Yeme Bozuklukları: Anoreksiya Nevroza-Blumia Nevroza

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Yeme Bozuklukları ve Temel Psikolojik Dinamikler
Yeme bozukluğu yaşayan bireylerin en belirgin ortak özelliği, ciddi oranda bozulmuş bir vücut imajına sahip olmalarıdır. Bu kişiler, fiziksel olarak ne kadar zayıflarlarsa zayıflasınlar, kendilerini aynada her zaman şişman veya fazla kilolu olarak tanımlarlar. Onlar için kilo almak, kişisel mükemmeliyetin kaybı anlamına gelir.
Yaşamlarının genelinde bir kontrol kaybı hisseden bu bireyler, kendi bedenlerini kontrol etmeyi bir başarı ve güç göstergesi olarak algılarlar. Genellikle yüksek bireysel standartlara sahip, mükemmeliyetçi bir kişilik yapısı sergilerler. Sorunlarının farkına vardıklarında çözüm arayışına girseler de, genellikle geçersiz yöntemlere başvurdukları görülür. Gerçek bir iyileşme, ancak sorunla samimi bir şekilde yüzleşildiğinde ve profesyonel bir tedavi girişimi başlatıldığında mümkündür.
Yeme Bozukluğu Olan Kişilerin Sosyal ve Psikolojik Özellikleri
Yeme bozukluğu tanısı alan bireylerde sosyal yaşam ve geçmiş yaşantılar incelendiğinde şu ortak noktalar dikkat çekmektedir:
- Sosyal İzolasyon: Sosyal ilişkileri oldukça kısıtlıdır; bazen yok denecek kadar azdır.
- Bağımlı İlişkiler: Kurdukları ikili ilişkiler genellikle sağlıklı bir zeminden ziyade bağımlı bir yapıdadır.
- Travmatik Geçmiş: Erken çocukluk döneminde yaşanan travmatik olaylar ve buna bağlı gelişen yoğun suçluluk duyguları araştırmalarla saptanmıştır.
- Problemden Kaçış: Bireysel sorunları kökten çözmek yerine, geçici çözümlerle günü kurtarma ve problemden kaçma eğilimi gösterirler.
DSM IV-TR Sınıflandırmasına Göre Yeme Bozuklukları
DSM IV-TR kriterlerine göre temel olarak iki ana yeme bozukluğu tanımlanmıştır: Anoreksiya Nevroza ve Bulimia Nevroza. Her iki durumun da kendine has dinamikleri ve fiziksel etkileri bulunmaktadır.
1. Anoreksiya Nevroza
Anoreksiya Nevroza, hayati risk taşıyabilen aşırı kilo kaybı ile karakterize bir bozukluktur. Genellikle ergenlik çağında, yüksek sosyal sınıfa mensup bireylerde görülür. Vakaların %90-%95 gibi büyük bir çoğunluğu kadınlar ve genç kızlardan oluşmaktadır.
Anoreksiya Nevroza Belirtileri ve Etkileri:
- Belirtiler çoğunlukla depresyon ile eş zamanlı ortaya çıkar.
- Vücudun gıdasız kalmasına bağlı olarak; düşük tansiyon, kabızlık, karın ağrısı, cilt bozuklukları ve dehidrasyon (susuz kalma) görülür.
- İlginç bir şekilde, bu kişiler başkalarına yemek yapmayı ve yedirmeyi sever, bu süreçte törensel davranışlar sergilerler.
- Hastalık kronikleşebilir ve vakaların yaklaşık %5'i açlık nedeniyle hayatını kaybetmektedir.
DSM IV-TR Tanı Kriterleri:
- Yaş ve boya uygun kiloda olmayı reddetmek.
- Aşırı zayıf olunsa dahi kilo almaktan aşırı korkmak.
- Bozulmuş vücut imajı nedeniyle kendini kilolu algılamak.
- Kadınlarda menstruasyon (adet döngüsü) bozukluklarının görülmesi.
2. Bulimia Nevroza
Bulimia Nevroza, kontrolsüz bir şekilde, kapasitenin çok üzerinde yiyecek tüketilen tıkınma nöbetleri ile tanımlanır. Kişi, yediği yemeğin tadından ziyade kendini doldurma dürtüsüyle hareket eder. Bu döngü genellikle karın ağrısı, uyku hali veya dış bir müdahale ile kesilir.
Bulimia Nevroza'nın Psikolojik Arka Planı:
- Kişiler bu nöbetleri çevreden gizlemeye çalışır ve durumdan büyük suçluluk duyarlar.
- Temelinde belirgin bir çaresizlik duygusu ve düşük öz saygı yatar.
- Günlük hayal kırıklıkları yeme krizlerini tetikleyen ana unsurlardır.
- Kontrol kaybı hissi, beraberinde kaygı bozuklukları ve depresyonu getirir.
DSM IV-TR Tanı Kriterleri:
- Yinelenen tıkınırcasına yeme krizleri.
- Kilo alımını engellemek için kendini kusturma, laksatif veya diüretik kullanımı.
- Bu krizlerin 3 ay boyunca haftada en az iki kez tekrarlanması.
- Öz değerlendirmede vücut biçiminden aşırı derecede etkilenme.
Anoreksiya ve Bulimia Nevroza Arasındaki Temel Farklar
| Özellik | Anoreksiya Nevroza | Bulimia Nevroza |
|---|---|---|
| Başlangıç Kilosu | Genellikle daha düşük/normal | Sorun öncesi daha kiloludurlar |
| Sosyal Yaşam | Daha izole ve kısıtlı | Sosyal yaşamın içinde daha aktiftirler |
| Duygu-Durum | Daha stabil (ancak depresif) | Çok daha değişken ve dalgalıdır |
| Davranış Eğilimi | Kontrol odaklı | Madde kullanımı ve antisosyal davranışlara yatkınlık |
| Geçişkenlik | Vakaların %50'sinde Bulimia görülür | Vakaların 1/3'ünde Anoreksiya görülür |
Yeme Bozukluklarında Tedavi Yaklaşımları
Yeme bozukluklarının tedavisinde ilaç kullanımı genellikle semptomatik ve günlük bir çözüm sunar. Kalıcı ve etkin bir iyileşme için terapötik yardım şarttır. Tedavi süreci planlanırken şu unsurlar göz önünde bulundurulur:
- Ergenlik Dönemi Analizi: Sorunun tetikleyicisi olabilecek ergenlik dönemi olayları büyüteç altına alınır.
- Bütüncül Yaklaşım: Kişinin psikolojik, bilişsel, fiziksel ve cinsel gelişimi bir bütün olarak değerlendirilir.
- Aile Katılımı: Ailenin terapi sürecine dahil edilmesi, tedavinin başarısını önemli ölçüde artırır.
- Grup Terapileri: Benzer sorunlar yaşayan bireylerle yapılan grup çalışmalarının ciddi çözümsel etkisi bulunmaktadır.
Kaynak: Thomas F. Oltmanns, John M. Neale, Gerald C. Davison


