.

Eğitimleri sırasında NP İstanbul Nöropsikiyatri Hastanesinde ve Özel Psikolojik Danışmanlık Merkezlerinde stajyer psikolog olarak görev yaptı. Ulusal ve uluslararası makaleler yayınladı ve kongrelere konuşmacı olarak katıldı. Yetişkin ve ergen psikoterapi seanslarını yürütürken Bilişsel Davranışçı Terapi, EMDR ve Şema Terapi ekollerinden faydalanmaktadır.

Üsküdar Üniversitesi Klinik Psikoloji yüksek lisans eğitimine devam ederken ergen ve yetişkin danışan kabul etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.