Doktorsitesi.com

AKRAN ZORBALIĞI VE ÇOCUĞUN RUH SAĞLIĞINA ETKİLERİ

Prof. Dr. Seher AKBAŞ
Prof. Dr. Seher AKBAŞ
21 Eylül 2022219 görüntülenme
Randevu Al
AKRAN ZORBALIĞI VE ÇOCUĞUN RUH SAĞLIĞINA ETKİLERİ
AKRAN ZORBALIĞI VE ÇOCUĞUN RUH SAĞLIĞINA ETKİLERİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Akran Zorbalığı: Tanımı ve Temel Özellikleri

Zorbalık, bir birey veya grup tarafından, kendisini koruyamayacak durumda olan bir kişiye yönelik uygulanan, fiziksel veya psikolojik sonuçlar doğuran ve süreklilik arz eden bir şiddet türüdür. Bir eylemin teknik olarak zorbalık sınıfına girebilmesi için yalnızca saldırganlık içermesi yeterli değildir. Bu eylemin; taraflar arasında eşit olmayan bir güç ilişkisine dayanması, kasıtlı yapılması ve zaman içinde tekrarlanması gerekmektedir.

Okul Zorbalığı ve Uygulanış Biçimleri

Okul zorbalığı, bir veya birden fazla öğrencinin, kendilerinden daha güçsüz olan akranlarını bilerek ve isteyerek rahatsız etmesi sürecidir. Bu süreç; fiziksel saldırı, sözel taciz, dedikodu yayma, eşyalara zarar verme, tehdit veya sosyal dışlama gibi yöntemlerle gerçekleştirilir. Kurban, bu sistematik saldırganlık karşısında genellikle kendisini savunmasız hissetmektedir.

Siber Zorbalık (Sanal Zorbalık)

Günümüzde teknolojinin gelişimiyle birlikte ortaya çıkan siber zorbalık, bilgi ve iletişim araçları üzerinden gerçekleştirilir. Özellikle cep telefonu ve internet yoluyla bireylerin hedef alınması, bu zorbalık türünün temelini oluşturur.

Akran Zorbalığının Türleri

Akran zorbalığı; fiziksel, sözel ve sosyal (ilişkisel) olmak üzere üç ana kategoride incelenmektedir. Bu türlerin uygulama yöntemleri şu şekildedir:

  • Sözel Zorbalık: İsim takmak, alay etmek, onur zedeleyici ifadeler kullanmak, küçük düşürmek, iğnelemek, hakaret ve tehdit etmek.
  • Fiziksel Zorbalık: Vurmak, yumruklamak, tekmelemek, tırmalamak, çelme takmak ve tükürmek.
  • İlişkisel-Sosyal Zorbalık: Görmezden gelmek, dışlamak, yok saymak, dedikodu yaymak, düşmanca bakışlar sergilemek ve kişisel eşyalara zarar vermek.
Zorbalık TürüYöntemGörünürlük Durumu
Doğrudan ZorbalıkFiziksel ve Sözel SaldırıAleni ve Kolay Fark Edilir
Dolaylı ZorbalıkSosyal Dışlama ve DedikoduGizli ve Tespit Edilmesi Zor

Sosyal zorbalık, daha dolaylı ve gizli ilerlediği için en zararlı akran zorbalığı tipi olarak kabul edilmektedir.

Türkiye'de Zorbalık İstatistikleri ve Araştırmalar

Ülkemizde yapılan araştırmalar, zorbalığın yaygın bir sorun olduğunu göstermektedir. Pişkin (2002) tarafından yapılan çalışmada, erkeklerin kızlara oranla daha fazla zorbalık yaptığı, kızların ise daha sık kurban rolünde olduğu belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre öğrencilerin:

  1. %35'i kurban,
  2. %30'u hem zorba hem kurban,
  3. %6'sı ise zorba konumundadır.

Milli Eğitim Bakanlığı'nın 2008 verilerine göre okullardaki şiddet olaylarının %52,2'si sözel, %23,7'si duygusal ve %21,9'u fiziksel niteliktedir.

Zorbalığın Çocuk Ruh Sağlığı Üzerindeki Olumsuz Etkileri

Akran zorbalığına maruz kalmak, çocuğun ruhsal gelişimini, sosyal işlevselliğini ve akademik başarısını ciddi şekilde bozar. Mağdur çocuklar sıklıkla travma belirtileri gösterirler. Etkilenme süreci temel olarak üç alanda yoğunlaşır: Yalnızlık, kaygı ve depresyon.

Zorbalığa uğrayan öğrencilerde görülen başlıca değişimler şunlardır:

  • Kendini güçsüz ve izole edilmiş hissetme.
  • Sosyal ilişkilerde bozulma ve içe kapanma.
  • Okula gitme isteğinde azalma ve devamsızlık.
  • Akademik başarıda düşüş.
  • Çaresizlik ve güvensizlik nedeniyle durumu gizleme eğilimi.

Bilimsel Bulgular ve Risk Faktörleri

226 genç katılımcı ile yapılan bir çalışmada; zorbalığa uğrayan çocuklarda tiklerin sıklığı, öfke patlamaları ve depresyon oranlarının daha yüksek olduğu saptanmıştır. Ayrıca, 70.102 katılımcıyı kapsayan bir meta-analiz, akran mağduriyetinin intihar düşüncesi ve girişimleri için doğrudan bir risk faktörü olduğunu kanıtlamıştır.

Zorbalığın Önlenmesi İçin Çözüm Önerileri

Zorbalıkla mücadelede okul yönetimi, rehberlik servisleri, öğretmenler ve ailelerin iş birliği hayati önem taşır. Sürecin yönetimi için şu adımlar izlenmelidir:

  • Eğitim ve Tespit: Okullarda zorbalık eğitimi verilmeli, risk altındaki çocuklar önceden tespit edilmelidir.
  • Kayıt ve Güven: Zorbalık olayları detaylıca kaydedilmeli; çocuklara yaşadıklarını anlatmaları için güven verilmelidir.
  • Sosyal Destek: Çocuğun aile, öğretmen ve arkadaş desteği alması sağlanmalıdır. Bu destek, ruhsal sorunlara karşı en önemli koruyucudur.
  • Beceri Geliştirme: Çocuğun problem çözme yetenekleri ve güçlü yanları desteklenmelidir.
  • Uzman Yardımı: Gerekli durumlarda mutlaka bir çocuk psikiyatrisi uzmanından danışmanlık alınmalıdır.
  • Disiplin ve Sınırlar: Okul disiplin kuralları net bir şekilde işletilmeli ve yaptırımlar uygulanmalıdır.

Unutulmamalıdır ki; zorbalığın etkileri uzun süreli olabilir. Bu nedenle mağdur çocuklar, sosyal ve duygusal açıdan uzun süre takip edilmelidir.

Etiketler

Akran zorbalığıAkran zorbalığı ile nasıl başa çıkılır

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Seher AKBAŞ

Prof. Dr. Seher AKBAŞ

Prof.Dr Seher AKBAŞ, 18 Şubat 1969 tarihinde doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerini tamamladıktan sonra, Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1993 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. Artvin Merkez Anaçocuk Sağlığı ve Aile Planlaması’nda 1993-1995 yılları arasında çalışmıştır. Bu dönemde poliklinik hizmeti, aile planlaması ve halk sağlığı alanında çalışmıştır.

Uzmanlığını 1997-2002 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'ndan almış ve Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları uzmanı olmuştur. Uzmanlık eğitimi sırasında analitik yönelimli psikodrama, aile terapisi, bilişsel davranışçı terapiler alanlarında eğitim almıştır. Çocuk istismarına yönelik bölgesel toplantılara katılmıştır. Araştırma görevlisi iken meydana gelen 1999 Ağustos depreminde İzmit’te gönüllü çocuk psikiyatristi olarak hizmet vermiştir.
Uzmanlık eğitimi sonrasında, 2002 yılında Behçet Uz Çocuk Hastanesi'nde, 2002-2003 yılları arası Kocaeli Devlet Hastanesi'nde çalışmıştır. Bu dönemde travma ve çocuk istismarı ile ilgili sempozyum-eğitim toplantılarının düzenlenmesinde görev almıştır.

2003 yılında Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalını kurmuş ve öğretim üyesi olarak çalışmaya başlamıştır. 2011 yılında aynı anabilim dalında doçent ünvanı almıştır. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalını’da araştırma görevlilerine yönelik eğitim programlarının düzenlenmesi, hastaların yatarak tedavi edildiği servis yönetimi, adli raporların düzenlenmesinden sorumlu olmuştur. Anne babalara yönelik eğitim ve destek programlarının düzenlenmesi ve eğitimi ile yakından ilgilenmiştir. Karadeniz Bölgesinin her ilinden yönlendirilen geniş bir bölgedeki çocuk ruh sağlığı ve hastalıkları ile ilgili tedavi, eğitim ve destek programlarında yer almıştır. Üniversitedeki Çocuk İstismarı ve İhmali İzleme ve Önleme Komisyonu’nun kurucu üyeliğini ve başkanlığını yapmıştır. Sosyal hizmetlere ait kurumlarda ve okullarda eğitim ve destek programlarında görev almıştır.

2015 yılında Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanesi'nde görev yapmaya başlamış, aynı hastanenin Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları eğitim kliniğini kurmuştur. Aynı süre içinde Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanesi'nin Çocuk ve Ergenlerde Madde Bağımlılığı Kliniğini (ÇEMATEM) yönetmiştir.2017-2002 yılları arasında Livhospital’da çalışmıştır.

 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.