Doktorsitesi.com

Uyku apne sendromu tedavi edilmez ise sonuçları nelerdir?

Prof. Dr. Derya Karadeniz
Prof. Dr. Derya Karadeniz
22 Aralık 2014261 görüntülenme
Randevu Al
Uyku apne sendromu tedavi edilmez ise sonuçları nelerdir?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Uyku Apne Sendromunun Hayati Sonuçları

Uyku Apne Sendromu, vücut sistemleri üzerinde yıkıcı etkilere sahip olan ve tedavi edilmediği takdirde ciddi komplikasyonlara yol açan bir sağlık sorunudur. Yapılan geniş kapsamlı bilimsel çalışmalar, bu sendromun üç temel alanda büyük sonuçlar doğurduğunu kanıtlamıştır. Bu alanlar; dahili ve nörolojik hastalıklar, iş ve trafik kazaları ile bireysel ve toplumsal ekonomik maliyetlerdir.

1. Dahili, Nörolojik ve Psikiyatrik Hastalıklar

Uykuda solunum bozukluğu yaşayan kişilerin uzun süreli takibi, bu hastalığın tedavi edilmediğinde kalp-damar hastalıkları, metabolik bozukluklar ve inme riskini dramatik şekilde artırdığını göstermektedir. Uyku apne sendromu, tek başına kalp hastalığı riskini en az 2 kat artırmaktadır.

Kalp Sağlığı ve Ritim Bozuklukları

Kalp yetmezliği, uyku apnesinin uzun vadeli ve en tehlikeli sonuçlarından biridir. Kalp yetmezliği gelişen hastalarda uyku apnesi tedavi edilmezse, ölüm riski 5 kat artış göstermektedir. Ayrıca hastaların yarısında, apnelerle tetiklenen ve sadece uyku tetkikiyle saptanabilen taşikardi veya atrial fibrilasyon gibi ritim bozuklukları görülmektedir.

Hastalık TürüUyku Apnesi ile İlişkisi ve Risk Oranı
Kalp YetmezliğiHastalık şiddeti arttıkça risk artar; tedavi edilmezse ölüm riski 5 kat fazladır.
Kalp KriziGece kalp krizi geçirenlerde uyku apnesi görülme oranı 6 kat daha fazladır.
Atrial FibrilasyonNormal kişilerde %1 iken, uyku apne hastalarında %5 seviyesindedir.
HipertansiyonUyku apne hastalarının %50'den fazlasında görülür; tedaviye dirençlidir.

Metabolik Sorunlar: Şişmanlık ve Şeker Hastalığı

Uyku apnesi, derin uyku evresini bozarak yağ metabolizmasını düzenleyen büyüme hormonu salgılanmasını aksatır. Bu durum deri altı yağ dokusunun artmasına, yani şişmanlığa ve beraberinde insülin direnci ile şeker hastalığına yol açar. Bilimsel veriler, uyku apnesinin şeker hastalığı riskini 3 ila 6 kat artırdığını ortaya koymaktadır.

İnme Riski ve Nörolojik Fonksiyonlar

Sendrom, beyin kan akımının azalmasına ve beynin oksijensiz kalmasına neden olarak inme (felç) riskini 2-4 kat artırır. Özellikle sabahları kanın yoğunlaşmasına yol açarak damarlarda pıhtı oluşumuna zemin hazırlar. Ayrıca; dikkat eksikliği, konsantrasyon bozukluğu ve depresyon gibi psikiyatrik semptomlar, bu hastaların yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürmektedir.

2. İş ve Trafik Kazaları Riski

Uyku apne sendromu, dikkat dağınıklığı ve uykululuk hali nedeniyle büyük ölçekli kazalara sebebiyet vermektedir. Tarihteki Exxon Valdez petrol tankeri kazası ve Çernobil nükleer kazası gibi felaketlerin ardında tedavi edilmemiş uyku apnesi yatmaktadır. Japonya'da bir makinistin hızlı treni kullanırken uyuyakalması, hastalığın ciddiyetini gösteren çarpıcı bir örnektir.

Amerika Birleşik Devletleri'ndeki istatistikler, trafik kazalarının ilk üç nedeni arasında direksiyon başında uyuklamayı göstermektedir. Türkiye'de de sürücü adaylarında bu sendromun sorgulanması yasal bir zorunluluk haline getirilmiştir. Tedavi edilmeyen hastalar, hem kendileri hem de toplum için büyük bir güvenlik tehdidi oluşturmaktadır.

3. Ekonomik ve Toplumsal Maliyetler

Uyku apne sendromunun ekonomik yükü, hem sağlık harcamaları hem de kaza maliyetleri açısından oldukça yüksektir. Tedavi edilmeyen hastaların doktora başvurma sıklığı, sağlıklı bireylere göre 3 kat daha fazladır.

  • Sağlık Masrafları: Tedavi edilmeyen hastaların hastane ve ilaç giderleri, tedavi edilenlere göre 10 kat daha yüksektir.
  • Kaza Maliyetleri: ABD'de yapılan araştırmalar, uykuda solunum hastalıklarına bağlı kazaların 16 milyon dolarlık maliyeti olduğunu, tedavi ile bu meblağın 11 milyon dolarının korunabileceğini göstermiştir.

Sonuç olarak, uyku apne sendromu sadece bireysel bir uyku sorunu değil; hayati organları etkileyen, hayati tehlike arz eden kazalara yol açan ve yüksek ekonomik maliyetler doğuran sistemik bir hastalıktır.

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Derya Karadeniz

Prof. Dr. Derya Karadeniz

Prof. Dr. Derya Karadeniz, 1990 yılında İ.Ü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde tıp eğitimini tamamlamış ve aynı yıl, aynı fakültenin Nöroloji Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimine başlamıştır. 1993 ile 1994 yılları arasında ise araştırma görevlisi olarak Fransa’da Montpellier Üniversitesi Nöroloji Kliniği’nin Uyku Bozuklukları Merkezi’nde çalışmıştır. Bu merkezdeki çalışmalarını sürdürürken ayrıca Avrupa ülkelerinde geçerli olan ‘’Diplome Inter Universitaire du Sommeil et de L’eveil’’ diplomasını da almıştır. 1995’de ise Stanford Üniversitesi’nin Uyku Bozuklukları Merkezi’nde görev almıştır. 1996 yılında İ.Ü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden Nöroloji Uzmanı, 2001’de doçent, 2007’de ise Profesör unvanlarını almıştır.  Ayrıca 2011’de yan dal uzmanlığını ‘Klinik Nörofizyoloji’ alanında almıştır. Avrupa Uyku Tıbbı Uzmanlığı ve beraberinde Avrupa Uyku ‘’Expert’’i ünvanını ise 2013 yılında almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.