Doktorsitesi.com

YETERSİZ ANNE-BABA DAVRANIŞLARI

Psk. Duygu Yakupoğlu
Psk. Duygu Yakupoğlu
24 Mayıs 2016196 görüntülenme
Randevu Al
  • Ebeveynlerin sergilediği tutumlar ve çocukla kurdukları erken sosyal etkileşimler, çocuğun ilerideki ruh sağlığını ve yaşam becerilerini doğrudan şekillendiren temel unsurlardır.
  • Çocuğun mizaç yapısı ile ebeveynin tepkileri arasında iki yönlü bir ilişki bulunur; zor mizaçlı çocuklar ebeveynlerin daha eleştirel ve baskıcı tutumlar sergilemesine neden olabilir.
  • Otoritatif (demokratik) ebeveynlik modeli çocuk gelişimi için en sağlıklı yöntemken; otoriter, izin verici veya ihmalci yaklaşımlar çocukta öz saygı düşüklüğü ve davranış bozukluklarına yol açar.
YETERSİZ ANNE-BABA DAVRANIŞLARI
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Anne Baba Davranışlarının Çocuk Psikolojisi Üzerindeki Temel Etkileri

Anne babanın sergilediği tüm davranışlar, çocuğun ilerideki yaşamını hem olumlu hem de olumsuz yönde şekillendiren en temel unsurdur. Ebeveyn tutumları, çocuğun hayatın zorluklarıyla başa çıkabilme yeteneğini doğrudan etkileyerek, çeşitli ruh hastalıklarına karşı hassasiyet oluşmasına neden olabilir. Psikolojik perspektifler, çocuğun anne baba veya birincil bakıcılarla kurduğu erken sosyal etkileşimler sırasında edindiği öğrenimlerin önemine dikkat çekmektedir.

Ebeveyn ve çocuk arasındaki ilişkinin iki yönlü bir süreç olduğunu unutmamak gerekir. Bu etkileşimde bir kişinin davranışı, diğerinin tepkisini doğrudan tetikler. Çocuğunuzun yanında sergilediğiniz her tutum, aslında ona bir ayna tutmak anlamına gelir. Ebeveynler fark etmese bile, çocuklar en önemsiz görülen davranışları dahi belleklerine kaydederek aynı modelleri sergilemeye başlar.

Çocuk Mizacı ve Ebeveyn Tepkileri Arasındaki İlişki

Çocukların mizaç yapıları, ebeveynlik sürecinin zorluk derecesini belirleyebilir. Sessiz, sakin ve uyumlu çocuklarla bağ kurmak daha kolayken; zor mizaçlı, uyumsuz ve hareketli çocuklarla ilgilenmek ebeveynler için stresli olabilir. Araştırmalar, zor mizaçlı çocuklara sahip ebeveynlerin daha sinirli, düşmanca ve eleştirel tepkiler verme eğiliminde olduğunu göstermektedir.

Ebeveynlerin yaşam biçimleri ve disiplin yöntemleri de çocuk üzerinde derin izler bırakır. Örneğin, alkol bağımlılığı olan ebeveynlerin çocuklarında madde kullanımı ve okul devamsızlığı oranı daha yüksektir. Benzer şekilde, müdahaleci, aşırı yönetici veya disiplin sağlamada etkisiz kalan tutumlar; çocukta öz saygı düşüklüğü, yüksek kaygı ve depresyon gibi sorunlara yol açabilir.

Temel Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Sonuçları

Çocuk gelişiminde farklı etkiler yaratan anne babalık davranışları literatürde dört ana grupta incelenmektedir:

1. Otoritatif (Demokratik) Anne Babalık

Çocuğun sosyal gelişimi için en sağlıklı model olarak kabul edilir. Bu gruptaki ebeveynler hem cana yakın hem de sınırları net olan bir yapı sergilerler. Belirli kurallar çerçevesinde çocuğa makul bir özgürlük alanı tanırlar. Bu tutumla yetişen çocuklar genellikle şunlardır:

  • Enerjik ve sıcakkanlıdır.
  • Sosyal yeterlilikleri gelişmiştir.
  • Güvenli bağlanma ilişkileri kurarlar.
  • Okul hayatında başarılı olurlar.

2. Otoriter Anne Babalık

Bu tarzda denetim düzeyi çok yüksek, cana yakınlık ise oldukça düşüktür. Ebeveynler genellikle soğuk ve talepkâr bir tutum sergiler, kurallara uyulmadığında fiziksel cezalandırma yoluna gidebilirler. Otoriter ailelerin çocuklarında şu özellikler gözlemlenir:

  • Sinirli, asabi ve karamsar ruh hali.
  • Düşük okul başarısı ve zayıf sosyal beceriler.
  • Özellikle erkek çocuklarda suça ve madde bağımlılığına eğilim.

3. İzin Verici ve Şımartıcı Anne Babalık

Cana yakınlık düzeyinin yüksek, disiplinin ise yok denecek kadar az olduğu bir modeldir. Aşırı müsamaha gösterilen bu çocuklar; sabırsız, bencil ve düşüncesiz bireyler olarak yetişebilirler. Ergenlik döneminde bu çocuklarda anti-sosyal davranışlar ve akademik başarısızlık daha sık görülür. Gerçek hayatın kurallarıyla karşılaştıklarında ciddi uyum güçlükleri yaşarlar.

4. İhmalci ve İlgisiz Anne Babalık

Hem cana yakınlığın hem de denetimin düşük olduğu, çocuğun duygusal olarak desteklenmediği modeldir. Bu durum, erken çocuklukta bağlanma problemlerine, ilerleyen yaşlarda ise düşük öz saygı ve davranış bozukluklarına yol açar. İlgisiz ebeveynlerin çocukları, sosyal ilişkilerinde ve okul hayatında kronik sorunlar yaşarlar.

Sağlıklı ve Yeterli Ebeveyn Tutumlarının Özellikleri

İdeal bir aile ortamında çocuğun bağımsız bir birey olduğu kabul edilir. Sağlıklı ebeveynlik tutumlarını şu şekilde özetlemek mümkündür:

ÖzellikUygulama Biçimi
İletişimÇocuk konuşmaya teşvik edilir, duygu ve düşünceler açıkça ifade edilir.
KatılımcılıkEvle ilgili kararlarda çocuklara da eşit söz hakkı verilir.
Problem ÇözmeSorunlar çatışma ile değil, hep birlikte iş birliği içinde çözülür.
Sevgi ve KabulÇocuk, yetenekleri ve ilgileriyle koşulsuz bir sevgi ile kabul edilir.
SınırlarKabul gören ve görmeyen davranışların sınırları nettir; çocuk bu sınırlar içinde özgürdür.
Model OlmaEbeveynler, çocukta görmek istemedikleri davranışlardan kendileri de kaçınırlar.

Bu sağlıklı tutumlarla yetişen bireyler; kendi değerlerini savunan, sınırlarını bilen, başkalarına saygılı, kendisiyle barışık ve hoşgörülü yetişkinler olarak toplumda yer alırlar.

Psikolog Duygu Yakupoğlu

Etiketler

Anne-babalarAnne ve babalarAnne bakımıAnne baba sorunlarıAnne baba tavırlarıAnne babanin çocuğun kişilik gelişimine etkisi

Yazar Hakkında

Psk. Duygu Yakupoğlu

Psk. Duygu Yakupoğlu

Duygu Yakupoğlu lise eğitimini İstanbul da Bakırköy Anadolu lisesinde tamamlamıştır. Lisans eğitimini İstanbul Aydın Üniversitesi Psikoloji bölümünde burslu olarak bitirmiş, aynı zamanda lisans eğitimine devam ederken ikinci üniversite olarak Sosyal Hizmetler bölümünü okumuştur. Lisans eğitimlerini tamamladıktan sonra psikolojik test eğitimleri almıştır. Lisans eğitimi sırasında pek çok yerde staj görmüştür. Bakırköy ruh ve sinir hastalıkları hastanesinde sabahları poliklinik ve serviste visitlere katılıp, öğleden sonraları hastaları gözlemlemiş ve seanslara gözlemci olarak katılmıştır. Şizofreni ve borderline kişilik bozukluğu, paranoid kişilik bozukluğu gibi birçok kişilik bozuklukları bunun yanında majör depresif, bipolar gibi birçok duygu durum bozuklukları tanısı almış hastaları da görme ve onlarla çalışma fırsatı yakalayarak stajını tamamlamıştır. Bir sonraki stajını Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesinde, gelen danışanların seanslarına ve psikolojik test uygulamalarına gözlemci olarak katılmış, danışan değerlendirmelerinde bulunmuştur. Bu hastanede depresyon, panikatak, anksiyete, bipolar, obsesif-kompülsif bozukluk, uyku bozuklukları, dikkat eksikliği ve hiperaktivite gibi tanıları alan danışanlar ile çalışmıştır. Bakırköy Adalet Sarayında Aile mahkemelerinde bulunmuş, boşanmış ya da boşanmak üzere olan eşlerin çocukları ile çalışmış ve seanslara gözlemci olarak katılmıştır. Bunların yanı sıra Reem Nöropsikiyatri merkezinde Dr. Mehmet Yavuzun nöropsikolojik muayenelerine katılmış, klinikte bulunan psikologlar ile danışan değerlendirmeleri yapmıştır ve kliniğe gelen danışanlara psikolojik testler uygulamıştır. Klinikte EEG, EMG, TMS, MAGNOTERAPİ gibi tedavi yöntemlerinde gözlemci olarak bulunmuş ve uygulamada eşlik etmiştir. Psychother psikolojik danışmanlık merkezi kadrosuna dâhil olmadan önce Mehmet Akif Ersoy Hastanesinde özel bir proje içerisinde hasta ve çalışan ilişkilerini, diyaloglarını iyileştirmeye yönelik çalışmalar yapmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.