prostat kanseri

Prostat dokusundaki hücreler zaman içinde çeşitli etkilerle yapısal değişimler geçirebilir ve kontrolsüz çoğalma eğilimi kazanabilir. Bu süreci başlatan veya hızlandıran etkenler kişiden kişiye değişkenlik göstermektedir. Bu hususta En güçlü belirleyiciler yaş ve genetik yatkınlık gibi değiştirilemeyen faktörlerdir; buna ek olarak yaşam tarzı (hareketsiz yaşam vb.) ve çevresel etkenler riskin artmasına katkıda bulunabilir. En belirgin risk artışı ileri yaşla ilişkilidir; yaş ilerledikçe prostat kanseri görülme olasılığı yükselir. Ailede prostat kanseri öyküsü olan kişiler de daha yüksek risk grubunda değerlendirilmektedir. Özellikle baba veya kardeşte prostat kanseri bulunması, risk profilini oldukça güçlendiren bir veridir. Prostat kanserinden korunma , temelde iki noktaya dayanır: riskin kişiye göre doğru sınıflanması ve olası bir değişimin erken fark edilmesini sağlayacak bir kontrol düzeninin kurulması. Özellikle aile öyküsü olan kişilerde, risk değerlendirmesinin daha erken yaşlarda yapılması ve kontrol aralıklarının buna göre belirlenmesi önemli hale gelir. prostat kanseri erken dönemde hiç belirti vermeyebilir ve kontrol sırasında kanda bakılan PSA testi sonucundan yapılan biyopsi neticesinde saptanabilir. Belirti olduğunda idrar düzeninde değişiklik, idrarda kan veya menide kan gibi bulgular görülebilir. Bu kanser Erken evrede yakalandığında tedavi başarısı yüksektir ve uygun izlemle uzun süre kontrol altında kalabilir. Tedavi seçimi evreye, risk grubuna ve kişinin genel durumuna göre yapılır.







