VAJİNUSMUS

Vajinusmus sözcüğü ilk kez 1834’de J Fatman Sims tarafından tanımlanmış olup vajen dış kaslarının (özellikle de pubococcygeus kası) istem dışı kasılması nedeniyle ilişkiye girememe durumudur.

2 cm’lik düz ve çizgili kastan oluşan vajen girişi hastanın yanlış algısı sonucu daralmakta ve ilişkiyi engellemektedir. Aslında bu hastaların genital organlarında bir bozukluk yoktur. Üstelik vajen doğum sırasında bebeğin başının rahat bir şekilde doğması için on kata kadar genişleyebilmektedir. Yani vajinal bölge oldukça elastiktir.

Çiftler ilk beraberliklerinde uyumu yakalayamayabilirler. Zira bu uyum öğrenilebilen bir özelliktir. Sinir ve kas sistemi bu uyumu öğrenerek ilişki sırasında kolayca anımsayacaktır.

Kısacası vajinusmus durumunda vücut ve zihin cinsel ilişkiye yönelik ortak ve pozitif bir deneyime sahip değillerdir. Bu hastalardaki olumsuz mesajlar vajen kaslarının istemsiz bir tepki gibi kasılmasını tetikleyecektir.

Vajinusmus nedenleri arasında en sık olarak psikolojik kaygılar yer almaktadır. Geçmişte yaşanmış kötü cinsel tecrübe (taciz, tecavüz gibi) ya da bilinçaltı gereksiz korkular bulunmaktadır. Korkular en çok kadının zihninde aşırı derecede büyüttüğü penis yüzünden acı çekme ya da gebe kalma korkusu şeklindedir. Yine aşırı katı bir toplum düzeni içinde yaşama, katı ahlak kuralları, ayıp, günah gibi kavramların bilinçaltına yerleşmesi ya da daha önce vajinusmus sorunu olmayan bir kadında yaşanmış kötü tecrübe sonucunda (doğum, düşük, küretaj, jinekolojik muayenede gereken hassasiyetin gösterilmemesi) da vajinusmus oluşabilmektedir

TEDAVİ

Vajinusmus hastaları ilk önce mutlaka bir jinekolog tarafından değerlendirilmelidir. Çünkü bu hastaların %10’nda anatomik bir problem duruma neden olabilmektedir.

Jinekolojik muayene sırasında ilk aşama hastanın iyi bir şekilde dinlenilip değerlendirilmesinin yapılmasıdır. Bu değerlendirme sırasında hastada duruma neden olabilecek herhangi bir anatomik problemin olup olmaması araştırılır. %90 psikolojik köken tespit edilmektedir. Hasta gerek muayene sırasında gerekse tedavi süresince kesinlikle ağrı duymamaktadır.

Vajinusmus hem kadın hem erkeğin ortak problemleridir. Bu nedenle eşler birbirlerini anlayışla karşılamalıdırlar.

Vajen etrafındaki PC kası (pubococcygeus kası) hem üreme hem de üriner sistemin çalışmasında rol alan ve idrar yapmaktan doğuma kadar bir çok işlevde fonksiyon görmekte olup vajinusmus durumunda ilişki sırasında istemsiz çalışarak vajen girişini kapatmaktadır. Tedavide başlangıçta sağlıklı mesajlar vererek çatı kaslarını gevşetme egzersizleri hastaya öğretilip uygulandıktan sonra davranışsal terapilere geçilebilir. Bu terapiler son derece basit ve ağrısız egzersizlerden oluşmaktadır.

İyice gevşemesini öğrenen kişilerde durum kolaylıkla çözümlenebilmektedir; ancak tam olarak gevşemeyi sağlayamayan kadınlarda hipnoz ile gevşeme sağlandıktan sonra diğer tedavi aşamalarına geçilebilmektedir.

Tedavide başarı şansını arttıran en önemli faktör; eşlerin seanslar sırasında kendilerine verilen ev ödevlerini düzenli olarak uygulamaları ve tedaviye inançlarını devam ettirmeleridir.

VAJİNUSMUS SORUNU OLAN HASTA GEBE KALABİLİR Mİ?

Vajen ağzına dökülen spermlerin yüzme yeteneği sonucunda gebelik oluşabilmektedir. Vajinusmusu olan kadınlar genellikle ilişkiden korktukları için bir an önce aşılama ya da tüp bebek tedavisiyle çocuk sahibi olmak istemektedirler. Bu mümkün olabilmekle beraber eşlerin mutluluğu için öncelikle %100 tedavisi olan bu durumun tedavisi yapıldıktan sonra normal yollardan gebe kalabilmelerini sağlamak daha doğru bir yaklaşımdır.


İstanbul Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!