Doktorsitesi.com

Böbrek kanseri nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Prof. Dr. Mustafa SOFİKERİM
Prof. Dr. Mustafa SOFİKERİM
13 Temmuz 20166021 görüntülenme
Randevu Al
  • Böbrek kanseri, böbrek dokusunda kötü huylu hücrelerin kontrolsüz büyümesiyle oluşan ve genellikle 60-70 yaş aralığındaki bireylerde görülen bir hastalıktır.
  • Günümüzde vakaların büyük bir çoğunluğu, ileri görüntüleme teknikleri sayesinde henüz belirti vermeden rastlantısal olarak erken evrede teşhis edilebilmektedir.
  • Hastalığın birincil tedavisi cerrahi müdahale olup, tümörün boyutuna göre böbreğin bir kısmının veya tamamının kapalı ya da robotik yöntemlerle çıkarılması hedeflenir.
Böbrek kanseri nedir? Belirtileri ve Tedavisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Böbrek Kanseri (Renal Hücreli Karsinom) Nedir?

Böbrek kanseri, böbrek dokusu içerisinde habis (kötü huylu) hücrelerin kontrolsüz bir şekilde büyümesiyle karakterize bir hastalıktır. Tıp literatüründe renal hücreli karsinom olarak adlandırılan bu hastalık, dünya genelindeki tüm kanser tanılarının yaklaşık %2’sini oluşturmaktadır. Erken teşhis imkanlarının artmasıyla birlikte, günümüzde birçok vaka henüz başlangıç aşamasındayken tespit edilebilmektedir.

Son 25 yılda, özellikle Avrupa'da böbrek kanseri görülme sıklığında bir artış gözlemlense de hayatta kalma oranları gelişen teknoloji sayesinde yükselmiştir. Ultrason ve Bilgisayarlı Tomografi (BT) gibi görüntüleme yöntemlerinin yaygın kullanımı, tümörlerin erken evrede yakalanmasını sağlamaktadır. Hastalık genellikle 60-70 yaş aralığındaki bireylerde teşhis edilmekte olup, erkeklerde kadınlara oranla daha sık görülmektedir.

Böbreğin Yapısı ve Vücuttaki Görevleri

Böbrekler, karın bölgesinin üst kısmında, omurganın her iki yanında yer alan ve idrar oluşumunu sağlayan hayati organlardır. Sırttaki güçlü kaslar ve alt kaburgalar tarafından korunan bu organlar, Gerota kılıfı adı verilen dayanıklı bir tabaka ile çevrilidir. Böbreklerin temel işlevleri ve anatomik özellikleri şunlardır:

  • Boşaltım: Metabolizma sonucu oluşan zararlı maddeleri ve fazla suyu idrar yoluyla vücuttan uzaklaştırır.
  • Regülasyon: Kan basıncının (tansiyon) dengelenmesinde kritik rol oynar.
  • Kan Yapımı: Alyuvar üretimini destekleyen hormonlar salgılar.
  • Dolaşım Bağlantısı: Temiz kanı Aorta üzerinden alırken, kirli kanı Vena Kava (ana toplar damar) aracılığıyla kalbe geri gönderir.

Böbrek Kistleri ve Böbrek Kanseri Arasındaki Farklar

Böbrekte saptanan her kitle kanser anlamına gelmez. Özellikle basit böbrek kistleri, toplumda sıkça rastlanan ve genellikle tedavi gerektirmeyen iyi huylu oluşumlardır. Aşağıdaki tablo, bu iki oluşum arasındaki temel farkları özetlemektedir:

ÖzellikBasit Böbrek KistiBöbrek Kanseri (Tümör)
Karakterİyi huylu (Selim)Kötü huylu (Habis)
Hayati RiskGenellikle tehdit oluşturmazYaşamı tehdit edebilir
YayılımYayılma eğilimi göstermezÇevre dokulara ve uzak organlara yayılabilir
TedaviÇoğunlukla sadece takip yeterlidirCerrahi müdahale ve tıbbi tedavi gerektirir

Böbrek Kanserinin Evreleri

Böbrek kanseri, tümörün yayılım durumuna göre üç ana evrede değerlendirilir. Tedavi planı, hastalığın hangi aşamada olduğuna göre şekillenir:

  1. Lokalize Böbrek Kanseri: Tümör sadece böbrek içerisinde sınırlıdır ve dışarı taşmamıştır.
  2. Lokal İlerlemiş Böbrek Kanseri: Kanser böbrek dışındaki çevre dokulara, venlere (toplardamarlar), adrenal bezlere veya yakın lenf nodlarına ulaşmıştır.
  3. Metastatik Böbrek Kanseri: Kanser hücreleri ana tümörden koparak uzak lenf nodlarına veya akciğer, karaciğer, kemik gibi diğer organlara sıçramıştır.

Risk Faktörleri ve Korunma Yolları

Böbrek kanserinin kesin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, bazı faktörlerin hastalık riskini artırdığı kanıtlanmıştır. En yaygın risk faktörleri arasında sigara kullanımı ve obezite yer almaktadır. Ayrıca, yüksek kan basıncı (hipertansiyon) olanlar ve birinci derece akrabalarında böbrek kanseri öyküsü bulunan kişiler daha yüksek risk altındadır.

Sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemek, sigarayı bırakmak ve ideal vücut ağırlığını korumak, böbrek kanseri gelişme riskini önemli ölçüde azaltabilmektedir.

Tanı Yöntemleri ve Belirtiler

Böbrek kanserinde klasik üçlü belirti olarak bilinen idrarda kanama, yan ağrısı ve ele gelen kitle semptomları, hastaların yalnızca %10-15'inde görülür. Günümüzde vakaların yaklaşık 3/4'ü, başka bir şikayetle yapılan ultrason veya "check-up" taramaları sırasında rastlantısal olarak teşhis edilmektedir.

Tanı sürecinde kullanılan temel yöntemler şunlardır:

  • Ultrasonografi: İlk değerlendirmede solid kitlelerin tespiti için kullanılır.
  • Bilgisayarlı Tomografi (CT) ve MRI: Kitlenin yapısını ve yayılımını detaylı incelemek için gereklidir.
  • Ek Tetkikler: Akciğer grafisi, kemik sintigrafisi veya PET taraması, metastaz şüphesi durumunda uygulanır.

Böbrek Kanseri Tedavi Yöntemleri

Böbrek kanserinin birincil ve en etkili tedavisi cerrahi müdahale ile tümörün çıkarılmasıdır. Uygulanacak cerrahi yöntem, tümörün boyutuna ve konumuna göre belirlenir.

Cerrahi Seçenekler

  • Radikal Nefrektomi: Tümörün büyük olduğu durumlarda böbreğin tamamının, çevre yağ dokusu ve bazen böbrek üstü bezi ile birlikte çıkarılmasıdır.
  • Parsiyel Nefrektomi (Nefron Koruyucu Cerrahi): Tümör çapı 4 cm veya daha küçük ise sadece tümörlü bölge alınır ve sağlam böbrek dokusu korunur.

Ameliyat Teknikleri

Günümüzde cerrahi işlemler geleneksel açık cerrahi yerine, daha az kan kaybı ve hızlı iyileşme sağlayan laparoskopik veya robotik laparoskopik yöntemlerle gerçekleştirilebilmektedir. Ancak tümörün çok büyük olması veya ana toplardamarda tümör trombusü bulunması durumunda açık cerrahi tercih edilmelidir.

Böbrek kanseri hücreleri kemoterapiye karşı dirençli olduğu için bu yöntemin tedavideki yeri sınırlıdır. Radyoterapi ise genellikle kemik veya beyin gibi bölgelere sıçrayan metastatik lezyonların kontrol altına alınmasında tercih edilir.

Etiketler

Böbrek kanseri tanısıBöbrek kanseri tedavi yöntemleriBöbrek kanseri kimlerde olurBöbrek kanseri nasıl önlenebilirBöbrek kanserleri'nin tedavisiBöbrek kanseri için risk faktörleri

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Mustafa SOFİKERİM

Prof. Dr. Mustafa SOFİKERİM

Prof. Dr. Mustafa Sofikerim​,  20 yıla aşkın süredir birçok başarılı operasyona imza atan Prof. Dr. Mustafa Sofikerim, 1999 yılında Hacettepe Üniversitesi İngilizce Tıp Fakültesi’nden mezun olmuş ve tıp doktoru unvanını almıştır. İhtisasını ise yine Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yapmış ve 2004 yılında Üroloji Uzmanı olmuştur. Akademik çalışmalarına 2005 yılında Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı’nda Öğretim görevlisi olarak başlayan Prof. Dr. Mustafa Sofikerim, 2006 yılında bir yıl süre ile Manisa Asker Hastanesi’nde yedek subay olarak askerlik vazifesini yerine getirmiştir. 2007 yılında ise Yardımcı Doçent kadrosuna yükselmiştir. 2007 yılında Avrupa Üroloji Topluluğunun açmış olduğu sınavda başarılı olarak FEBU (Avrupa Üroloji Uzmanlığı) unvanını almıştır. 2009 yılında ise University of Heidelberg Klinikum Heilbronn Üroloji Anabilim Dalı’nda laparoskopik üroloji ile ilgili çalışmalarda bulunmuş olup 2011 yılında Doçentliğe, 2016 yılında da Profesörlüğe yükselmiştir.
Prof. Dr. Mustafa Sofikerim, 2011 yılından beri Acıbadem Hastanesi Üroloji Kliniği’nde hizmet vermektedir.. Şu an Prof. Dr. Mustafa Sofikerim, yeni hizmete giren Acıbadem Ataşehir Hastane kompleksinde tam gün görev yapmaktadır. Ayrıca kendisi Türk Üroonkoloji Derneği, , Türk Üroloji Derneği, Türk Endoüroloji Derneği, Avrupa Üroloji Derneği (’ACTIVE MEMBER’ üyeliği), Endourology Society üyeliği ve Ürolojik Cerrahi Derneği gibi birçok mesleki kuruluşa üyedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.