ÇOCUKLARDA LEJYONER HASTALIK

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Lejyoner Hastalığı ve Legionella Pneumophila Bakterisi
İlk kez 1976 yılında tanımlanan Lejyoner hastalığı, hafif bir solunum yolu enfeksiyonundan yaşamı tehdit eden ağır zatürre tablosuna kadar farklı klinik görünümlerde ortaya çıkabilen bir enfeksiyondur. Uzun yıllar boyunca bir erişkin hastalığı olarak bilinen bu tablo, günümüzde artık bir çocukluk çağı hastalığı olarak da tanımlanmaktadır. Hastalığın temel etkeni Legionella pneumophila adı verilen bakteridir.
Legionella Bakterisinin Bulunduğu Doğal ve Yapay Ortamlar
Legionella bakterileri doğada serbest halde bulunmak yerine, tek hücreli canlıların (Protozoon) içinde parazit olarak yaşarlar. Bu canlıların içinde çoğalarak ölümlerine neden olur ve ardından suya karışarak yaşamlarını sürdürürler. Bakterinin yoğun olarak bulunduğu doğal ortamlar şunlardır:
- Nehirler ve ırmaklar
- Göller
- Termal sular
Doğal kaynakların yanı sıra, uygun ısı koşullarında hızla çoğalan bu bakteriler özellikle insan yapımı su sistemlerinde ciddi risk oluşturur. Legionella bakterilerinin esas olarak yerleştiği alanlar şunlardır:
| Riskli Alanlar | Yayılım Araçları |
|---|---|
| Klima cihazlarının su sistemleri | Oda nemlendiricileri |
| Sıcak ve soğuk su tankları | Solunum aygıtları (Nebülizatörler) |
| Duş başlıkları ve musluklar | Termal banyolar ve kaplıcalar |
Hastalığın Yayılımı ve Klinik Formları: Lejyonellozis
Lejyoner hastalığında bulaşma, şahıstan şahısa damlacık yoluyla gerçekleşmez. Enfeksiyonun temel kaynağı enfekte su ve suyla ilişkili sistemlerdir. Hastalığın kuluçka süresi genellikle 2 ile 10 gün arasında değişmektedir.
Literatürde Lejyonellozis başlığı altında iki farklı klinik form tanımlanmıştır:
- Pontiac Ateşi: Hastalığın çoğunlukla çocuklarda görülen, belirtisiz veya hafif seyreden formudur.
- Lejyoner Hastalığı: Akciğer tutulumunun olduğu, ciddi ve yaşamı tehdit edebilen klinik tablodur.
Çocuklarda Risk Grupları ve Belirtiler
Dünya genelinde, özellikle ABD ve Avrupa'da vaka sayılarında belirgin bir artış gözlenmektedir. Çocuklarda hastalık genellikle hafif seyretse de bazı risk gruplarında ölümcül sonuçlar doğurabilir. Yenidoğan bebekler, akciğer kapasitelerinin yetersizliği ve bağışıklık sistemlerinin zayıflığı nedeniyle en hassas grubu oluşturur.
Ciddi seyirli Lejyoner hastalığı için risk altındaki çocuklar:
- Bağışıklık sistemi bozulmuş olanlar
- Organ transplantasyonu uygulanan hastalar
- Kortikosteroid tedavisi alanlar (özellikle astımlı çocuklar)
- Kronik böbrek veya akciğer hastalığı olanlar
- Kanser tanısı ile takip edilenler
Lejyoner Hastalığı Belirtileri Nelerdir?
Hastalığa özgü spesifik bir klinik bulgu olmamakla birlikte, aşağıdaki semptomlar görüldüğünde dikkatli olunmalıdır:
- Ani başlayan yüksek ateş
- Öksürük ve göğüs ağrısı
- Karın ve kas ağrıları
- İlerleyen vakalarda solunum zorluğu ve yetmezliği
Çocuklarda erişkinlerden farklı olarak karaciğer fonksiyon testlerinde bozulma ve vücutta tuz azlığı (hiponatremi) sık karşılaşılan bulgulardır.
Tanı, Tedavi ve Korunma Yöntemleri
Lejyoner hastalığının tanısı için çeşitli laboratuvar testlerinden faydalanılır. Balgam ve solunum yolu salgılarında bakterinin üretilmesi, idrarda antijen testi, DNA testleri ve serolojik yöntemler tanı koymada belirleyicidir.
Tedavi Süreci: Tedavide temel yaklaşım antibiyotik kullanımıdır. Genellikle makrolid grubu antibiyotikler tercih edilir. Tedaviye başlangıçta damar yoluyla (IV) başlanır, ardından ağızdan devam edilecek şekilde 2-3 haftalık bir program uygulanır.
Korunma ve Kontrol: Enfeksiyondan korunmak için su kaynaklarının düzenli takibi ve dezenfeksiyonu kritiktir. Su sistemlerinde hiperklorinasyon veya metalik iyonizasyon yöntemleri kullanılarak bakteriyel çoğalmanın önüne geçilmelidir.
Özellikle tedaviye yanıt vermeyen ciddi zatürre vakalarında Lejyoner hastalığı mutlaka akla gelmelidir. Erken teşhis ve uygun tedavi ile sonuçlar oldukça yüz güldürücüdür.
Prof. Dr. Nuran Gürses
Çocuk Sağlığı ve Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı





