Doktorsitesi.com

Yetişkinlerde Deprem Travması

Klinik Psikolog Zübeyde Ezgi Horzum
Klinik Psikolog Zübeyde Ezgi Horzum
11 Haziran 2021152 görüntülenme
Randevu Al
Yetişkinlerde Deprem Travması
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Travma Nedir? Psikolojik Sıkıntıların Temel Kaynağı

Travma, bireyi aşırı korkutan, yaşamını tehdit eden, derin bir çaresizlik yaratan ve genellikle beklenmedik olaylar sonucunda ortaya çıkan şiddetli bir psikolojik sıkıntı deneyimidir. Bu durum; doğal afetler, savaş, işkence, bir yakının kaybı, trafik kazaları, cinsel taciz veya bir vücut parçasına şahitlik etme gibi sarsıcı olaylarla tetiklenebilir. Kişilerin ruh sağlığı üzerinde doğrudan etkileri olan bu travmatik olaylar, bireyin baş etme mekanizmalarını zorlayan derin izler bırakır.

Travmatik yaşantılar bireyler tarafından farklı şekillerde tecrübe edilebilir. Olay doğrudan kişinin başına gelebileceği gibi, kişi bu tür bir olaya şahitlik edebilir veya çok yakın birinin başına geldiğini öğrenebilir. Bu süreçte bireyler; aşırı korku, dehşete düşme ve yoğun bir çaresizlik hissiyle tepki verirler.

Depremin Travmatik Etkileri ve Risk Altındaki Gruplar

Doğal afetler, ani meydana gelmeleri ve geniş kitleleri aynı anda etkilemeleri nedeniyle toplum üzerinde ciddi hasarlar bırakır. Deprem, hem aniliği hem de yaşam üzerindeki yıkıcı etkisi göz önüne alındığında, en ağır travmatik olaylardan biri olarak kabul edilir. Can ve mal kayıplarının yaşanması, depremin psikolojik etkilerinin uzun süre devam etmesine neden olur.

Travmatik olayların herkes üzerindeki etkisi aynı derecede değildir. Yapılan araştırmalar, belirli demografik ve sosyal özelliklerin bireyleri travmaya karşı daha hassas hale getirdiğini göstermektedir. Bu risk faktörlerini şu şekilde sıralayabiliriz:

Risk Faktörü KategorisiHassasiyet Grupları
Demografik ÖzelliklerKadınlar, çocuklar ve yaşlılar
Medeni DurumBekar, dul veya boşanmış bireyler
Geçmiş DeneyimlerÇocukluk çağında travma yaşamış olmak
Sosyo-Ekonomik DurumDüşük eğitim düzeyi ve yoksulluk

Deprem Sonrası Verilen İlk Tepkiler

Depremin hemen ardından bireylerde kafa karışıklığı, nerede olduğunu bilememe, düşünmeden hareket etme veya duygularını hissedememe gibi durumlar görülebilir. Bir yakınını kaybeden kişiler, ani ve şiddetli tepkiler verebileceği gibi donakalma veya ağlayamama gibi tepkisizlik durumları da sergileyebilir. Durumu inkâr etme, ölen kişinin her an döneceğini hissetme, öfke, isyan ve başkalarını suçlama bu sürecin bir parçasıdır.

Depremi yaşayan kişilerde ilk haftalarda bu tür tepkilerin görülmesi oldukça doğaldır. Unutulmamalıdır ki; travmatik yaşantılar yaşamın normal akışı dışındaki olaylardır. Bu nedenle verilen bu tepkiler, olağan olmayan bir duruma verilen olağan tepkiler olarak nitelendirilir.

Uzun Vadeli Psikolojik ve Fiziksel Belirtiler

Depremin üzerinden bir haftadan fazla zaman geçmesine rağmen fiziksel ve psikolojik etkiler devam edebilir. Bu aşamada en sık görülen durum, travmatik olayı yeniden yaşama belirtileridir. Kişi, depremi hatırlatan bir haberle veya sohbetle karşılaştığında; nefes darlığı ve karıncalanma gibi fiziksel semptomları tekrar hissedebilir. Ayrıca sürekli depremle ilgili rüyalar ve uyku bozuklukları ortaya çıkabilir.

Kaçınma ve Aşırı Uyarılmışlık Durumu

Bireylerde travmayı hatırlatan uyaranlardan kaçınma eğilimi gözlemlenebilir. Bu belirtiler şu şekillerde kendini gösterir:

  • Deprem hakkında konuşmaktan veya hatırlatan kişilerden kaçınmak.
  • Hasarlı eve girememek veya ilgili mekanlara gitmeyi reddetmek.
  • Sosyal olarak içe çekilme ve gelecek beklentisinin kaybı.
  • En ufak bir sesle irkilme ve sürekli diken üstünde olma hali.

Bu psikolojik ve fizyolojik belirtilerin deprem sonrası doğal süreçler olduğunu bilmemek, kişilerin kontrolü kaybettiklerini düşünmelerine ve yardım istemekten çekinmelerine yol açabilir. Bu semptomların farkında olmak, iyileşme sürecinin en önemli adımlarından biridir.

Etiketler

Deprem korkusuDeprem korkusuna karşı ne yapmalıDeprem korkusu geçer mideprem sonrası travma

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Zübeyde Ezgi Horzum

Klinik Psikolog Zübeyde Ezgi Horzum

• Uzm. Kl. Psk. Zübeyde Ezgi Horzum İzmir Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümünden 2016 yılında şeref öğrencisi olarak mezun oldu. Ardından Dokuz Eylül Üniversitesinde Pedagojik Formasyon eğitimini tamamladı. Üsküdar Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans eğitimini tamamladı.
• Lisans eğitimi süresince birçok yerde staj yaparak deneyim kazandı. Staj yaptığı yerler: Denizli Devlet hastanesi (1 ay), Bornova Rehberlik ve Araştırma Merkezi (2 yıl belirli aralıklarla), Denizli Yamaç Anaokulu (1 ay) ve Dünya Psikolojik Danışma ve Eğitim Merkezi (2 ay). Bunların yanında Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesinde Geriatri Bölümünde ve Balçova’da özel bir Huzurevinde de bir dönem stajyer psikolog olarak görev aldı.
• Yüksek lisans eğitimi sürecinde yaptığı stajlarda Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın ve NP İstanbul Beyin Hastanesinde bulunan diğer psikiyatristlerin seanslarını izleme fırsatı bulup, birçok deneyim kazanmıştır.
• Hem lisans eğitimi süresince hem de sonrasında birçok eğitim almıştır. İstanbul Üniversitesinden CAS (Cognitive Assessment System) eğitimi, Prof. Dr. M. Hakan Türkçapar’dan Bilişsel-Davranışçı Terapi eğitimi, Prof. Dr. Ümran Korkmazlar’dan Çocuk EMDR Eğitimi, Uzm. Kl. Psk. Emre Konuk ve Uzm. Kl. Psk. Asena Yurtsever’den EMDR I. ve II. Düzey eğitimlerini başarıyla tamamlamıştır. Bunların yanında 450 saatlik aile danışmanlığı eğitimi, MMPI Uygulayıcı eğitimi, Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi eğitimi, Psikolojik Değerlendirme Sürecinde Ön Görüşme ve Kısa Süreli Danışmanlık eğitimi, Travma, Krize Müdahale ve Psikososyal Destek eğitimi, Aile Arabuluculuğu eğitimi gibi birçok eğitimi başarıyla tamamlamıştır. Hürriyet yazarıdır.
• 35 Psikoloji ve Danışma Merkezi’nde Kurucu Psikologdur. Danışanlarına hem yüz yüze hem de online olarak hizmet vermektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.