Doktorsitesi.com

Sürekli korse takmak zararlı….!

Op. Dr. E. Onur Kulaksızoğlu
Op. Dr. E. Onur Kulaksızoğlu
14 Ağustos 20151781 görüntülenme
Randevu Al
  • Korse kullanımıyla elde edilen incelme yağ dokusundan değil, omurgayı ayakta tutan kas dokusunun hızla erimesinden kaynaklanmaktadır.
  • Korseler bel ve karın bölgesindeki kasları devre dışı bırakarak vücudun doğal destek mekanizmasını felç etmekte ve kas atrofisine yol açmaktadır.
  • Uzmanlar, cerrahi müdahalelerde bile korse kullanımını 45 günle sınırlandırırken, kontrolsüz kullanımın kalıcı omurga hasarlarına zemin hazırladığı konusunda uyarmaktadır.
Sürekli korse takmak zararlı….!
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Korse ile Zayıflama Sloganlarının Arkasındaki Gerçekler

Son günlerde basın ve yayın organlarında sıkça rastlanan korse ile fit görünme ve zayıflama sloganları, halkımıza ne yazık ki yanlış bir mesaj olarak iletilmektedir. Bu tür iddialar, özellikle bölgesel kilo problemi yaşayan ve karın, bel, sırt kaslarının hayati fonksiyonları hakkında yeterli bilgiye sahip olmayan bireyler için yanıltıcı bir cazibe merkezi oluşturmaktadır. Kişilerin lokal zayıflama ve estetik bir karın yapısına sahip olma isteği, korse kullanımını ilk planda mantıklı bir çözüm gibi gösterse de durum göründüğünden çok daha karmaşıktır.

Omurga Sağlığında Kas Yapısının Kritik Rolü

Bel ve karın bölgesi, son derece kompleks bir kas mimarisine sahiptir. Bu bölgede uzunlamasına seyreden kas gruplarının yanı sıra, bu yapıya çapraz ve yere paralel şekilde eklemlenen farklı kas grupları bulunur. Her bir kas bölümü ayrı fonksiyonlara hizmet etse de, bir bütün olarak omurganın en önemli destek dokusunu oluştururlar.

Sağlıklı ve esnek bir omurganın bizi ayakta tutabilmesi ve hareket kabiliyetimizi koruyabilmesi için üç temel destek mekanizması mevcuttur:

  • Kaslarımız (En dinamik destek dokusu)
  • Sağlam bir kemik yapısı
  • Eklemler

KOR Kaslarının Fonksiyonel Önemi

Bir futbolcunun topa vurabilmesinden bir basketbolcunun şut çekebilmesine kadar tüm fiziksel aktivitelerde en kritik görevi KOR (Core) kasları üstlenir. KOR kasları; öndeki karın kasları ile arkada uzunlamasına ve çapraz şekilde uzanan kasların bir bütünüdür. Bu kas grubu, vücudun denge merkezini oluşturarak omurganın yükünü paylaşır.

Korse Kullanımının Kas Dokusu Üzerindeki Olumsuz Etkileri

Korse kullanımı, aslında bu bölgedeki kas yapısını dıştan bir sarmal ile By-Pass etmek, yani kasları tamamen devre dışı bırakmak anlamına gelir. Korsenin sağladığı fit görünüm ve zayıflama hissi tamamen bir yanılgıdan ibarettir. Hareket kabiliyeti kısıtlanan ve çalışması engellenen kaslar, çok hızlı bir şekilde erimeye başlar.

Korse kullanımıyla elde edilen incelmenin yağ dokusundan değil, aksine kazanılması çok zor olan ve omurgayı ayakta tutan kas dokusundan kaynaklandığını anlamak, ileride telafisi zor sağlık sorunlarına yol açabilir.

Uzman Görüşü: Tıbbi Müdahale ve Kas Atrofisi

Omurilik ve Sinir Cerrahları olarak bizler, omurgaya yönelik en ciddi cerrahi müdahalelerde dahi korse kullanımını maksimum 45 gün ile sınırlandırmaktayız. Bu sürenin bile kas sağlığı açısından risk yaratabileceğini bildiğimiz için, tedaviyi mutlaka aktif egzersizlerle desteklemekteyiz.

Korsenin vücut üzerindeki etkisini şu çarpıcı örnekle açıklayabiliriz:

DurumEtki ve Sonuç
Alçı UygulamasıKırık nedeniyle 1-1.5 ay alçıda kalan bir uzuv, alçı çıktığında diğerine göre incelmiş ve kurumuş (atrofiye uğramış) olur.
Korse KullanımıOmurganın destek kas dokularını devre dışı bırakarak aynı "kuruma" ve "incelme" etkisini bel bölgesinde yaratır.

Sonuç olarak, korse kullanımı omurganın doğal destek sistemini felç ederek, geçici bir estetik uğruna kalıcı kas kayıplarına ve omurga istikrarsızlığına zemin hazırlamaktadır.

Etiketler

Omurga sağlığıKorseOmurga ağrısıExtremiteKorse takmak zararlı mı?Korse kullanmak zararlı mıdır?

Yazar Hakkında

Op. Dr. E. Onur Kulaksızoğlu

Op. Dr. E. Onur Kulaksızoğlu

Op. Dr. E. Onur Kulaksızoğlu

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.