İnsanlar sanki dünya üzerinde ikiye ayrılmış gibiler, çocuklar ve yetişkinler olarak. Biz geleceğin yetişkini desek de çocuklara, onların bugünün insanı olduklarını unutuyor gibiyiz. Gerçi çok şükür psikologların reklamı oldukça çocuk psikolojisi diye bir kavramı herkes eskiye oranla çokca öğrenmeye başladı ama benim sözüm unutanlara.

Seanslara girip çıktıkça çocukların problemlerini gördükçe daha fazla bağlandığımı fark ediyorum. Hatta bir o kadar da yetişkinlerden soğuyorum. Çünkü bana gelen çocukların %70’nin problemi sadece ailesi ile arasındaki ilişkide. Ne zeka ne dikkat eksikliği ve travma ne de istismar. İletişim ve anlayış problemleri. Neden biliyor musunuz? Empati olmadığı için. Hadi gelin örneklendirelim;

Verilen sözlerin tutulması günlük hayatta, içerik farketmeksizin, en önem verdiğimiz güven bağı kurucu davranışıdır. Eşimiz ya da arkadaşımız iki kereden fazla verdiği sözü tutmaz ise kıyametleri koparıyor, gönül koyuyor ya da güvenimizi kaybediyoruz. Konu çocuklarımıza geldiğinde neden anlayış bekliyoruz tutulmayan sözlere karşı hırçınlık yaptığında ? Çocuk dediğin varlık yaşı ne olursa olsun algılıyor gözlemliyor. Yerleştiriyor zihnine. (gerçi ben kreşte 3 yaşında çocuk ne eğitimi alabilir diyeni de görmedim değil sanki çocuk 8 yaşından sonra algılamaya başlıyormuş gibi. Ki sorumu da aynen böyle sordum kaç yaşına kadar kapalı olur beyni ve kaç yaşından sonra açılır demiştim saçma sapan tavrına cevaben. Ben de sivri dilliyim neyse) Bu sebeple yaptığınız her davranış çok önemli.

Sevilmemekten giriş yapalım bir de. İnanmak istemiyorum çocuğunu sevmeyen anne baba olduğuna ancak ilgilenmeyen ilgilenmeyi bilmeyen ve önceliği çocuklarına tanımayan diye sınıflandırayım. İçimiz rahat etsin. Kim sevilmediğini düşündüğü ilişkide evde kalıyor böyle bir dönemde hem de. İlgi göstermeyen eşinize imkanınız varsa tahammül etmezsiniz. Sevgisiz hissettiğinizde problem yaratırsınız ya da çeker gidersiniz. Size muhtaç olan biri ise bu seçimi yapacak kadar güçlü değildir. Özellikle de hiçbir çıkar ilişkisi yokken. Ama bir çok çocuk bugün ailesi tarafından anlaşılmadığını sevilmediğini düşünüyor. İlgi istemek arsızlık yaramazlık dikkat çekmek olarak algılanıyor. Ne hissediyorsun? Zorlanıyor musun? Bu duygular senin için ne ifade ediyor? Ben sana nasıl yardımcı olabilirim? Seni her koşulda çok seviyorum. Ne olsa daha çok sevildiğini hissedersin ve ben ne kadarını gerçekleştirebilirim beklentinin? Beklentilerin gerçekçi mi olgun mu yoksa yönetemediğin tutturmalar mı? Gibi sayamayacağımız şekilde çeşitleniyor.

Bu iki başlık sadece örnekti. Demek istediğim şu; empati yapmak. Çocuk o ne anlar demeden empati yapabilmek. Bu çok ama çok önemli. Bir çocuğun hissettiği ile yetişkinin hissettiği duygular aynı sebepler de aynı çoğu zaman. Gösterme şekli farklı, tanımlaması farklı. Empati yaparak sorarak konuşarak bu farklılıkları ortadan kaldırabilir ve net ifadelere ulaşabiliriz. Çocukla çocuk olmayın. Siz ebeveyn olun. Anne baba olmak kolay değil. İyi bir anne baba olmak hele hiç kolay değil. Kendiniz gibi düşünün öyle davranın.


Antalya Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!