Doktorsitesi.com

Yapma Bozma (Undoing)

Klinik Psikolog Mehmet Emin Kızgın
Klinik Psikolog Mehmet Emin Kızgın
31 Mart 2016162 görüntülenme
Randevu Al
Yapma Bozma (Undoing)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Suç, Ceza ve Bağışlanma: Eğitimin Temel Döngüsü

Psikolojik gelişim sürecinde suç cezayla, ceza ise bağışlanmayla sonuçlanan bir döngü içerisindedir. Çocuk eğitiminde bu temel ilke, bireyin ahlaki gelişiminin merkezinde yer alır. Bu süreçte ceza, ebeveynin sevgisini yitirmeyi temsil ederken; bağışlanma, bu sevginin yeniden kazanılmasını simgeler.

Yetişmekte olan çocuk, zamanla ebeveyninin onaylamadığı davranışlar nedeniyle suçlanmayı öğrenir. Bu duygu o kadar güçlüdür ki ebeveynler ortamda olmasa dahi çocuk suçluluk hissetmeye devam eder. Birey, ceza yerine geçen bu ağır duyguyu yaşamamak adına çeşitli önlemler alarak davranışlarını bu doğrultuda düzenlemeye başlar.

Süper Ego ve Suçluluk Duygusunun Gelişimi

Kişiliğin ahlaki yönünü temsil eden süper ego, en güçlü silahı olan suçluluk duygularını kişiyi egemenliği altına almak üzere geliştirir. Ebeveynlerin ve daha sonra toplumun içselleştirilen değerleri, bireye uygunsuz davranışlarından ötürü kendi kendini yargılama ve cezalandırma sorumluluğunu yükler.

Bu noktada devreye giren yapma bozma mekanizması, kişinin kendisi veya çevresi tarafından onaylanmayacak bir düşünce ya da davranıştan vazgeçmesini sağlar. Eğer bu söz veya eylem dışa vurulmuşsa, ortaya çıkan durumu onarma çabası başlar. Bu mekanizma, doğrudan suçluluk duygularına karşı geliştirilen bir savunma kalkanıdır.

Yapma Bozma Mekanizmasının İşleyişi

Bu mekanizmanın işleyişi, bir sözcüğü yanlış yazan kişinin kağıdı silgiyle temizleyerek o sözcüğü yeniden yazmasına benzetilebilir. Yapılan bir yanlışı düzeltme veya özür dileme davranışı, çocukluk yıllarında öğrenilen "ceza tehdidini bağışlanmaya dönüştürme" stratejisinin bir uzantısıdır.

Günlük yaşamda bu mekanizmanın yansımaları şu şekillerde görülür:

  • Kusurlu davranışlar için dilenen özürler,
  • Günahlara karşılık verilen sadakalar,
  • Hatalı eylemler sonrası duyulan pişmanlıklar,
  • Dinlerdeki günah çıkarma ritüelleri.

Yoğun Suçluluk Duygusu ve Cezalandırılma İhtiyacı

Suçluluk duygularının tahammül edilemez seviyeye ulaştığı durumlarda birey, bu duygunun yarattığı anksiyeteden kurtulmak için cezalandırılma yolunu arayabilir. Bu durumun çarpıcı örnekleri klinik ve sosyal gözlemlerde mevcuttur:

DurumGözlemlenen Davranış
Adli VakalarCinayet işleyen kişilerin yıllar sonra polise giderek itirafta bulunması.
Savaş Psikolojisiİkinci Dünya Savaşı'ndaki bazı pilotların suçluluk nedeniyle tehlikelerden sakınmaması.
En Uç NoktaSuçluluk ve değersizlik duygusu zirveye ulaştığında tek kurtuluşun intihar olarak görülmesi.

Nevrotik Süper Ego ve Yaşam Alanının Daralması

Normal koşullarda öz saygıyı koruyan yapma bozma mekanizması, katı süper ego yapısına sahip kişilerde nevrotik bir nitelik kazanır. Erikson tarafından tanımlanan gelişim dönemlerinde (1950, 1959), girişim ve özerklik çabası ile suçluluk duyguları arasındaki çatışma vurgulanır.

Ebeveynlerin suçlayıcı ve engelleyici tutumları, çocuğu özerklikten yoksun bırakır. Bu durumun sonucunda şu davranış modelleri gelişebilir:

  1. Aşırı Kararsızlık: Yanlış karar verme korkusuyla sürekli onay arama veya alışverişte tüm dükkanları dolaşma.
  2. Sosyal Çekiniklik: Yanlış bir şey söyleme korkusuyla topluluk içinde düşüncelerini açıklayamama.
  3. Yersiz Özürler: Yolda yürürken ayağı bir tümseğe takıldığında bile "pardon" deme eğilimi.

Sonuç olarak, suçlayıcı bir aile ortamında yetişen bireylerin katı süper egosu, onları her türlü girişimden alıkoyarak yaşam alanını ciddi ölçüde daraltır. Yapma bozma mekanizması, genellikle yadsıma ve yansıtma mekanizmalarıyla birlikte kullanılarak bireyin farkında olduğu suçluluk duygularını hafifletmeye çalışır.

Etiketler

Suçluluk duygularının çok yoğun olduğu durumlarSuçlayıcı ana babaSuçluluk duygularının nedenleriSuçluluk duygularının etkileri

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Mehmet Emin Kızgın

Klinik Psikolog Mehmet Emin Kızgın

1968 yılının baharında köy evinde  dünyaya geldim. İlk ve ortaokulu Tutak Yatılı İlköğretim Bölge Okulu’nda okudum. 8 yıllık eğitimimden sonra okul birincisi olarak girdiğim Devlet Parasız Yatılı okul sınavları sonucunda Diyarbakır Çevre Sağlığı Meslek Lisesini kazandım.1987 yılında mezuniyetimin ardından Ağrı İl Sağlık Müdürlüğünde Çevre Sağlık Teknisyeni olarak devlet memurluğu görevime başladım.1988 yılında Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Eğitimde Psikolojik Hizmetler (Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık ) bölümünü kazanarak 1992 yılında mezun oldum. Aynı süreçte Ankara İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı Tuzluçayır Sağlık Ocağı’nda da devlet memurluğu görevimi sürdürdüm.
1994 yılında ikinci defa girdiğim üniversite sınavı sonucunda Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Psikoloji Bölümünü kazandım. Eğitim sürecimde Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sağlık  memurluğu görevimi sürdürdüm.
2003 yılında Ankara Fizik Tedavi Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne psikolog olarak atandım ve 17 yıl aynı hastanede olmak üzere toplamda 32 yıl devlette görev yaptıktan sonra emekliye ayrıldım.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.