Doktorsitesi.com

Yüksek Fruktozlu Mısır Şurubu Nedir ve Sağlığa Etkileri Nelerdir ?

Dyt. Zümra Fındıkçı
Dyt. Zümra Fındıkçı
23 Ekim 2020221 görüntülenme
Randevu Al
Yüksek Fruktozlu Mısır Şurubu Nedir ve Sağlığa Etkileri Nelerdir ?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Yüksek Fruktozlu Mısır Şurubu ve Obezite Arasındaki Bağlantı

Son yıllarda küresel ölçekte gözlemlenen obezite prevalansındaki artış ile şeker tüketimi arasındaki ilişki, bilim dünyasının en çok tartıştığı konuların başında gelmektedir. Özellikle ticari gıdaların birçoğunda bulunan Yüksek Fruktozlu Mısır Şurubu (HFCS), şişmanlık salgınının temel sorumlularından biri olarak gösterilerek pek çok araştırmaya konu olmuştur.

HFCS, gıda sanayinde sunduğu teknik avantajlar nedeniyle geniş bir kullanım alanına sahiptir. Bu maddenin tercih edilme nedenleri arasında şunlar yer almaktadır:

  • Nem tutucu özelliği ile ürün raf ömrünü uzatması,
  • Kolayca fermente olabilmesi,
  • Mikrobiyel kirliliği önleme kapasitesi,
  • Diğer bileşenlerle homojen bir şekilde karışabilmesi,
  • Şekerle eş değer tatlandırma gücü ve ekonomik maliyeti.

HFCS ve Sukroz: İçerik ve Tüketim Farklılıkları

2004 yılında Amerikan Klinik Beslenme Dergisi’nde (AJCN) yayımlanan bir makale, HFCS tüketiminin Amerika'daki obezite salgınında rol oynayabileceğini öne sürmüştür. Ancak güncel veriler karmaşık bir tablo çizmektedir. HFCS tüketimi azalırken obezite oranlarının artmaya devam etmesi ve HFCS kullanımının düşük olduğu Meksika, Avustralya gibi bölgelerde de diyabet salgınlarının görülmesi, dikkatleri diğer faktörlere çekmiştir.

ÖzellikHFCS-55Sukroz (Çay Şekeri)
Fruktoz Oranı%55%50
Glikoz Oranı%42%50
Diğer Sakkaritler%3-
Kullanım AlanıGenellikle sıvı ürünlerGenel kullanım

İsimdeki "yüksek" ifadesi, mısır şurubundan daha fazla fruktoz içerdiği anlamına gelir; yoksa fruktoz oranı sofra şekeri ile neredeyse aynıdır.

Metabolik Etkiler ve Bilimsel Çalışmalar

Normal kilolu ve obez kadınlar üzerinde yapılan araştırmalar; HFCS ve sukroz tüketiminin insülin, leptin, glikoz ve grelin düzeylerini benzer şekilde etkilediğini ortaya koymuştur. Literatürde, bu iki tatlandırıcının obeziteye yol açma potansiyeli açısından anlamlı bir farkı olmadığı görüşü ağırlık kazanmaktadır.

Bununla birlikte, fruktozun metabolik etkilerine dair bazı kritik bulgular mevcuttur:

  1. Visseral Adipozite: Saf fruktoz tüketiminin, glikoza oranla karın içi yağlanmayı ve trigliseritleri daha fazla artırdığı gözlemlenmiştir.
  2. Dopamin Sinyalleri: HFCS tüketimi, vücut ağırlığı artmasa bile dopamin salınımını zayıflatarak aşırı yeme eğilimini tetikleyebilir.
  3. Kan Basıncı ve Ürik Asit: 40 denek üzerinde yapılan bir çalışmada, HFCS tüketen grupta sistolik kan basıncı ve serum ürik asit seviyeleri daha yüksek bulunmuştur.

Uzman Görüşü ve Öneriler

Araştırmalar HFCS'nin doğrudan devasa bir yağ oluşumuna (lipogenez) neden olmadığını gösterse de; hormonal düzen ve sinyal mekanizmalarındaki değişiklikler yoluyla metabolik anormallikleri tetikleyebileceği unutulmamalıdır. Fruktoz tüketiminin metabolik sendrom riskini ne derece artırdığı halen tartışmalı bir konu olup daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulmaktadır.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), hem yetişkinler hem de çocuklar için günlük ilave şeker tüketiminin toplam enerji alımının %10’unun altında tutulmasını tavsiye etmektedir. Sonuç olarak; ister sukroz ister HFCS olsun, tüm ilave kalorili tatlandırıcıların tüketimi sınırlandırılmalıdır.

Kaynakça:

  • WHO Sugars intake guideline (2015).
  • White JS. AJCN (2008).
  • Le, MT. et al. Metabolism (2012).
  • Meyers AM. et al. PLoS ONE (2017).
  • Rippe JM, Angelopoulos J. Adv. Nutr. (2013).

Etiketler

Şeker hastalığıDiyabet oluşumuŞeker hastalığı oluşumuGlikozDiyabetlilerŞeker hastalığında beslenmeMetabolik sendrom nedirFruktoz nedirMetabolik sendrom xGlikoz değerleriMetabolik sendrom neden olurMetabolik sendrom hakkındaMetabolik sendrom ne demektirFruktoz şurubuGlikoz früktozFruktozglikoz fruktoz

Yazar Hakkında

Dyt. Zümra Fındıkçı

Dyt. Zümra Fındıkçı

Dyt. Zümra Fındıkçı, Lise eğitimini 2015 yılında İstanbul Üsküdar Lisesi'nde (Sayısal) tamamlamıştır. Ardından lisans eğitimini İstanbul Bilgi Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü'nü tamamlayarak Diyetisyen unvanı almıştır. 2018 -2020 tarihleri arasında Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi'nde Aşçılık eğitimi almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.