Doktorsitesi.com

Yetişkin Olmaktan Suçluluk Duyan Çocuklar

Dr. Obengül Ejder
Dr. Obengül Ejder
9 Ekim 2015123 görüntülenme
Randevu Al
Yetişkin Olmaktan Suçluluk Duyan Çocuklar
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Evlilikte Sınır Sorunları: Bir Vaka Analizi

Evlilikte eşler arasındaki bağın sağlıklı bir şekilde kurulabilmesi için kök ailelerle olan sınırların doğru belirlenmesi kritik bir önem taşır. Yaklaşık iki yıllık evli bir danışanımızın paylaştığı deneyimler, aile içi bağımlılık sorunlarının evlilik birliğini nasıl tehdit edebileceğini açıkça göstermektedir. Haftanın dört gününü ailesiyle geçiren, her sabah annesini aramadan güne başlayamayan ve gün içinde en az üç kez telefonlaşan bireylerde, özel hayatın gizliliği zamanla ortadan kalkmaktadır.

Bu durumun yansımaları genellikle şu şekilde ortaya çıkar:

  • Eşle yaşanan her detayın üçüncü şahıslara (anneye) aktarılması.
  • Sosyal çevreden ve arkadaşlardan uzaklaşma.
  • Kök aileye olan bağımlılığın "kolaylık" veya "huzur" maskesi altında meşrulaştırılması.
  • Eşler arasında cinsel soğukluk ve şiddetli çatışmaların başlaması.

Bağımlı Aile Yapılarının Evlilik Üzerindeki Etkileri

Her ailenin kendine özgü bir dengesi vardır ve bireyler kendilerine biçilen rolleri oynadıkları sürece sistem işler görünür. Ancak bağımlı aile yapılarında, sorunlu bireylerin saklandığı ve tarafların "kurban", "bencil" veya "zalim" rollerine hapsedildiği görülür. Bu tür toksik döngülerin hakim olduğu ailelerde, çocukların sağlıklı birer yetişkinliğe terfi etmesi neredeyse imkansız hale gelmektedir.

Özellikle eşi tarafından duygusal veya cinsel açıdan ihmal edilen kadınlar, çocuklarına farkında olmadan ağır roller yükleyebilirler. Bu dinamikte anne, ilk çocuğu erkek ise onu kendisine bir eş rolünde yoldaş, kız ise arkadaş rolünde kaderdaş olarak seçer. Bu roller, çocuğun kendi bireysel hayatını kurma çabasıyla birlikte büyük bir krize dönüşür.

Bağımlı İlişkilerde Suçluluk Duygusu ve Kaçış

Çocuğun evlenerek kendi ailesini kurma isteği, bağımlı ailelerin dengesini bozar. Bu aşamada ebeveynler, çocukları üzerinde gizli bir baskı kurarak yoğun bir suçluluk duygusu oluştururlar. Bu ağır duygu altında ezilen yetişkin çocuk, kendisini koruyabilmek adına şu yollara başvurabilir:

  1. Tüm anlaşmazlıklarda anne ve babasının haklı olmasına izin vermek.
  2. Suçluluk duygusundan kaçmak için alkol veya madde bağımlılığına yönelmek.
  3. Mevcut bağımlı ilişkiden kaçarken, başka bir bağımlı ilişkinin içine hapsolmak.

Ebeveynlerin Rolü ve Yetişkinliğe Geçiş Süreci

Ebeveynlerin, çocuklarının artık birer yetişkin olduğunu ve kendi hayatlarını kurabilecek olgunluğa eriştiklerini kabul etmeleri gerekir. Bir annenin veya babanın kendi hislerinden ziyade, çocuklarının ne hissettiğine odaklanması sağlıklı bir ayrışma için şarttır. Kendi çıkmazlarınıza çocuklarınızı mahkum etmemek, onların özgürce ve suçluluk duymadan yaşamalarına olanak tanır.

DurumBağımlı İlişki BelirtisiSağlıklı İlişki Belirtisi
İletişim SıklığıGün boyu sürekli rapor vermeİhtiyaç dahilinde paylaşım yapma
Karar MekanizmasıAnne/Baba onayı olmadan hareket edememeEşle ortak karar alabilme
Çatışma ÇözümüKök aileye sığınma veya evi terk etmeEşler arasında çözüm üretme

Sonuç olarak, evlilik birliğinin korunması ve bireyin kendi kimliğini kazanması için duygusal bağımlılık zincirlerinin kırılması zorunludur. Çocuklarınızı kendi yalnızlığınızın veya mutsuzluğunuzun dert ortağı yapmak yerine, onların kendi kanatlarıyla uçmalarına müsaade etmelisiniz.

Yazar Hakkında

Dr. Obengül Ejder

Dr. Obengül Ejder

2020 yılında kurduğu AYA Psikoakademi bünyesinde ruh sağlığı alanında çalışan uzmanlara; Psikodinamik Psikoterapi, Bütüncül Çocuk ve Ergen Psikoterapisi, Aile, Evlilik ve Cinsel Terapi ile Bütüncül Oyun Terapisi alanlarında eğitimler vermekte, aynı zamanda süpervizörlük yapmaktadır. Hâlen İstanbul Nişantaşı Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi’nde öğretim görevlisi olarak sertifika programlarında eğitim faaliyetlerini sürdürmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.