Doktorsitesi.com

ÜRETRA KANSERLERİ

Prof. Dr. Volkan İzol
Prof. Dr. Volkan İzol
29 Ocak 2016694 görüntülenme
Randevu Al
ÜRETRA KANSERLERİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Üretra Kanseri Görülme Sıklığı ve Risk Grupları

Üretra kanseri, hem erkeklerde hem de kadınlarda oldukça nadir görülen bir malignite türüdür. Genellikle mesane kanserinin ikincil bir yayılımı olarak ortaya çıksa da, primer üretra kanseri dünya genelinde istatistiksel olarak çok düşük oranlarda seyreder. Hastalığın en sık teşhis edildiği yaş aralığı 50-60 yaş arasıdır.

Üretra Kanseri Belirtileri ve Başvuru Nedenleri

Hastalar genellikle idrar kanalındaki yapısal değişiklikler ve fonksiyonel bozukluklar nedeniyle uzman hekime başvururlar. Üretra kanseri belirtileri arasında en yaygın olanlar şunlardır:

  • İdrar kanalında (üretra) darlık hissi
  • İdrar kanalında fark edilen şişlik veya kitle
  • İdrarda kanama (hematüri)
  • Üretra darlığına bağlı olarak gelişen idrar yapmada zorluk (vakalarda %96 oranında görülür)

Üretra Kanseri Risk Faktörleri Nelerdir?

Primer üretra kanserlerinin gelişiminde kronik irritasyon ve enfeksiyonlar önemli rol oynar. Başlıca risk faktörleri şu şekilde sıralanabilir:

  • Kronik üretra inflamasyonu: Üretrit ve idrar kanalı darlıklarına bağlı gelişir.
  • Cinsel yolla bulaşan hastalıklar: Vakaların yaklaşık dörtte biri bu geçmişe sahiptir.
  • HPV Tip 16: Skuamöz tip kanserlerle doğrudan ilişkilidir.
  • Üretral striktür: Vakaların neredeyse yarısında dış idrar kanalında ileri derecede darlık mevcuttur.

Tanı ve Teşhis Yöntemleri

Üretra kanserinde kesin tanı, şüpheli dokunun patolojik olarak incelenmesiyle konur. Tanı sürecinde kullanılan yöntemler şunlardır:

  1. İğne Biyopsisi: Üretradaki veya penil bölgedeki lezyondan örnek alınması.
  2. Üretroskopi (Endoskopik Biyopsi): İdrar kanalına kapalı sistemle girilerek doku örneği alınması.

Kanserin Yerleşimi ve Anatomik Önemi

Üretra kanseri, idrar kanalının farklı bölümlerinde gelişim gösterebilir. Kanserin görüldüğü bölgeler ve oranları şöyledir:

BölgeGörülme SıklığıKonum
Bulbomembranöz Üretra%60Prostat sonrası ile şaft başlangıcı arası
Penil Üretra%30Penis şaftı kısmı
Prostatik Üretra%10Mesaneden başlangıç kısmı

Kanserin yerleşimi, cerrahi planlama için kritiktir. Ön üretra (penil ve bulböz) lenfatik akışı kasık (inguinal) bölgesine; arka üretra (prostatik ve membranöz) lenfatik akışı ise pelvik bölgeye akar. Bu durum, operasyon sırasında hangi lenf dokularının çıkarılacağını belirler.

Üretra Kanseri Tedavi Seçenekleri

Tedavi yaklaşımı, büyük oranda penis kanseri protokollerine benzerlik gösterir. Patoloji raporuna göre belirlenen cerrahi seçenekler şunlardır:

  • Penis Koruyucu Cerrahi: Erken evrede (T1 altı), düşük dereceli ve ön üretrada yerleşen lezyonlarda sadece tümörün çıkarılmasıdır.
  • Radikal Cerrahi: Kanserin derin dokulara (Corpus spongiosum veya cavernosum) yayıldığı, yüksek dereceli olduğu veya arka üretrada yerleştiği durumlarda penisin tamamının veya bir kısmının alınması gerekebilir.

Cerrahi Sonrası Takip ve Metastaz Yönetimi

Cerrahi işlem öncesinde, lenf nodu tutulumu olan hastalarda metastaz taraması için görüntüleme yapılmalıdır. Metastaz saptanmayan hastalarda cerrahi öncelikliyken; metastatik vakalarda cerrahi öncesi veya sonrası kemoterapi ve radyoterapi seçenekleri değerlendirilir. Ancak bu tedavilerin başarı oranlarının kısıtlı olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.

Mesane Kanseri ile İlişkisi ve Korunma Yolları

İlerlemiş mesane kanseri nedeniyle uygulanan sistoprostatektomi (mesane ve prostatın alınması) operasyonlarından sonra %2.1 ile %11.1 oranında üretrada kanser nüksü görülebilir. Bu nükslerin %40'ı ameliyatı takip eden ilk yıl içinde gerçekleşir.

Korunma Önerileri:

  • Genital hijyene dikkat edilmesi
  • Cinsel ilişkide prezervatif gibi koruyucu yöntemlerin kullanılması
  • Sünnet ve mesane kanserine yol açan risk faktörlerinden (sigara vb.) kaçınılması önerilmektedir.

Etiketler

Üretra kanserleri ne kadar sık ve hangi yaşta görülür?Mesane kanseri sonrası üretrada kanser gelişme riskiÜretra kanseri tanısı kesinleştikten sonra

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Volkan İzol

Prof. Dr. Volkan İzol

Prof. Dr. Volkan İzol’un 2002 yılında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Tıp Doktoru ve 2008 yılında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı’ndan Üroloji Uzmanı unvanını almıştır. Aynı Anabilim Dalı’nda 2011 yılında öğretim üyesi olarak görev yapmaya başlamış ve 16 Nisan 2015 tarihinde doçent, 28 Ağustos 2020’de profesör unvanını almıştır. Asistanlık döneminde Avrupa Üroloji Diplomasını almaya hak kazanan İzol, uzmanlık sonrası dönemde ise minimal invaziv cerrahide bilgi ve tecrübesini artırmak üzere John Hopkins Üniversitesi’nde (ABD) gözlemci statüsünde çalışmıştır. Uluslararası ve Ulusal hakemli dergilerde yayımlanan birçok makalesi mevcut olan İzol’un yurt dışı-yurt içi bilimsel toplantıda 200’ün üzerinde sözlü bildirisi ve konuşması bulunmaktadır. Günlük pratiğinde sıklıkla Üroonkoloji ve minimal invaziv ürolojik cerrahi ile ilgilenen İzol halen Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji AD’da öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.