Doktorsitesi.com

YIKILAN GÜVENİN YENİDEN İNŞASI

Klinik Psikolog Emine Özdemir
Klinik Psikolog Emine Özdemir
31 Ekim 2024288 görüntülenme
Randevu Al
Güven, hepimizin temel ihtiyaçlarından biridir ve çok kıymetlidir. Güvensizliğin yol açtığı hasar, ancak güvenin yeniden inşası ile onarılabilir. Hiçbirimiz zarar görme endişesiyle tetikte olmak ve kaygı yaşamak istemeyiz. Güven hepimiz için vazgeçilmez bir ihtiyaçtır. Çünkü güven; kendimizi ilişkiye bırakabilmenin ön koşulu, duygusal yaralarımızı sarma umudu ve en önemlisi de ötekinin davranışlarına karşı savunmasız olma arzusudur.
YIKILAN GÜVENİN YENİDEN İNŞASI
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İlişkilerin Temel Taşı: Güven Duygusu ve Önemi

Güven, tüm gerçek ve sağlıklı ilişkilerin sarsılmaz temelidir. Bir birey ne kadar konforlu bir yaşam sürerse sürsün, doğası gereği bir başkasıyla bağ kurmaya ve ilişki içinde olmaya ihtiyaç duyar. Maddi imkanlar veya konforlu bir hayat, sağlıklı bir ilişkinin yokluğunu asla gideremez. Bu bağlamda, kişiler arası ilişkiler insan hayatında yeri doldurulamaz bir ihtiyaç olarak öne çıkar. Bu kritik ihtiyacın sağlıklı bir şekilde başlaması ve sürdürülebilmesi için en temel gereksinim ise güvendir.

Güven Hissinin Bireydeki Karşılığı

İlişkilerinde güven hisseden bir birey, çevresine ve hayata dair pozitif bir inanç sistemi geliştirir. Bu inanç doğrultusunda kişi; ailesi tarafından her koşulda sevileceğine, ihtiyaç duyduğunda destek bulacağına ve saygı duyduğu kişilerden karşılık göreceğine inanır. Güven duygusu, kişinin insanlardan zarar görmeyeceğine dair geliştirdiği bir emniyet hissidir ve tüm sosyal ilişkilerini bu sağlam temel üzerine inşa etmesini sağlar.

Güven Kaybına Yol Açan Etkenler: İhmal ve İstismar

Yaşanan çeşitli olumsuz deneyimler, kişinin hayata ve ilişkilere dair inanç sistemini derinden sarsabilir. İlişkilerde güven kaybına yol açan iki temel dinamik bulunmaktadır:

  1. Beklentilerin Karşılanmaması (İhmal): Kişinin ihtiyaç duyduğu ilgi, destek veya yardımı karşısındakinden bulamaması durumudur.
  2. Beklenmedik Olumsuzluklara Maruz Kalma (İstismar): Kişinin hiç beklemediği kaba davranışlar veya kırıcı söylemlerle karşılaşmasıdır.

Bu iki durum, bireyin ilişkilere olan güvenini zedeleyerek yeniden güven duyabilmesinin önündeki en büyük engelleri oluşturur.

Güvensizliğin Hayatın Farklı Alanlarındaki Hasarları

Güvenin zedelenmesi, bireyin yaşamında sadece duygusal değil, bütünsel bir yıkıma yol açar. Bu hasar; düşünceler, duygular, davranışlar ve ilişkiler olmak üzere dört ana başlıkta incelenebilir:

AlanGüvensizliğin Etkisi
DüşüncelerAşırı genelleyici yargılar, dış dünyanın tamamen kötü olduğu inancı ve umutsuzluk.
DuygularSürekli tetikte olma hali, yoğun kaygı, şüphe ve derin kalp acısı.
DavranışlarSosyal izolasyon, insanlardan kaçınma ve duygusal yatırımı hayvanlara yöneltme.
İlişkilerYüzeysellik, samimiyet eksikliği, bağ kuramama ve yalnızlık hissi.

Sarsılan Güvenin Yeniden İnşası Mümkün mü?

Güvensizliğin bireysel ve sosyal hayatta açtığı yaraların onarılması, kişinin güvenebilme kapasitesini yeniden kazanmasıyla mümkündür. Ancak bu süreç sanıldığından daha zorludur ve ciddi bir zaman gerektirir. Güvenin yeniden tesisi için her iki tarafın da sorumluluk alması ve çözüm odaklı adımlar atması şarttır.

Güvensizliğe Yol Açan Kişinin Sorumlulukları

Güveni sarsan tarafın, süreci sabırla yönetmesi ve onarıcı girişimlerde bulunması gerekir. Bu noktada şu adımlar kritiktir:

  • Yol açtığı hasarı hem söylemleriyle hem de davranışlarıyla tamir etmeye çalışmak.
  • Karşı tarafın yeniden güvenebilmesi için zamana ihtiyacı olduğunu kabul etmek.
  • Süreç boyunca güven sarsıcı her türlü davranıştan titizlikle uzak durmak.
  • Karşıdaki kişinin hissettiği kırgınlık ve öfkeye karşı anlayışlı bir tutum sergilemek.

Güveni Sarsılan Kişinin Yaklaşımı

Güveni zedelenen bireyin temkinli davranması, bu duygunun kıymeti göz önüne alındığında oldukça doğaldır. İyileşme sürecinde kişinin; aşırı genelleyici yaklaşımlardan kaçınması, kendini tamamen izole etmek yerine ilişki içinde kalmaya gayret etmesi ve karşı tarafın çabasını takdir etmesi sürecin olumlu sonuçlanmasına katkı sağlar.

Sonuç olarak güven, kendimizi bir ilişkiye bırakabilmenin ön koşulu ve duygusal yaralarımızı sarma umududur. Taraflar arasında tekrarlanan olumlu deneyimler, bu vazgeçilmez ihtiyacın yeniden karşılanmasını sağlayacaktır.

Etiketler

Eşlerde güvenGüvensizlik#kişilerarasıilişkiler #iletişim

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Emine Özdemir

Klinik Psikolog Emine Özdemir

2001 yılında Çukurova Üniversitesi  Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü’nden mezun oldu.
2017 yılında Mersin Toros Üniversitesi Psikoloji Yüksek Lisans Programını bitirdi.
2022 yılında İstanbul Rumeli Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programını tamamladı.
2012 yılında Süleyman Demirel Üniversitesi Aile Danışmanlığı Sertifika programını tamamladı. Yine
aynı sene Prof.Dr.Şahin KESİCİ'den oyun terapisi eğitimi aldı.
2014 yılında Çözüm Var Sorun Yok; isimli ilk kitabı yayınlandı.
2015 yılında ise ;Suçlamayın Yol Gösterin; isimli ikinci kitabı okurlarıyla buluştu.
2015 yılında Bilişsel Davranışçı Terapi Derneğİ; nin kurucusu ve yöneticisi Prof.Dr.Hakan
TÜRKÇAPAR;dan BDT Psikoterapi Kuramsal Eğitimi aldı.
2015 yılında Girne Amerikan Üniversitesi'den Doç.Dr. Linda FRAIM'den Çözüm Odaklı  Psikolojik Danışmanlık Eğitimi aldı.
2015 yılında Doğu Akdeniz Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç.Dr.Fatih BAYRAKTAR;dan; Zorbalık konusunda eğitim aldı.
2016 yılında Çukurova Üniversitesi rektör yardımcılığı ve PDR Anabilim Dalı Başkanlığı yapmış olan Prof.Dr.Banu İNANÇ danışmanlığında 'Duygu Yönetimi' Grup terapisi ve yarı deneysel araştırma projesini tamamladı.
2021 yılında Rasyonel Terapi Enstitüsü tarafından American Psychological Association (APA) ve YÖK
Onaylı “Akılcı Duygucu Davranışçı Terapi Eğitimi”ni aldı.
2021'de Türk PDR Derneği'nin düzenlediği “Resim Yorumlama ve Projektif Çizim Testleri Eğitimi”ni tamamladı.
2022'de Davranış Bilimleri Enstitüsü'nün düzenlediği “EMDR 1. Düzey Eğitimi”ni tamamladı.
Prof. Dr. Doğan ŞAHİN tarafından verilen “Dinamik Psikoterapi Temel Eğitimi”ni bitirdi.
Klinik Psikolojide, “Başa Çıkma Stratejilerinin Cinsiyet Açısından İncelenmesi” konusunda bitirme projesi hazırladı.
Prof. Dr. Taşkın YILDIRIM tarafından verilen “Dinamik Yönelimli Kısa Yoğun Acil Psikoterapi Eğitimi”ne katıldı.
İstanbul Psikanaliz Derneği'nin düzenlediği ve Psikanalist Maurice CORCOS ve Talat Parman'ın konuşmacı olduğu "Ergen ve Bedeni" konulu eğitim programına katıldı. Doç.Dr. İlim FIRAT tarafından verilen "Freudçu Düş Yorumu" eğitimine katıldı.
İstanbul Psikanaliz Derneği tarafından düzenlenen "Psikanalitik Kuramda Bilinçdışı Süreçler ve İşleyişi" konulu eğitime katıldı.
Moxo Dikkat Testi Uygulayıcı eğitimini tamamladı.

2022’d

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.