Doktorsitesi.com

Yumurta rezervim neden az ? anne olabilir miyim ?

Prof. Dr. Selman Laçin
Prof. Dr. Selman Laçin
14 Temmuz 2012972 görüntülenme
Randevu Al
  • Kadınlar sınırlı bir yumurta rezerviyle doğarlar ve bu kapasite yaş ilerledikçe, özellikle 35 yaşından sonra hızla azalarak doğurganlığı düşürür.
  • Genetik faktörler, erken menopoz öyküsü, çikolata kistleri ve cerrahi müdahaleler yumurtalık rezervinin beklenenden daha önce tükenmesine neden olabilir.
  • Tüp bebek tedavilerinde başarı şansı elde edilen yumurta sayısına bağlıdır, ancak gelecekte kök hücre çalışmalarıyla yeni yumurta üretiminin mümkün olabileceği öngörülmektedir.
Yumurta rezervim neden az ? anne olabilir miyim ?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kadınlarda Yumurtalık Rezervi ve Üreme Fizyolojisi

Kadınlar, henüz anne karnındaki bir bebekken tüm yaşamları boyunca kullanacakları yumurta hücreleriyle birlikte dünyaya gelirler. Doğumdan sonra yeni yumurta üretimi gerçekleşmez; mevcut kapasite zamanla azalır. Yumurtalık içindeki yumurtaların yaşla birlikte azalması tamamen normal ve fizyolojik bir süreçtir.

Bir kız çocuğu anne karnında 5 aylıkken yaklaşık 6-7 milyon yumurtaya sahiptir. Bu sayı doğumda 1-2 milyona gerilerken, ergenlik döneminden itibaren her ay bir yumurta atılmasıyla azalmaya devam eder. Menopoza kadar geçen sürede aylık ortalama 350-400 yumurta harcanır. Bu yumurtalar, yumurtalıklar içindeki follikül adı verilen sıvı dolu küçük boşluklarda muhafaza edilir.

Yaşın Doğurganlık Üzerindeki Kritik Etkisi

Bir kadının gebe kalabilme şansının en yüksek olduğu dönem 25 yaş civarıdır. Gebe kalma oranı yaş ilerledikçe azalır; bu düşüş 35 yaşından itibaren hızlanır ve 40 yaşından sonra belirgin bir hal alır. Daha önce çocuk sahibi olmuş kadınlarda dahi, 45 yaşından sonra gebelik neredeyse imkansızdır.

Kişisel farklılıklar bulunsa da, 45 yaşından sonra tüp bebek tedavisi uygulansa bile gebelik oranı %5'in altındadır. Yumurtalık kapasitesinin azalması, menopoz ile aynı kavram değildir. Bir kadın düzenli adet görmeye devam etse bile, yumurta kalitesi ve sayısı düştüğü için anne olma şansı azalmış olabilir.

Erken Menopoz ve Genetik Faktörler

Ailesinde erken menopoz öyküsü olan kadınların üreme sağlığı konusunda çok daha dikkatli olmaları gerekir. Genetik olarak belirlenen menopoz yaşından yaklaşık 5-10 yıl öncesinde çocuk sahibi olma konusunda ciddi sorunlar başlayabilir.

Örneğin, 40 yaşında menopoza girecek bir kadın, 30 yaşından itibaren gebe kalmakta zorlanabilir. Bu nedenle annesinde, teyzesinde veya ablalarında erken adetten kesilme durumu olan kadınların anne olmayı ertelememeleri önerilir.

Yumurtalık Rezervini Azaltan Diğer Faktörler

İleri yaş ve genetik etkilerin dışında, yumurtalık rezervinin erkenden tükenmesine yol açan başlıca faktörler şunlardır:

  • Endometriozis (Çikolata Kistleri): Hastalığın kendisi ve oluşan kistler, yumurtalık rezervini ve gebelik kapasitesini olumsuz etkileyebilir.
  • Kanser Tedavileri: Geçirilmiş radyoterapi ve kemoterapi uygulamaları üreme fonksiyonlarına zarar verebilir.
  • Cerrahi Operasyonlar: Yumurtalıktan kist çıkarılması operasyonları, ne kadar titiz yapılırsa yapılsın yumurta sayısını azaltabilir. Özellikle iki taraflı çikolata kisti veya dermoid kist ameliyatlarında dokuya maksimum özen gösterilmelidir.

Tüp Bebek Tedavisinde Yumurta Sayısının Önemi

Tüp bebek uygulamalarında başarı, büyük oranda toplanan yumurta sayısıyla ilişkilidir. İdeal olan, 5 ve üzerinde yumurta elde etmektir. 5'ten az yumurta elde edildiğinde embriyo seçme şansı azalmakta ve gebelik oranları düşmektedir.

YöntemAçıklama
Protokol DeğişikliğiUzun protokol yerine kısa protokollerin denenmesi.
İlaç Dozu AyarıDoz artırımı ile yumurta sayısında kısmi artış hedeflenmesi.
Aromataz BaskılayıcılarHap şeklinde uygulanan tedavilerle zayıf cevabın desteklenmesi.
Natürel Yöntemİlaçsız tedavi seçeneğinin değerlendirilmesi.

Gelecekte Yeni Yumurta Üretimi Mümkün mü?

Klasik tıp bilgilerinin aksine, yeni çalışmalar kadın yumurtalıklarında kök hücrelerin bulunduğunu ortaya koymuştur. Bu hücreler aracılığıyla yeni yumurta üretimi ve gebelik elde edilmesine yönelik deneyler hayvanlar üzerinde devam etmektedir. Yakın gelecekte, yumurtalık rezervi azalmış kadınların bu yöntemlerle anne olabilmesi hedeflenmektedir.

Doç. Dr. Selman Laçin

Etiketler

Kısırlık ve yumura sayısıKadınlarda yumurta sayısıAnne olabilir miyim

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Selman Laçin

Prof. Dr. Selman Laçin

1964 Ankara doğumlu olan Dr.Selman Laçin ilk ve orta öğrenimini Ankara ve İstanbul’da tamamladıktan sonra 1988 yılında GATA Tıp Fakültesinden mezun olmuş ve 1996’da İzmir, Dokuz Eylül Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı’ndan uzmanlığını almıştır. Yardımcı Doçent olarak başladığı Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nde 2002 yılında Doçent olan Dr.Selman Laçin İsveç Karolinska Enstitüsü Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğinde,Tel-Aviv Üniversitesi Yardımla Üreme Teknikleri ve Tüp Bebek Merkezinde ve Ankara GATA Tüp Bebek Merkezinde değişik sürelerde çalışmalarda bulunmuştur. Yurt dışı ve yurt içi bilimsel dergilerde yayınlanmış 80 adet makalesi ve çok sayıda bilimsel tebliği ve 4 adet kitap yazımında bilimsel katkısı bulunan Dr.Selman Laçin 2004 – 2007 yılları arasında İstanbul Memorial Hastanesi Tüp Bebek Merkezinde çalışmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.