Doktorsitesi.com

Winnicott: Saklanmanın Psikolojisi olabilir

Klinik Psikolog Melis Özdoğan
Klinik Psikolog Melis Özdoğan
14 Ocak 2026169 görüntülenme
Randevu Al
İnsanın içinde iki temel arzu yaşar: gizlenmek ve bulunmak. Bir yanımız kendini korumak, sınırlarını saklı tutmak ister; diğer yanımız ise görülmeyi, fark edilmeyi, dokunulmayı bekler.
Winnicott: Saklanmanın Psikolojisi olabilir
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İnsanın İçsel Çatışması: Gizlenmek ve Bulunmak Arasındaki Denge

İnsanın ruhsal dünyasında iki temel ve zıt arzu eş zamanlı olarak varlık gösterir: gizlenmek ve bulunmak. Bir yanımız bireysel sınırlarını korumak ve mahremiyetini saklı tutmak isterken, diğer yanımız görülmeyi, fark edilmeyi ve bir başkası tarafından onaylanmayı arzular. Bu ikilik, yaşamın her evresinde farklı biçimlerde karşımıza çıkan varoluşsal bir dinamiktir.

Çocukluktan Yetişkinliğe Uzanan Saklambaç

Bu temel deneyim, çocukluk döneminde oyunlar aracılığıyla sahneye çıkar. Ancak bu süreç sadece çocuklukla sınırlı kalmaz; yetişkinlik dönemindeki ilişkilerimizin, yalnızlıklarımızın ve hatta derin suskunluklarımızın içine sızar. Kişinin kendini saklama ve açma arasındaki bu gelgitli süreci, karakter gelişiminin ve sosyal bağların temelini oluşturur.

Winnicott’a Göre Saklanmanın Psikolojik Anlamı

Ünlü psikanalist Donald Winnicott’a göre “saklanmak”, birey için güvenli bir iç alan yaratma biçimidir. Bu durum, kişinin kendi kendisiyle kalabilme kapasitesinin sağlıklı bir göstergesi olarak kabul edilir. Ancak saklanma eyleminin psikolojik değeri şu unsurlara bağlıdır:

  • Güvenli Alan: Kişinin kendi özünü koruma altına alması.
  • Sağlıklı Yalnızlık: Dış dünyadan bağımsız bir kendilik alanı oluşturma.
  • Bulunma Beklentisi: Saklanmanın ancak birinin bizi bulacağına dair inançla anlam kazanması.

Görülmemenin Yarattığı Varoluşsal Kaygı

Saklanmak, ancak birinin gelip bizi bulmasıyla tamamlanan bir süreçtir. Uzun süre bulunmamak, sadece bir görülmeme durumu değil, aynı zamanda var olmadığını hissetme tehlikesini taşır. Çok uzun süre saklı kalmak, bir noktadan sonra korunma refleksi olmaktan çıkarak kaybolma ve yok olma hissine dönüşür.

KavramPsikolojik Etkisi
Sağlıklı Saklanmaİçsel huzur ve sınırların korunması
Uzun Süreli GizlilikYalnızlaşma ve varoluşsal kaygı
Bulunma DeneyimiVaroluşun onaylanması ve bağ kurma

Oyun Alanı: Kendilik ve Öteki Arasındaki Köprü

Winnicott’ın "oyun alanı" olarak tanımladığı kavram, kendilik ile öteki arasındaki o canlı, güvenli ve yaratıcı boşluğu ifade eder. Bu alanda kişi hem saklanabilir hem de bulunabilir; hem yalnız kalabilir hem de sağlıklı bir ilişki kurabilir.

Sonuç olarak, birinin bizi görebileceğine, duyabileceğine ve anlayabileceğine inanmak, varoluşun en derin temellerinden biridir. Saklanmak, bulunacağımızı bildiğimizde keyifli bir oyundur; ancak kimse bizi aramadığında bu durum dayanılmaz bir sessizliğe ve yalnızlığa dönüşür. Sağlıklı bir kendilik gelişimi için hem ayrı bir birey olabilmeye hem de bir başkasında yankı bulabilmeye ihtiyaç duyarız.

Etiketler

GizlenmekBulunmakgörülebilmekduyulabilmekvaroluş

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Melis Özdoğan

Klinik Psikolog Melis Özdoğan

Psk. Melis Özdoğan Çankaya Üniversitesi İngilizce Psikoloji Bölümü'nden 2022 yılında yüksek onur öğrencisi ve okul ikincisi olarak mezun olmuştur. 2026 yılında Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Klinik psikoloji yüksek lisansını tamamlamıştır. Psikodinamik psikoterapi alanında eğitimlerini ve süpervizyonunu yüksek lisans sürecinde almaktadır. Lisans dönemi boyunca klinik alanda staj yaparak ve eğitimler alarak kendini geliştirmiştir. Bilgi Üniversitesi bünyesinde Uluslararası İlişki ve Aile Çalışmaları Sertifika Programını tamamlayarak aile ve ilişki alanında, Uluslararası Travma Çalışmaları Klinik Düzey programını tamamlayarak travma alanında eğitimler almıştır. Bilişsel Davranışçı Terapi, Mindfulness, Travmayı Anlama, Psikolojik İlk Yardım, Travma Sonrası Stres Bozukluğu, Kriz Yönetimi ve Yas gibi birçok eğitim aldım. Aktif olarak Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfında, Dünya İnsani Dayanışma Derneğinde ve Travma ve İyileşme Derneğinde gönüllülük yapmaktadır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.