Doktorsitesi.com

SOSYAL MEDYANIN ÇOCUKLAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

Klinik Psikolog Leman Özdağtekin
Klinik Psikolog Leman Özdağtekin
4 Kasım 2022203 görüntülenme
Randevu Al
İnternet; toplumun ayrılmaz bir parçası olmakla birlikte eğitim ve iletişim alanlarının en hızlı erişim yollarından biridir. Son yıllarda, özellikle Covid-19 sürecinde dersler çevrimiçi ortamına taşındıktan sonra internet çocukların okul yaşantısını kesintiye uğramamasını, okul saatleri dışında arkadaşları ile beraber ödev yapabilmelerini, beyin fırtınası yaparak etkili grup projelerinde yer almalarını, akademik başarılarını koruyabilmelerini sağladı. Sosyal medya ise çocukların yüz yüze görüşemedikleri arkadaşları ile iletişimde kalabilmelerini, yeni kişilerle tanışabilmelerini, hayranlık duydukları ünlüleri ve grupları takip edebilmelerini, sanal ortamda sosyalleşmelerini kolaylaştırdı. Ayrıca, farklılıklara saygı göstermek gibi bazı değerleri benimseyebilmelerini, toplumsal olaylara farklı açılardan bakabilmelerini, daha hoşgörülü ve toleranslı olabilmelerini pekiştirdi.
SOSYAL MEDYANIN ÇOCUKLAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İnternet ve Sosyal Medyanın Çocuk Gelişimindeki Rolü

İnternet, modern toplumun ayrılmaz bir parçası olmasının yanı sıra eğitim ve iletişim alanlarına erişimin en hızlı yoludur. Özellikle Covid-19 süreci ile birlikte eğitim faaliyetlerinin çevrimiçi ortama taşınması, internetin çocukların okul yaşantısındaki kritik rolünü pekiştirmiştir. Bu süreçte dijital platformlar; çocukların derslerinin kesintiye uğramamasını, okul dışı saatlerde arkadaşlarıyla etkili grup projeleri yürütmelerini ve akademik başarılarını sürdürmelerini sağlamıştır.

Sosyal Medyanın Sosyalleşme ve Değerler Üzerindeki Etkisi

Sosyal medya platformları, çocukların yüz yüze görüşemedikleri arkadaşlarıyla iletişimde kalmalarına ve yeni kişilerle tanışarak sanal ortamda sosyalleşmelerine olanak tanır. Bu mecralar, çocukların ilgi duydukları alanları ve ünlüleri takip etmelerini kolaylaştırırken, aynı zamanda farklılıklara saygı göstermek gibi evrensel değerleri benimsemelerine de yardımcı olur. Toplumsal olaylara farklı açılardan bakabilme yetisi kazanan çocuklar, bu sayede daha hoşgörülü ve toleranslı bireyler haline gelebilmektedir.

Kontrolsüz Sosyal Medya Kullanımının Riskleri

Çocukların sosyal medyayı bilinçli kullanması avantajlar sağlasa da, kontrolsüz kullanım ciddi olumsuzlukları beraberinde getirmektedir. En büyük risklerden biri, yaş grubuna uygun olmayan müstehcen veya şiddet içerikli görsellerle karşılaşılmasıdır. Bu tür içerikler, çocukların cinsel gelişimini olumsuz etkileyerek cinsel kimlik gelişimi konusunda kaygı yaşamalarına neden olabilir.

Kişisel Verilerin Güvenliği ve İstismar Riski

Sosyal medyada tanınmayan kişilerle kurulan iletişim, kişisel verilerin çocuk istismarcıları tarafından ele geçirilmesine zemin hazırlayabilir. Ebeveynlerin bu zararlı içerik ve kişilere karşı alabileceği önleyici tedbirler şunlardır:

  • Güncel bir anti-virüs programı kullanmak.
  • Etkili içerik filtreleme yazılımlarından faydalanmak.
  • Çocuklarla dijital güvenlik üzerine düzenli iletişim kurmak.

Ergenlik Dönemi ve Dijital Davranış Biçimleri

Günümüzde ergenler, sosyal medyanın en aktif kullanıcı kitlesini oluşturmaktadır. Bu platformlar ergenlerin popüler olma arzusu, takdir edilme çabası ve egosantrik yapılarını besleyebilir. Ancak ekran başında geçirilen aşırı süre; aile bağlarının zayıflamasına, sanatsal ve fiziksel aktivitelerden uzaklaşılmasına neden olmaktadır. Bu durum, çocukların yaratıcılık, üretkenlik ve psikomotor becerilerini kısıtlamaktadır.

Fiziksel Sağlık ve Akademik Başarı Üzerindeki Etkiler

Hareketsiz yaşam tarzı ve yanlış oturma pozisyonları, çocukların beden gelişimini engelleyerek gelecekte ciddi sağlık problemlerine yol açabilir. Ayrıca sosyal medyanın uyku ve beslenme alışkanlıkları üzerindeki etkileri göz ardı edilmemelidir:

Etki AlanıOlumsuz Sonuçlar
Uyku DüzeniUyku kalitesinin düşmesi, ertesi gün yorgunluk ve konsantrasyon kaybı.
BeslenmeFast food ve paketli gıda tüketiminin artması.
Sosyal GelişimTakım sporlarından uzaklaşma, birlik ve beraberlik duygusunun gelişmemesi.
Akademik PerformansOdaklanma sorunlarına bağlı olarak ders başarısının düşmesi.

Psikolojik Sağlık ve Siber Zorbalıkla Mücadele

Araştırmalar, artan sosyal medya kullanımı ile ergenlerde benlik saygısının azaldığını, kaygı ve depresyon düzeylerinin ise arttığını göstermektedir. Bu tabloyu tetikleyen unsurlar arasında akran baskısı ve siber zorbalık ilk sıralarda yer almaktadır. Ebeveynlerin çocuklarıyla etkili iletişim kurması, onları aile aktivitelerine dahil etmesi ve internet kullanımına makul kısıtlamalar getirmesi bu süreçte hayati önem taşır.

Siber Suçlara Karşı Bilinçlendirme ve Güvenlik Kuralları

Çocukların siber suçlar konusunda eğitilmesi, dijital dünyadaki güvenlikleri için temel şarttır. Ebeveynler, çocuklarına şu kritik güvenlik kurallarını öğretmelidir:

  1. Güçlü Şifre Kullanımı: Facebook, Instagram, Snapchat, TikTok ve Twitter gibi uygulamalarda karmaşık şifreler belirlenmelidir.
  2. Gizlilik: Özel şifreler, ev adresi veya ebeveynlerin kredi kartı bilgileri asla kimseyle paylaşılmamalıdır.
  3. Şüpheli Bağlantılar: Kaynağı bilinmeyen mesaj veya e-postalardaki linklere tıklanmamalıdır.
  4. İletişim Sınırları: Güven vermeyen kişilerin mesajlarına ve olumsuz içeriklere yanıt verilmemelidir.

Etiketler

Sosyal medyaSosyal medyanın etkileriSosyal medyanın çocuklara etkisi

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Leman Özdağtekin

Klinik Psikolog Leman Özdağtekin

Uzm. Kl. Psk. Leman Özdağtekin, 2003 yılında Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü’nden mezun olmuş, Yüksek Lisansını İstanbul Kent Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Klinik Psikoloji Bölümünden yüksek derece ile tamamlamıştır. Yüksek Lisans bitirme projesini “OKB Özelliklerine Sahip Çocukların Sınav Kaygısı İle Baş Edebilmelerinde Kullanılan Bilişsel Davranışçı Yöntemler” üzerinde yapmıştır. Ergen ve yetişkinlerle çalışan Leman Özdağtekin, ağırlıklı olarak Şema ve Bilişsel Davranışçı Terapi yaklaşımını benimsemekte, vaka özelinde Gestalt, Çözüm Odaklı Terapi ve Psikanalitik yöntemleri kullanmaktadır. Çeşitli özel kurumlarda 20 sene Psikolojik Danışman olarak görev almış, ülke genelinde çocuk ve ergenler üzerinde PDR-psikoloji-psikiyatri kongre ve seminerlerine katılmış, bazı televizyon programlarına Uzman Klinik Psikolog olarak konuk olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.