Verem ( tüberküloz) aşısı : BCG

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
BCG Aşısı: Tarihçesi ve Genel Özellikleri
BCG aşısı, canlı bir bakteri aşısı olup tüberküloz (verem) hastalığına karşı geliştirilmiş en eski aşılardan biridir. İlk kez 1920 yılında keşfedilen bu aşı, günümüzde hala aktif olarak uygulanmaya devam etmektedir. Ancak ilk uygulanan aşı formülasyonu ile günümüzdeki versiyonu arasında, bakterinin genetik yapısındaki değişimlere bağlı olarak bazı farklılıklar bulunmaktadır.
Verem hastalığından korunma amacıyla dünya genelinde kullanılan BCG aşısı, beraberinde pek çok tartışmayı da getirmektedir. Aşının koruyuculuk oranı, rutin uygulama gerekliliği, uygulama zamanı ve erişkinlerdeki etkisi gibi başlıklar tıp dünyasında hala değerlendirilen konular arasındadır.
BCG Aşısının Koruyuculuğu ve Etki Süresi
Bu aşının verem hastalığına karşı sağladığı koruma düzeyi, hastalığın türüne göre değişkenlik göstermektedir. BCG aşısı, özellikle çocuklarda görülen miliyer tüberküloz ve tüberküloz menenjit gibi ciddi vakalarda yüksek koruyuculuk sergiler. Buna karşın, akciğer tüberkülozunda koruyuculuğu daha düşüktür; aşılanan çocukların yaklaşık %50'sinin bu formdan korunabildiği bilinmektedir.
Aşının sağladığı koruma süresi zamanla azalma eğilimi gösterir ve bu konuda tam bir fikir birliği bulunmamaktadır. Genel kabul gören koruyuculuk oranları şu şekildedir:
| Süre / Yaş Grubu | Tahmini Koruyuculuk Oranı |
|---|---|
| 5 Yaş | %80 |
| 10 Yaş | %70 |
| Erişkinler | %50 |
Uygulama Zamanı ve Ülkelere Göre Farklılıklar
BCG aşısının uygulama takvimi ülkelerin tüberküloz yaygınlığına göre farklılık arz eder. Örneğin Hindistan gibi ülkelerde bebekler 15 günlükken aşılanırken, Türkiye'de aşı uygulaması bebek 2. ayını doldurduğunda gerçekleştirilir. Amerika ve İngiltere gibi tüberküloz görülme oranının düşük olduğu ülkelerde ise rutin uygulama tercih edilmemektedir.
İngiltere, 2005 yılından itibaren bebeklere rutin BCG aşısı yapma uygulamasından vazgeçmiştir. Bu durum, aşının her ülkede rutin programda yer alıp almaması gerektiği tartışmalarını gündeme getirmektedir. Eğer aşı 3. aydan sonra yapılacaksa, öncesinde mutlaka Tüberkülin cilt testi (PPD) yapılmalı ve sonuç negatif ise uygulama yoluna gidilmelidir.
Tüberkülin Cilt Testi (PPD) Nedir ve Nasıl Değerlendirilir?
PPD testi, bireyin tüberküloz mikrobu ile daha önce karşılaşıp karşılaşmadığını belirlemek için ön kola uygulanan bir yöntemdir. Test yapıldıktan 48-72 saat sonra uygulama bölgesinde oluşan sertliğin çapı ölçülerek sonuçlandırılır. Değerlendirme kriterleri şöyledir:
- 0-5 mm: Sonuç negatiftir, aşı uygulanabilir.
- 6-9 mm: Şüpheli kabul edilir ve test tekrarlanır.
- 10 mm ve üzeri: Enfeksiyon varlığına işaret eder; koruyucu tedavi planlanır.
Erişkinlerde BCG Aşısı ve Güvenlik Riskleri
Erişkinlerde koruyuculuk oranının %50 civarında kalması nedeniyle, bu yaş grubuna rutin olarak BCG aşısı önerilmez. Ancak yüksek riskli bölgelerde görev yapacak ve deri testi negatif olan erişkinlerde aşı seçeneği değerlendirilebilir. Erişkinlerde de çocuklarla aynı dozun kullanılması, güncel tıbbi eleştiriler arasında yer almaktadır.
BCG aşısı canlı bir bakteri aşısı olduğu için bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde (örneğin AIDS hastası çocuklar) ciddi yan etkilere ve hastalığın gelişmesine yol açabilir. Bu güvenlik riskleri ve sınırlı koruyuculuk nedeniyle günümüzde;
- Daha etkili ve güvenli,
- Her yaş grubunda yüksek başarı sağlayan,
- Bağışıklık sistemi zayıf kişilerde de uygulanabilen,
Yeni bir aşı arayışı sürmektedir. Kapsamlı ve yeni bir aşının geliştirilmesi, verem hastalığının tam olarak kontrol altına alınması için kritik öneme sahiptir.





