Doktorsitesi.com

TÜRK TOPLUMUNDA KADINLARIN ‘ERKEK ÇOCUĞU YETİŞTİRME'DEKİ YANLIŞ TUTUMLARI VE BUNUN GETİRDİĞİ SORUNLAR

Psk. Fatma Çakır Çalışkan
Psk. Fatma Çakır Çalışkan
24 Mayıs 20138939 görüntülenme
Randevu Al
TÜRK TOPLUMUNDA KADINLARIN ‘ERKEK ÇOCUĞU YETİŞTİRME'DEKİ YANLIŞ TUTUMLARI VE BUNUN GETİRDİĞİ SORUNLAR
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Erkek Çocuğu Yetiştirmede Sorumluluk ve Farkındalık

Uzun yıllardır gözlemlediğim toplumsal dinamikler ve bir erkek çocuk annesi adayı olmamın getirdiği sorumluluk bilinciyle, bu makaleyi tüm annelere ve gelecekteki oğluma ithaf ediyorum. Çocuk yetiştirme genel bir kavram olsa da, özellikle erkek çocuğu yetiştirmedeki tutumları ele almanın hayati bir önemi bulunmaktadır. Birçok kadının kendini erkekler üzerinden tanımlama eğilimi, bu konunun temelindeki psikolojik süreçleri anlamayı zorunlu kılmaktadır.

Tarihsel Süreçte Rol Modeller ve Bilinçdışı Hafıza

Toplumumuzun geçmişine baktığımızda, sabırlı ve itaatkar kadın figürleri ile otoriter, baskıcı erkek figürlerinin sıkça karşımıza çıktığını görürüz. Bu durum, kadınların yaşadığı değersizlik hissini içselleştirmesine ve farkında olmadan kendi erkek çocuklarını da bu üstünlük algısıyla büyütmelerine neden olmuştur.

İnsanın ve toplumların bir bilinçdışı hafızası vardır ve davranışlarımızın büyük bir kısmı bu kayıtlara dayanır. Geçmişten gelen bu veriler, günümüzde kadın ve erkek arasında bir ego mücadelesine dönüşebilmektedir. Kadınların yaşadığı ezilmişlik duygusu zamanla yerini bireysellik ve özgürlük arayışına bıraksa da, bu değişim beraberinde yeni çatışmaları getirmiştir.

Feminizm, Modernite ve Aile Yapısındaki Dönüşüm

Feminizm ideolojisi, kadın haklarını arama noktasında önemli bir adım olsa da aile huzuru için her zaman kesin bir çözüm sunamamıştır. Erkek egemen toplumun erkeği kutsayıp kadını indirgemesi gibi, bazı yaklaşımlar da kadını kutsayıp erkeği indirgeyerek yalnızlaşan bireyler yaratmıştır. Günümüzde yaşanan evlilik problemlerinin ve aile facialarının temelinde, bu dengesiz güç dağılımı ve doğru anlaşılamayan özgürlük kavramları yatmaktadır.

Erkekleri Duyarsızlaştıran Faktörler

Eşlerin birbirine karşı sergilediği vurdumduymazlık ve ilgisizlik şikayetlerinin temelinde iki ana neden bulunmaktadır:

  1. Annelerin Tutumu: Erkek çocuklarını aşırı değer vererek ve sığınarak büyüten anneler, onları bencilleştirebilmektedir. Annesini aşağılayan ancak annesi tarafından sürekli mazur görülen bir erkek, evlendiğinde aynı tepkiyi eşinden de beklemektedir.
  2. Özgüven ve Özdeğer Eksikliği: Kadının ilgiye aşırı muhtaç olması, erkeğe kapasitesinden fazla değer yüklemesine neden olur. Bu durum erkeği bencilleştirirken, kadını pasifleştirir ve duygusal bağımlılığı artırır.

Çocuk Yetiştirmede Çifte Standartlar ve İffet Algısı

Toplumda kız ve erkek çocuklarına yönelik uygulanan farklı disiplin yöntemleri, çocukların cinsel kimlik algılarını hatalı yapılandırmasına yol açar. Aşağıdaki tablo, bu tutarsız yaklaşımları özetlemektedir:

DurumKız Çocuğuna YaklaşımErkek Çocuğuna Yaklaşım
Hata YapmaSert uyarılır ve kısıtlanır.Normal karşılanır veya görmezden gelinir.
Dışarı ÇıkmaGündüz vakti bile sınırlandırılır.Gece geç saatlere kadar izin verilir.
Duygusal İlişkilerAğır ithamlar ve cezalar uygulanır.İftiharla ve gururla anlatılır.
Öfke KontrolüYasaklanır ve bastırılır.Doğal bir süreç olarak görülür.

Bu adaletsiz tutum, toplumun iffet ve ahlak algısını da zedelemektedir. İffet kavramı sadece kadınlar için değil, tüm bireyler için geçerli bir erdemdir. Yanlışın cinsiyeti olmaz; bir eylem ahlaka aykırıysa bu her iki cinsiyet için de geçerlidir.

Bilinçli Ebeveynlik İçin Öneriler

Modern algı, bastırılan duyguların artacağını savunarak sınırsız özgürlük vaat etse de, insan nefsinin tatmin olabileceği bir son yoktur. Çözüm, duyguları yok saymak veya tamamen serbest bırakmak değil, onları doğru yönlere kanalize etmektir. Sağlıklı bir ruhsal gelişim için şu noktalara dikkat edilmelidir:

  • Potansiyelini Keşfetmesine İzin Verin: Özellikle erkek çocuklarına zorluklarla baş etme fırsatı tanınmalıdır.
  • Mahrumiyetin Gücünü Kullanın: Her istediği anında karşılanan çocuk, sorumluluk bilincinden uzaklaşır. Mahrumiyet en büyük nimettir; çünkü karakteri güçlendirir.
  • Bireyselliğe Saygı Duyun: Çocuklar sizin uzantınız değil, farklı kişilikleri olan bireylerdir. Kendi yaşayamadıklarınızı onlara yüklemeyin.
  • Dengeyi Koruyun: Ne aşırı ilgisizlik ne de ilgi bombardımanı; ideal olan ölçülü ve rehberlik eden bir sevgidir.

Çocuklarımızı terbiye ederken aslında kendi zafiyetlerimizi de terbiye ederiz. Her çocuk, ebeveynin kendini yeniden okuyup yapılandırması için eşsiz bir fırsattır.

Psikolog / Psikoterapist Fatma ÇAKIR ÇALIŞKAN

Yazar Hakkında

Psk. Fatma Çakır Çalışkan

Psk. Fatma Çakır Çalışkan

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.