Doktorsitesi.com

Yorgun Uyanmak: Dinlenmek Neden Bazen Yetmez?

Klinik Psikolog Damla Kankaya
Klinik Psikolog Damla Kankaya
25 Mart 202610 görüntülenme
Randevu Al
Günümüzde birçok insan sabah uyandığında dinlenmiş hissetmek yerine hâlâ yorgun olduğunu fark ediyor. Üstelik bu durum sadece fiziksel bir yorgunlukla da açıklanamıyor.
Yorgun Uyanmak: Dinlenmek Neden Bazen Yetmez?

Günümüzde birçok insan sabah uyandığında dinlenmiş hissetmek yerine hâlâ yorgun olduğunu fark ediyor. Üstelik bu durum sadece fiziksel bir yorgunlukla da açıklanamıyor. Kimi zaman uzun saatler uyunmasına rağmen geçmeyen bir halsizlik hissi, aslında zihinsel süreçlerle yakından ilişkili olabilir. Bu nedenle “yorgunluk” kavramını yalnızca bedensel bir durum olarak ele almak yeterli değildir. Yorgunluk genel olarak fiziksel ve zihinsel olmak üzere ikiye ayrılabilir. Fiziksel yorgunluk; yoğun hareket, uykusuzluk ya da bedensel zorlanmalar sonucunda ortaya çıkar ve genellikle dinlenmeyle azalır. Ancak zihinsel yorgunluk daha karmaşık bir yapıya sahiptir. Sürekli düşünmek, karar vermek zorunda kalmak, duygusal olarak yük taşımak ve zihni dinlendirecek alanlar yaratamamak, bu tür yorgunluğun temel nedenleri arasında yer alır.

Özellikle modern yaşamın getirdiği hız ve yoğunluk, bireylerin sürekli bir şeylere yetişme çabası içinde olmasına neden olur. Gün içinde alınan küçük kararlar bile zihinsel enerji tüketir. Ne giyeceğinden ne yiyeceğine, hangi mesaja nasıl cevap vereceğinden gününü nasıl planlayacağına kadar birçok detay, fark edilmeden zihni meşgul eder. Bu durum, gün sonunda hissedilen yorgunluğun sadece fiziksel değil, aynı zamanda bilişsel bir yükün sonucu olduğunu gösterir. Bununla birlikte sosyal medya kullanımı da zihinsel yorgunluğu artıran önemli bir faktördür. Sürekli olarak başkalarının hayatlarına maruz kalmak, farkında olmadan bir kıyaslama sürecini tetikleyebilir. Bu durum, bireyin kendini yetersiz hissetmesine ya da daha fazlasını yapması gerektiğini düşünmesine neden olabilir. Zihin bu karşılaştırmaları işlerken fark edilmeden yorulur. Ancak bu yorgunluk, fiziksel bir efor sarf edilmediği için çoğu zaman göz ardı edilir. Bir diğer önemli nokta ise dinlenme kavramının yanlış anlaşılmasıdır. Dinlenmek çoğu zaman sadece uyumak ya da fiziksel olarak hareketsiz kalmak olarak düşünülür. Oysa zihinsel dinlenme, ekranlardan uzaklaşmayı, düşünce yoğunluğunu azaltmayı ve bireyin kendisiyle baş başa kalabildiği alanlar yaratmasını gerektirir. Sürekli telefonla vakit geçirmek ya da pasif şekilde içerik tüketmek, gerçek anlamda bir dinlenme sağlamayabilir. Ayrıca duygusal yükler de yorgunluk üzerinde etkili olabilir. Bastırılan duygular, çözülmemiş problemler ya da sürekli ertelenen düşünceler zihinde yer kaplar. Bu durum, birey farkında olmasa bile zihinsel enerjinin tükenmesine neden olabilir. Bu yüzden bazı insanlar hiçbir şey yapmadıkları günlerde bile kendilerini yorgun hissedebilirler. Sonuç olarak, sürekli yorgun hissetmek her zaman fiziksel nedenlerle açıklanamaz. Zihinsel yük, duygusal süreçler ve modern yaşamın getirdiği yoğunluk, bu hissin temel kaynakları arasında yer alır. Bu nedenle yorgunlukla başa çıkabilmek için sadece bedeni değil, zihni de dinlendirecek yöntemler geliştirmek önemlidir. Gerçek dinlenme, yalnızca uyumakla değil, zihinsel olarak da durabilmekle mümkün olabilir.

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Damla Kankaya

Klinik Psikolog Damla Kankaya

Uzm. Psk. Damla KANKAYA, Almanya doğmuştur . PsikoTerap-İST Eğitim ve Danışmanlık Merkezi`nin İstanbul ve Antalya şubelerinin kurucusudur.
Lisans öncesi eğitimini (ilk, orta ve lise) Nürnberg'de tamamlamıştır. Ardından başlamış olduğu Beykent Üniversitesi Psikoloji Bölümünden "Onur Öğrencisi" olarak mezun olmuş ve Psk. unvanı almıştır. Üniversite eğitimi süresince birçok ulusal kongre ve üniversite seminerlerine katılım göstermiştir. Birçok sosyal sorumluluk projesinde ve Beykent Üniversitesi Psikoloji Kulübünde asil üye olarak aktif görev yapmıştır. Ve Lisans eğitimi sırasında, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, Sana Klinik Hastanesi (Almanya) stajyer psikolog olarak birçok kurum ve hastanede staj yapmış ve kendini geliştirmeyi hedeflemiştir.
Mezuniyetini takiben aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü Klinik Psikoloji yüksek lisans eğitimine başlamış ve "Klinik Psikolog" olarak yüksek lisans derecesini tamamlamış ve "Evli bireylerde Cinsel Doyum Ve Aldatma Eğiliminin İlişkisi" adlı tez çalışmasını yayınlamıştır. Okan Üniversitesi Klinik Psikoloji Doktora Programının Tez aşamasındadır.
2014 yılında Özel Olimpos Hastanesi- Antalya'da Psikolog olarak görev yapmıştır. Kurumsal Şirketlere yönelik Endüstriyel Psikoloji alanında danışmanlık vermektedir. Birçok Yurtiçi ve Yurtdışı Eğitimlerde Sunum ve Kongrelere Konuşmacı ve katılımcı olarak çalışmalarına devam etmektedirPsikoTerap-İST Eğitim ve Danışmanlık Danışmanlık Merkezi’nde yetişkinlere yönelik; Bireysel, Cinsel, Aile ve Çift Terapileri alanlarında hizmet sunmaktadır. İyi derecede Almanca, İngilizce ve Fransızca bilmektedir. Türk Psikologlar Derneği (TPD) üyesidir.
Ayrıca lisans eğitimi esnasında, Goodenough Harris Bir İnsan Çiz Testi, Bender Gestalt Görsel Motor Algılama Testi, Luisa Duss Psikanalitik Öykü Tamamlama Testi, Peabody Resim- Kelime Testi, Metropolitan Okul Olgunluğu Testi, Kent E.G.Y Testi, Catel 2A Zeka Testi, Cinsel Terapi Eğitimi, MMPI, WISC-R, BDT Eğitimi (Prof. Dr. Hakan TÜRKÇAPAR) , Temel Hipnoz ve İleri Hipnoz Eğitimi (Dr.Mehmet KARAV),Rorschach Eğitimi (Prof. Dr. Kadir ÖZER) ve Aile ve Çift Terapisi Eğitimlerini tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.