Doktorsitesi.com

Yatak Odanız Bir "Sınav Salonuna" mı Dönüştü? Cinsel Performans Kaygısı ve "Seyirci Kalma" (Spectatoring)

Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan
Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan
11 Şubat 20267 görüntülenme
Randevu Al
Sevişme sırasında anın tadını çıkarmak yerine, sürekli kendinizi izliyor ve "Acaba iyi miyim?", "Yeterince sert mi?" diye mi düşünüyorsunuz? Zihniniz yatakta bile "mesai" yapıyorsa, haz almanız imkansızdır. Modern çağın cinsel virüsü "Performans Anksiyetesi"ni inceliyoruz.
Yatak Odanız Bir "Sınav Salonuna" mı Dönüştü? Cinsel Performans Kaygısı ve "Seyirci Kalma" (Spectatoring)

Haz mı, Sınav mı?

Partnerinizle yakınlaştığınız o an... Normalde dünyanın en keyifli, en doğal şeyi olması gerekirken; sizin kalbiniz sanki bir mülakata giriyormuşsunuz gibi çarpıyor. Aklınızda uçuşan o zehirli sorular: "Ya sertleşmezse?" "Ya erken biterse?" "Ya yeterince ıslanmazsam?" "Acaba vücudum nasıl görünüyor?"

O an artık yatakta değilsiniz. O an, kendi kendinizi yargılayan acımasız bir jüri üyesisiniz. Bedeniniz oradadır ama zihniniz "performansınızı" izlemekle meşguldür.

Cinsel terapide biz buna "Seyirci Kalma Etkisi" (Spectatoring) diyoruz. Ve ne yazık ki, bir seyirci asla oyunun içindeki hazzı hissedemez.

Mükemmeliyetçilerin Laneti: Performans Anksiyetesi

Özellikle iş hayatında başarılı, kontrolcü ve mükemmeliyetçi kişilerde bu durum çok sık görülür. Hayatının her alanını "yönetmeye" alışmış beyin, cinselliği de yönetilmesi gereken bir "proje" veya "görev" olarak görür.

Ancak cinsellik, kontrolü kaybettiğinizde güzeldir. Siz kontrol etmeye çalıştıkça;

  1. Erkeklerde: Adrenalin artar, kan akışı çekilir ve ereksiyon kaybı/erken boşalma yaşanır.

  2. Kadınlarda: Kaslar gerilir, kayganlaşma durur ve ilişki ağrılı hale gelir (Vajinismus/Disparoni).

Yani korktuğunuz şey, sırf korktuğunuz için başınıza gelir. Buna "Kendi Kendini Gerçekleştiren Kehanet" denir.

Neden "O An"da Kalamıyorsunuz?

Performans kaygısı, genellikle partnerden değil, kişinin kendi yetersizlik şemasından kaynaklanır. "Eğer iyi bir performans sergilemezsem, sevilmeye layık değilim/erkek değilim/kadın değilim" inancı, sevişmeyi bir varoluş sınavına dönüştürür.

Çözüm: Seyirci Koltuğundan Kalkmak

Bu döngüyü kırmak için ilaçlar değil, zihinsel bir format gerekir.

  1. "Başarı" Tanımını Değiştirin: Cinselliğin amacı orgazm veya sertleşmek değildir; ten teması ve hazdır. Hedef odaklı olmayı bırakın. "Bu gece sadece sarılacağız ve dokunacağız, sonuç önemli değil" diyerek beyninizdeki o "görev baskısını" kaldırın.
  2. Duyu Odağı (Sensate Focus): Aklınız "Acaba sönüyor mu?" diye penise veya "Acaba ıslandı mı?" diye vajinaya gittiğinde; odağınızı hemen teninize çevirin. Partnerinizin teninin sıcaklığına, kokusuna, nefes alışverişine odaklanın. Düşünmeyi bırakıp hissetmeye geçtiğiniz an, bedeniniz otomatik pilotta işini yapacaktır.
  3. Kusurlu Olma İzni: Her sevişme mükemmel olmak zorunda değil. Bazen yorgun olursunuz, bazen kısa sürer, bazen olmaz. Bu sizi "yetersiz" yapmaz, sadece "insan" yapar. Bu izni kendinize verdiğinizde, kaygı yerini rahatlamaya bırakır.

Sonuç: Cinsellik bir performans sporu değildir. Puan verilmez, madalya takılmaz. Yatağa "müdür" veya "eleştirmen" kimliğinizle değil; sadece insan kimliğinizle girin.

Etiketler

Kaygı bozukluğuAnksiyeteAnksiyete bozuklukAnkara psikologİhsan Onur KızılkanCinsel TerapiCinsel İşlev BozukluklarıErken BoşalmaVajinismus

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan

Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan

Uzman Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan; terapi sürecini, kişinin bilimsel ve bütüncül yöntemler ışığında kendi potansiyelini ve değerini keşfettiği güvenli bir yolculuk olarak tanımlar.

Maltepe Üniversitesi Psikoloji bölümünü Onur Derecesiyle tamamlamış, ardından Beykent Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji Yüksek Lisans eğitimini bitirerek uzmanlığını almıştır. Akademik yetkinliğini kanıtladığı tez çalışmasında; insan psikolojisinin temel taşları olan depresyon, sosyal destek mekanizmaları ve ilişkisel dinamikleri (Akran Zorbalığı bağlamında) derinlemesine incelemiştir.

Mesleki yetkinliğini, Türkiye’nin en köklü kurumlarındaki saha çalışmalarıyla pekiştirmiştir. Fenerbahçe Spor Kulübü ve Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi bünyesindeki kapsamlı klinik staj programlarını başarıyla tamamlamış; Hollanda, Fransa ve Belçika’da Avrupa Birliği projeleriyle Türkiye’yi temsil ederek uluslararası bir vizyon kazanmıştır.

Terapilerinde tek bir kalıba bağlı kalmaz. Bütüncül Psikoterapi perspektifiyle; Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), Şema Terapi, Çözüm Odaklı Terapi, Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT), Sistemik Terapi ve Psikodinamik Terapi gibi ekolleri danışanın ihtiyacına göre tecrübesiyle harmanlayarak kişiye özel bir yol haritası çizer.

Yetişkin ve ergen bireysel terapilerinin yanı sıra, Çift ve Aile Terapisi alanında; ilişki çatışmaları, iletişim sorunları ve duygusal kopukluk konularında çiftlerle de aktif olarak çalışmaktadır.

Şu anda Ankara’da, kurucusu olduğu ve Sağlık Bakanlığı ruhsatlı özel kliniğinde; yetişkin, ergen ve çift danışanlarına yüzyüze ve online olarak hizmet vermektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.