Doktorsitesi.com

UÇUK (Herpes Simplex ), ZONA,GECE YANIĞI (Zona Zoster), SU ÇİÇEĞİ (Varisella)

Uzm. Dr. Birsen Ergus
Uzm. Dr. Birsen Ergus
6 Aralık 20161646 görüntülenme
Randevu Al
  • Viral deri hastalıkları, virüslerin vücuda yerleşmesiyle oluşur ve bu virüsler sinir hücrelerinde latent halde kalarak bağışıklığın düştüğü durumlarda yeniden aktive olabilirler.
  • Herpes simplex (uçuk) ve zona gibi enfeksiyonlar, karakteristik su kabarcıkları ve şiddetli ağrılarla seyrederek deri dışında göz veya beyin gibi farklı organları da etkileyebilir.
  • Su çiçeği ve zona gibi hastalıklar Herpes virüs varisella kaynaklıdır; bu hastalıklar genellikle vücutta kalıcı bağışıklık bırakırken, bazı durumlarda uzun süreli post-zonal ağrılara yol açabilirler.
UÇUK (Herpes Simplex ), ZONA,GECE YANIĞI (Zona Zoster), SU ÇİÇEĞİ (Varisella)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Viral Deri Hastalıklarının Genel Özellikleri ve Oluşum Mekanizması

Viral deri hastalıkları, temel olarak virüslerin organizmaya yerleşmesiyle meydana gelen bir grup rahatsızlıktır. Bu virüsler, dışarıdan başka bir hasta ile doğrudan temas yoluyla alınabildiği gibi, vücuda bir kez girdikten sonra latent (uyuma fazında) halde kalabilirler. Uygun bir zaman ve zemin oluştuğunda ise bu virüsler yeniden aktive olarak hastalık tablosunu oluştururlar.

Uçuk (Herpes Simplex): Belirtileri ve Nedenleri

Herpes simplex, Herpes virüs hominus tip 1 ve tip 2 olmak üzere iki farklı türle ortaya çıkar. Hastalık tablosu oluşmadan önce kişide kaşıntı, hafif ağrı ve kırgınlık gibi ön belirtiler gözlemlenir. Birkaç saat veya gün içerisinde yüzde, ağız çevresinde, genital bölgede veya nadiren vücudun diğer kısımlarında döküntüler gelişir.

Bu döküntüler, kızarık bir zemin üzerinde yer alan, az veya çok sayıda gruplaşmış su torbacıkları (veziküller) şeklindedir. Uçuk enfeksiyonunun seyri ve vücutta yayılımı şu şekildedir:

  • Bulaşma Yolları: Genellikle öpüşme, yakın temas veya cinsel ilişki yoluyla bulaşır.
  • Latent Dönem: Virüs alındıktan sonra belirti vermeyebilir; kanda antikorlar pozitifleşir ve virüs arka kök ganglionlarında (sinir hücrelerinde) uyur halde kalır.
  • Aktivasyon Tetikleyicileri: Grip, enfeksiyonlar, yorgunluk, stres, güneş ışığına maruz kalma ve adet dönemi gibi direnç düşüren durumlar virüsü aktive eder.
  • Yerleşim Alanları: Deri ve genital bölge dışında göze (keratokonjunktivitis), beyne (meningoensafalitis) ve ağız içine (jinjivostomatitis) yerleşebilir.

Genital Uçuk ve Gebelik Süreci

Herpes virüs tip 2 ile oluşan genital uçuk oldukça bulaşıcıdır ve özellikle gençler arasında salgınlara yol açabilir. Bu enfeksiyonun en kritik yönlerinden biri gebelik sürecidir. Genital uçuk enfeksiyonu olan annelerin bebeklerinde, hayati risk taşıyan neonatal herpes gelişebilir. Bu nedenle, genital herpes öyküsü olan kadınların mutlaka sezaryen ile doğum yapması önerilmektedir.

Uçuk belirtileri başlangıçta inci tanesi gibi dizilmiş içi berrak su dolu torbacıklar halindedir. Bu yapılar patladığında sulantılı, ülsere ve kabuklu yaralara dönüşür. Eğer sekonder enfeksiyon gelişmezse, birkaç hafta içinde iz bırakmadan veya hafif bir lekelenme ile iyileşme sağlanır.

Zona ve Gece Yanığı (Zona Zoster)

Zona, uçuk virüslerinden biri olan herpes virüs varisella nedeniyle oluşur ve belirli bir sinir hattını (trasesini) takip eder. Deri üzerinde genellikle bir bant şeklinde, kızarık zeminde gruplaşmış su kesecikleriyle karakterizedir. Döküntüden birkaç gün önce ilgili bölgede kuşak tarzında şiddetli ağrı veya kaşıntı hissedilebilir.

Zona hastalığında dikkat edilmesi gereken klinik özellikler şunlardır:

ÖzellikAçıklama
YerleşimEn sık göğüs bölgesinde (interkostal sinirler) görülür; ancak yüz, göz çevresi, kol ve bacaklara da yerleşebilir.
Lenf TutulumuDöküntülerin yanında genellikle komşu lenf bezlerinde şişme görülür.
Ağrı KarakteriYüz bölgesindeki yerleşimlerde ağrı çok şiddetlidir; döküntü öncesi ağrılar farklı hastalıklarla karıştırılabilir.
BağışıklıkGenellikle bir kez geçirilir ve vücutta bağışıklık bırakır.

Zona Hastalığında Tanı Karışıklığı ve Risk Faktörleri

Döküntü öncesi görülen ağrılar; baş bölgesinde migren, göğüste anjina, belde böbrek taşı ve bacaklarda siyatik veya bel fıtığı ağrısıyla karıştırılabilir. Genellikle orta yaş üstü kişilerde görülse de çocuklarda da rastlanabilir. Aşırı yorgunluk, stres, karsinomlar, radyoterapi ve kemoterapi gibi direnci düşüren unsurlar, sinir hücrelerinde latent halde bekleyen virüsü uyarır.

Belirtiler birkaç haftada geriler ancak yerinde iz bırakabilir. Bazı hastalarda döküntüler geçse bile post zonal ağrılar aylar hatta yıllar boyu devam edebilir.

Su Çiçeği (Varisella)

Herpes virüs varisella kaynaklı olan su çiçeği, özellikle çocuklarda salgınlar yapan bir hastalıktır. Günümüzde aşı uygulamaları sayesinde görülme sıklığı oldukça azalmıştır. Hastalık, hafif nezle, halsizlik ve bazen hafif ateş ile başlar.

Su çiçeğinin temel özellikleri şunlardır:

  • Polimorfizm: Vücutta aynı anda kızarık döküntüler, kesecikler ve iltihaplı baloncuklar gibi farklı evrelerdeki döküntülerin bir arada bulunmasıdır.
  • Yayılım: Tüm vücudu, saçlı deriyi ve ağız içini tutabilir; yoğun kaşıntı eşlik eder.
  • Bağışıklık: Hastalık geçirildikten sonra vücutta kalıcı bağışıklık bırakarak iyileşir.

Etiketler

Su çiçeği izlerinin tedavisiUçukta ozon tedavisiUçuklar nasıl iyileşirSu çiçeği geçiren bir daha geçirirmiZona hastalığıZona ağrısıZona hastalığı ağrısı tedavisi

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Birsen Ergus

Uzm. Dr. Birsen Ergus

Uzm. Dr. Birsen ERGUS, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, 1993 - 1996 yılları arasında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlayarak Dermatoloji Uzmanı olmuştur.

Uzm. Dr. Birsen ERGUS, 1997 - 2011 yılları arasında Onkoloji Hastanesi'nde, 2011 - 2014 yılları arasında Özel Medicabil Hastanesi'nde, görev yapmış mecburi hizmetinden bugüne toplam 31 yıllık tecrübesi bulunmaktadır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.