Doktorsitesi.com

Aile içi Şiddet

Klinik Psikolog Pınar Kemaloğlu
Klinik Psikolog Pınar Kemaloğlu
15 Haziran 2020321 görüntülenme
Randevu Al
Aile içi Şiddet
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Aile İçi Şiddetin Çocuklar Üzerindeki Derin Etkileri

Aile içerisinde yaşanan şiddet, ebeveynler her ne kadar çocuklarına hissettirmediklerini düşünseler de çocuklar üzerinde yıkıcı ve kalıcı izler bırakmaktadır. Çocuklar şiddetin en savunmasız mağdurlarıdır ve şiddetin hüküm sürdüğü hanelerde bu duruma ya en yakın tanık olarak ya da doğrudan hedef olarak maruz kalırlar. Özellikle şiddet gören annelerin yaşadığı öfkeyi bazen çocuklarına yansıtabilmesi, çocukların fiziksel, duygusal veya sözel şiddetle karşı karşıya kalmasına neden olmaktadır.

Şiddet ortamında büyüyen bir çocukta; içine kapanma, yoğun korkular, iletişim problemleri ve akademik başarısızlık gibi ciddi sorunlar gözlemlenir. Çocuklar, ailevi durumlarının arkadaşları tarafından öğrenilmesinden çekindikleri için okuldan soğuma ve sosyal izolasyon eğilimi gösterebilirler.

Şiddetin Çeşitleri ve Çocuk Gelişimine Zararları

Şiddet, çocukların dünyasında sadece fiziksel bir hasar değil, aynı zamanda ruhsal bir çöküntü yaratır. Şiddetin türüne göre çocuk üzerindeki etkileri farklılık göstermektedir.

Fiziksel Şiddetin Çocuk Üzerindeki Etkileri

Fiziksel şiddet; kaba kuvvetin bir yaptırım, sindirme veya korkutma aracı olarak kullanılmasıdır. Bu şiddet türü; tokat atma, cimcikleme, tekmeleme, ısırma, boğaza sarılma, kemik kırma, evden dışarı atma, terk etme ve hatta ölümle sonuçlanabilecek eylemleri kapsar.

  • Fiziksel Belirtiler: Vücutta oluşan çürükler, yanıklar ve kırıklar genel muayene ile teşhis edilebilir.
  • Sosyal Uyum Sorunları: Fiziksel şiddete maruz kalan çocuklar genellikle sessiz, uysal bakışlı, çekingen ve utangaç bir izlenim bırakırlar.
  • Ruhsal Durum: İçine kapanık bir ruh hali ve yoğun bir güvensizlik duygusu hakimdir.

Duygusal Şiddetin Çocuk Üzerindeki Etkileri

Duygusal şiddet, çocuğun ihtiyaç duyduğu sevgi ve şefkatin karşılanmaması ve ebeveynlerin negatif tutumlarına maruz kalmasıdır. Duygusal şiddetin yaraları fiziksel şiddetten daha derindir ve iyileşmesi çok daha uzun zaman alır.

Duygusal Şiddet TürleriÇocuk Üzerindeki Olası Davranışsal Etkiler
Aşağılayıcı ve imalı sözler söylemekGelişimde duraklama ve gerileme
Korkutmak ve yalnızlığa mahkum etmekÖzgüven kaybı ve sosyal ket vurma
Sevgi eksikliği ve reddedici tutumSuça yönelim eğilimi
Terk etmekle tehdit etmekKaygı bozuklukları ve anksiyete

Şiddet Sonrası Çocuklarda Görülen Davranış Bozuklukları

Aile içi şiddetin en tehlikeli sonucu, çocuğun bu durumu normal bir iletişim biçimi olarak kabul etmesidir. Şiddet ortamında yetişen çocuklar, sorunların çözümünde şiddeti tek yol olarak görmeye başlarlar. Babasının annesine uyguladığı şiddete tanık olan bir erkek çocuk, gelecekte kadınlara yönelik saldırganlığın normal olduğunu düşünebilir.

Şiddet mağduru çocuklarda ilerleyen dönemlerde şu riskler artış gösterir:

  • Madde kullanımı ve evden kaçma eğilimi.
  • İntihar düşünceleri ve kendine zarar verme.
  • Gelecekte bizzat istismarcı veya şiddet uygulayan bir birey olma riski.
  • Araştırmalar, çocuklukta fiziksel şiddet görenlerin kendi çocuklarını kötüye kullanma olasılığının yüksek olduğunu göstermektedir.

Sonuç: Şiddeti Önleme ve Psikososyal Destek

Çocukların şiddet olgusunu yetişkinlerden öğrendiği unutulmamalıdır. Aile içi çatışmalar; anksiyete, depresyon, öğrenme güçlüğü, post-travmatik stres bozukluğu ve somatik yakınmalar gibi çok geniş bir yelpazede sağlık sorunlarına yol açar. Destekleyici olmayan aile yapısı, çocuğun sosyal becerilerinin minimum seviyede kalmasına neden olur.

Şiddeti önlemek için şu adımlar kritiktir:

  1. Şiddeti normalleştiren toplumsal görüşlerin ve medya içeriklerinin sorgulanması.
  2. Şiddetin bir problem çözme yöntemi olmadığı bilincinin yerleştirilmesi.
  3. Şiddet yaşayan çocukların multidisipliner ekipler tarafından tespit edilmesi.
  4. Mağdur çocuklara kapsamlı psikososyal destek sağlanması.

Sürecin iyileştirilmesi için sadece sonuçlara odaklanmak yeterli değildir; şiddetin temel nedenleri de mutlaka ele alınmalı ve bu yönde stratejik politikalar uygulanmalıdır.

Etiketler

Aile baskısıAile içi problemlerAile ve evlilikAile etkisiAile planlamasıAile içi çatışmaAile içi çatısmaAile hayatıAile iletişimi nedirAile ve iletişimAile iletişimiAile iletişimAile ile iletişimAile yaşantısıAile içi şiddetAile planlaması yöntemleriAile danışmanlığıAile sorunlarıAile desteğiAile içi ilişkilerAile içi stresAile içi ilişkiAile içi ilişkilerde dikkat edilecek hususlarAile içi tutumAile içi problemAile içi etkili iletişimAile içi etik değerler nedirAile içi etik değer nedirAile içi sorunlarAile içi çocuk gelişimiAile içi huzursuzlukAile içi geçimsizliikAile içi geçimsizlikAile içi anlaşmazlıkTartışma ilişkiyi nasıl etkilerTartışma biçimleri

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Pınar Kemaloğlu

Klinik Psikolog Pınar Kemaloğlu

Uzm. KI. Psk. Pınar Kemaloğlu, Kuzey Kıbrıs Doğu Akdeniz Üniversitesi Fen Bilimleri Fakültesi- Psikoloji (İngilizce) bölümünü başarı ile tamamlamıştır. Ardından İstanbul Rumeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans programına devam etmiştir. Burada eğitimini derece ile bitirerek Uzman Klinik Psikolog ünvanını almaya hak kazanmıştır. Eğitim hayatı sürecinde birçok süpervizyon ve staj eğitimleri programını başarı ile tamamlamıştır.

Özel Yaşam Hastanesi bünyesinde Çocuk- Ergen uzmanlığı üzerine konu alan araştırmalarda uzun süreler yer almış ve Asistan Pedagog olarak çalışmalarını ilerletmiştir. Rehabilitasyon, Rehberlik- Eğitim ve Araştırma Merkezlerinde iş deneyimlerini edinmiştir.

Süpervizyon kapsamında eğitim aldığı uzmanlar dahilinde depresyon, anksiyete, bipolar bozukluk, panik bozukluklar, kaygı bozukluğu, öfke ve stres yönetimi ve obsesif kompulsif bozukluk yaşayan hastalar ile çalışmalar kaydetmiştir.
Kendi eğitim süreçlerini başarılı bir şekilde tamamlamasının ardından Süpervizörlük kapsamında Psikoloji ve PDR bölümü öğrencilerine seminer ve eğitim programları düzenlemektedir.

Şu anda kurucusu olduğu Kemaloğlu Terapi Merkezi’nde çalışmalarını sürdürmekle beraber birçok farklı alanda eğitim ve sertifika programlarını başarıyla tamamlamıştır. Uzmanlık alanları dahilinde Çocuk - Ergen ve Yetişkin yaş grupları ile seanslarını sürdürmektedir.

Uzmanlıklar;

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.