The effect of music on state anxiety in patients undergoing extracorporeal shockwave lithotripsy

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Ekstrakorporeal Şok Dalga Litotripsi (ESWL) ve Hasta Psikolojisi
Ekstrakorporeal şok dalga litotripsi (ESWL), üroloji kliniklerinde böbrek taşlarını kırmak amacıyla en sık başvurulan yöntemlerden biridir. Bu bilimsel çalışma, ESWL yöntemiyle böbrek taşı tedavisi gören hastalarda müzik dinlemenin durumluk kaygı (state anxiety) üzerindeki etkinliğini incelemeyi amaçlamaktadır. İşlem öncesi veya işlem sırasında uygulanan müzik terapisinin, hastaların psikolojik durumları üzerindeki belirleyici rolü araştırılmıştır.
Araştırma Metodolojisi ve Hasta Grupları
Çalışma kapsamında, kliniğimizde ilk kez ESWL uygulanacak olan toplam 80 hasta (50 erkek, 30 kadın) değerlendirmeye alınmıştır. Katılımcılar, müziğin uygulama zamanına göre üç farklı gruba randomize edilmiştir. Araştırmada kullanılan temel ölçüm aracı, işlem sonrası hastaların kaygı düzeylerini belirlemek amacıyla uygulanan Durumluk-Sürekli Kaygı Envanteri (STAI) testidir.
Çalışma gruplarının dağılımı şu şekildedir:
| Grup Kategorisi | Hasta Sayısı | Uygulama Detayı |
|---|---|---|
| 1. Grup | 24 | İşlemden 20 dakika önce kulaklıkla enstrümantal klasik müzik dinledi. |
| 2. Grup | 28 | İşlem sırasında enstrümantal klasik müzik dinledi. |
| 3. Grup (Kontrol) | 28 | İşlem öncesinde veya sırasında müzik dinlemedi. |
Çalışma Bulguları ve İstatistiksel Analiz
Elde edilen verilerin analizi sonucunda, müzik dinleyen gruplar (işlem öncesi veya sırası) ile kontrol grubu arasında durumluk kaygı puanları açısından anlamlı bir fark tespit edilmiştir. Randomizasyon değerlendirmesi, grupların yaş ve cinsiyet dağılımı açısından homojen bir yapıda olduğunu doğrulamıştır.
İstatistiksel sonuçlara göre öne çıkan bulgular şunlardır:
- İşlem öncesi müzik dinleyenler ile işlem sırasında dinleyenler arasında kaygı puanları açısından anlamlı bir fark bulunmamıştır.
- Her iki müzik grubu da kontrol grubuna oranla çok daha düşük kaygı skorları sergilemiştir.
- Grupların homojen dağılımı, sonuçların güvenilirliğini artırmıştır.
Sonuç: Hasta Konforu ve Toleransın Artırılması
Yaş ve cinsiyet açısından homojen dağılım gösteren gruplar arasında, müzik dinleyen hastaların kontrol grubuna kıyasla belirgin derecede düşük kaygı puanlarına sahip olduğu görülmüştür. Bu veriler, ağrı tetikleme potansiyeli olan ESWL gibi prosedürlerde hasta toleransını ve konforunu artırmak için müzik terapisinin destekleyici bir yöntem olarak kullanılabileceğini kanıtlamaktadır.
Sonuç olarak, klinik uygulamalarda müzik dinletilmesi, hastaların tedavi sürecine daha kolay uyum sağlamasına yardımcı olan, keşfedilmeye açık ve etkili bir yaklaşımdır.
© 2021 John Wiley & Sons Ltd.



