Doktorsitesi.com

Yakın Olmak mı Zor Uzak Olmak mı? Hangisi Güvenli Mesafede?; Şizoid Kendilik Bozukluğu

Psk. Dan. Necdet Dönmez
Psk. Dan. Necdet Dönmez
5 Şubat 2020279 görüntülenme
Randevu Al
Yakın Olmak mı Zor Uzak Olmak mı? Hangisi Güvenli Mesafede?; Şizoid Kendilik Bozukluğu
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Şizoid Kendilik Bozukluğu ve Yakınlık-Uzaklık İkilemi

Şizoid kendilik bozukluğu, bireyin kişilerarası ilişkilerde yaşadığı derin bir ikilemi ve bu ikilemin yarattığı savunma mekanizmalarını kapsayan karmaşık bir yapıdır. Bu durumun en somut örneği, bir danışanın aile ziyaretlerinde hissettiği "sürekli iş yapma zorunluluğu" ile "uzaklaşma ve kopma hissi" arasındaki sıkışmışlığıdır. Bu tür bir kendilik tarifi, genellikle travmalarla dolu bir yaşamın ve derin bir iç dünyanın yansıması olarak karşımıza çıkar.

Birey, terapi sürecinde dahi bu ikilemi yaşayabilir; bir yandan iç dünyasını açarak yakınlaşmak isterken, diğer yandan bilinir olmanın getirdiği tehlike hissiyle geri çekilebilir. Bu durum, şizoid bireyler için adeta bir "yakın ve uzak olmanın dansı" niteliğindedir. Kişi, başkaları tarafından kullanılma veya iç dünyasına el konulması korkusuyla sürekli bir savunma halindedir.

Şizoid Kendilik: Hayatı Dışarıdan İzlemek

İnsanlardan uzak olma duygusu, şizoid kendilik için tipik bir betimleme olan "burnunu cama dayayıp hayatı dışarıdan izlemek" metaforu ile açıklanabilir. Kişi, içerideki insanların mutlu olduğunu görür ancak kendisini soğukta, dışarıda ve içeri girmeye korkar bir halde bulur. Bu durum, bireyin hayatın bir parçası olamayan, sadece dışarıda kalan bir gözlemci konumunda olduğunu gösterir.

Şizoid kendilik bozukluğunda, güvenlik hissini sağlamak ve güvenli mesafede durabilmek adına çeşitli savunma mekanizmaları geliştirilir. Bu mekanizmalar şu şekilde kategorize edilebilir:

  • Soğuk Görünüm ve Uzak Durma: Dışarıdan "burnu havada" olarak algılanan bu tutum, aslında duygusal yakınlıktan korunmak için kullanılan bir maskedir. Gerçek mesele, güvenli mesafeyi koruma ihtiyacıdır.
  • İçe Dönüklük Eğilimi: Yaşamsal enerji, dış dünya yerine risksiz ve güvenli olan fantezi ve hayal dünyasına yönlendirilir. Bu dünya oldukça zengin ancak sır gibi saklıdır.
  • Kendi Kendine Yetme: Yakınlığın getirdiği kaygıya karşı bir koruyucudur. Kişi, başkalarına ihtiyaç duymayarak anksiyetesini minimumda tutmaya çalışır.
  • Duygu Yitimi: Bu durum hissizlik değil, hissedilen duyguya anlam verememe veya bedensel duyumları tanımlayamama durumudur. Genellikle yoğun gelişimsel travma geçmişiyle ilişkilidir.
  • Yalnızlık İkilemi: Bir yandan yalnızlığa ihtiyaç duyulurken, diğer yandan sevgi ve arkadaşlığa karşı yoğun bir arzu beslenir.
  • Benlik Yitimi: Tehlikeli veya travmatik durumlarda ortaya çıkan, kendine ve yaşama yabancılaşma halidir.

Gelişimsel Öykü ve Kökenler

Şizoid kendilik bozukluğunun temelinde, bireyin doğum öncesinden başlayarak özellikle yaşamın ilk üç yılında bakım verenle (genellikle anne) kurduğu gelişimsel öykü yatar. J.F. Masterson’un vurguladığı üzere genetik faktörler ve kader (doğumda anne kaybı gibi) etkili olsa da, asıl belirleyici olan ilişkinin niteliğidir.

KavramŞizoid Gelişimdeki Karşılığı
Bakım Veren TutumuMekanik, duygusuz ve rutin odaklı bakım.
Duygusal BağFiziksel ihtiyaçlar karşılansa da duygusal sıcaklık eksiktir.
Bebeklik AlgısıBebeğin varlığının anneye "yük" olarak gelmesi.
Uyum SağlamaBebeğin ilgisizleşerek beklentisiz bir yaşamı öğrenmesi.

Mekanik Yaşamın Ardındaki Duygusal Özlem

Şizoid bireylerin sergilediği "kendi kendine yetme" çabası, aslında ileriki yaşlarda kimseye yük olmama arzusunun bir yansımasıdır. Bakım veren kişinin bebeği belirli bir mesafede tutması, çocuğun da bu mesafeye uyum sağlamasına neden olur. Sonuç olarak, dışarıdan mekanik görünen bir yaşamın altında aslında devasa bir duygusal özlem yatmaktadır.

Bu karmaşık ikilemle başa çıkabilmek, gerçek bir mücadele ve isteklilik gerektirir. Şizoid kendilik bozukluğunun sağaltımında uzun soluklu bir psikoterapi yolculuğu en temel gerekliliktir. Bu süreç, bireyin güvenli bir bağ kurmasını ve dış dünyayla yeniden temas etmesini hedefler.

Etiketler

Duygusal ilişkiŞizoidAnneKişilik bozukluğuYalnızlıkDuygusal yoksunlukYabancılaşmaKişilik sorunları

Yazar Hakkında

Psk. Dan. Necdet Dönmez

Psk. Dan. Necdet Dönmez

Uzm.Psk.Necdet DÖNMEZ, 2004 yılında Gazi Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık Bölümünden mezun oldu. Esenyurt Üniversitesinde “Klinik Psikoloji” alanında yüksek lisans eğitimini  tamamladı. Askerliğini Erzurum 4. Zırhlı Tugay Komutanlığı’nda Psikolojik Danışman Asteğmen olarak yaptı. Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı çeşitli eğitim kurumlarında  Psikolojik Danışman olarak çalıştı. Mesleki hayatının yanı sıra “Haydi Kızlar Okula” ve “kız çocuklarının okula kazandırılmaları”, “Anne Çocuk Eğitim Vakfı” (AÇEV) ‘nın “Baba Destek Proprogramı” ve “7-19 Yaş Aile Eğitimi”  gibi bir çok sosyal proje ve aile eğitimlerinde gönüllü görev aldı. Alanında uzman birçok kişiden psikoterapi ve kişisel gelişim eğitimlerinin yanı sıra; Psikoterapi Enstitüsünde; “Bütüncül Psikoterapi Eğitimi” (3 yıl süren, 1080 saatlik bütün terapi ekollerini içeren teori, formulasyon ve süpervizyondan oluşan ileri seviye psikoterapi eğitimi) ve Klinik Hipnoz Eğitimi,Cinsel Terapi Enstitüsünde (CİSED); Cinsel Terapi Eğitimini tamamlamıştır. Ayrıca uluslararası çeşitli eğitim, kongre ve workshoplara katılmış,

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.