VARİS, BELİRTİLERİ VE AMELİYATSIZ TEDAVİ YÖNTEMİ

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Varis Nedir? Neden Oluşur?
Varis, temel olarak bir toplar damar hastalığıdır. Bacak varislerinin tam olarak neden oluştuğu kesin olarak bilinmese de, toplar damarlarda bulunan kapakçık sistemlerindeki bozuklukların bu duruma yol açtığı düşünülmektedir.
Normal şartlarda toplar damar içindeki kapakçıklar, kirli kanın yer çekimi etkisiyle aşağı kaçmasını engeller. Ancak varis hastalarında bu kapakçıkların bozulmasıyla kan akımı ters yöne doğru ilerler. Tıpta venöz yetmezlik, venöz kaçak veya toplar damar yetmezliği olarak adlandırılan bu durum, kanın bacaklarda birikmesine, damarların genişlemesine ve sonuç olarak varis oluşumuna neden olur.
Varis Belirtileri ve Risk Faktörleri
Varisler genellikle kozmetik bir sorun olarak algılansa da, özellikle büyük varisler ciddi fiziksel yakınmalara yol açabilir. En yaygın varis belirtileri şunlardır:
- Ayaklarda ağrı, kramp ve yorgunluk hissi,
- Bacaklarda ağırlık, yanma ve kaşıntı,
- Ayak bileklerinde ve parmaklarda uyuşma.
Varisler uzun süre tedavi edilmediğinde nadir de olsa ayak yarası, damar kanaması veya pıhtılaşma gibi ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Hastalık genellikle uzun süre ayakta duran veya sabit oturan kişilerde, kadınlarda ve birinci derece akrabalarında varis öyküsü olanlarda daha sık görülür. Önemli bir not olarak; varis ile kalp hastalıkları arasında doğrudan bir ilişki bulunmamaktadır.
Varis Çeşitleri Nelerdir?
Varisler yapılarına ve boyutlarına göre üç ana gruba ayrılır. Unutulmamalıdır ki, her üç tip varis aynı kişide aynı anda görülebilir.
- Kılcal Varisler: Ciltte çıkıntı yapmayan, saç kılı inceliğinde, kırmızı veya mor renkli damarlardır. Kozmetik rahatsızlık dışında ağrı ve kaşıntı yapabilirler.
- Orta Boy (Retiküler) Varisler: Ciltten hafif çıkıntı yapan, koyu yeşil renkli, 2-3 mm çapındaki kıvrıntılı damarlardır. Genellikle diz arkasında yoğunlaşırlar.
- Büyük Varisler (Variköz Venler): Ciltten bariz çıkıntı yapan, parmak kalınlığına ulaşabilen damarlardır. Bu hastalarda genellikle venöz yetmezlik mevcuttur.
Ameliyatsız Varis Tedavisi Yöntemleri
Son 15 yıldır gelişen teknoloji sayesinde varis, ameliyata gerek kalmadan modern yöntemlerle tedavi edilebilmektedir. Ameliyatsız varis tedavisi, cerrahiye göre daha etkili, konforlu ve nüks (tekrar) ihtimali daha düşük bir seçenektir.
| Yöntem | Uygulama Alanı | Özellikleri |
|---|---|---|
| EVLA (Lazer) | Büyük Varisler | Damar içinden lazer enerjisi ile kapatma |
| Radyofrekans | Büyük Varisler | Isı enerjisi ile damar içi tedavi |
| Yapışkan (Zamk) | Büyük Varisler | Tıbbi yapıştırıcı ile damarı kapatma |
| Skleroterapi | Orta ve Küçük Varisler | İnce iğne ile ilaç (köpük) enjeksiyonu |
Büyük Varislerde Endovenöz Tedaviler
Büyük varis tedavisinde temel amaç, ana kapak yetersizliğinin (safen ven) ortadan kaldırılmasıdır. Lazer (EVLA), radyofrekans ve yapışkan (zamk) tedavileri günümüzde dünyadaki en etkili yöntemlerdir. Bu işlemler lokal uyuşturma ile yapılır; hasta yürüyerek gelir ve işlemden hemen sonra günlük hayatına dönebilir.
Köpük Tedavisi (Skleroterapi)
Damar içine ince bir iğne ile kimyasal madde verilerek damar duvarının kapatılması işlemidir. Genellikle ana tedaviye yardımcı olarak veya orta boy yeşil varislerde tek başına kullanılır. Kılcal damar tedavisi ise en sabır isteyen süreçtir; hem köpük hem de deri üstü lazer uygulamaları ile birden fazla seans gerektirebilir.
Tedavi Süreci ve Önemli Uyarılar
Varis tanısı gözle konulabilse de, renkli Doppler ultrasonografi incelemesi yapılmadan tedaviye başlanmamalıdır. Doğru bir planlama için önce ana damar sorunu çözülmeli, ardından köpük tedavisi ile diğer varisler giderilmelidir.
- İyileşme Süreci: Hastalar genellikle tedaviden hemen sonra veya en geç bir gün sonra normal yaşamlarına dönerler.
- Varis Çorabı: Tedavi etkinliğini artırmak için işlem sonrası 2-3 hafta orta basınçlı varis çorabı giyilmesi önerilir.
- Tekrarlama Riski: Büyük varislerde kaynak damar kurutulduğu için tekrar şansı yok denecek kadar azdır. Ancak kılcal ve orta boy varislerde genetik yatkınlığa bağlı olarak farklı noktalarda yeni varisler oluşabilir.
Ameliyatsız yöntemler, cerrahi ile yapılabilecek tüm tedavileri başarıyla gerçekleştirebilmekte ve hastaya yüksek konfor sunmaktadır.

