Doktorsitesi.com

SONBAHAR DEPRESYONUNA AMAN DİKKAT!

Klinik Psikolog Nalan Erlik
Klinik Psikolog Nalan Erlik
27 Eylül 2019136 görüntülenme
Randevu Al
SONBAHAR DEPRESYONUNA AMAN DİKKAT!
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Depresyon Nedir? Çökkünlük Hali ve Genel Tanımı

Tek kelimeyle “çökkünlük” olarak adlandırılabilecek olan depresyon, gündelik yaşamda halk arasında tüm mutsuzluk dönemleri için yaygın bir biçimde kullanılan bir terimdir. Çevremizde mutsuz olan kişilerin, kendilerini sıklıkla “depresyonda” olarak tanımladıklarına rastlamaktayız. Ancak klinik anlamda depresyon, geçici bir mutsuzluktan çok daha derin bir tabloyu ifade eder.

İşin özüne bakıldığında depresyon; kişinin derin üzüntülü bir duygu durumu içinde olduğu, düşünme, konuşma ve hareketlerde yavaşlamanın görüldüğü ruhsal bir hastalıktır. Bu süreçte bireyde değersizlik, karamsarlık, bitkinlik ve isteksizlik duygu ve düşünceleri hâkim olur. Birey, daha önceleri keyif aldığı kişi, ortam, etkinlik ve durumlardan artık keyif alamamaya başlar.

Sözü geçen bu duygu ve düşünceler bazen bedensel veya ruhsal bir hastalığa (kanser, hipotiroidi, kalp ve damar hastalıkları, beyin tümörleri, yoğun enfeksiyonlar vb.) bağlı olabilir. Bazı durumlarda ise depresyon, başka herhangi bir hastalıktan bağımsız olarak da ortaya çıkabilmektedir.

Depresyonu Gündelik Mutsuzluktan Ayıran Farklar

Yaşam boyunca insan hep aynı duygu modunda kalamaz; zaman zaman duyguların içerik ve yoğunluğu değişiklik gösterebilir. Yaşanan olaylar, anılar, uyaranlar ve duygusal tepkilerimiz bu değişimlerin belirleyicisi olabilir. Örneğin, kadınların regl dönemleri ya da mevsim geçişleri duygu durumumuzu etkileyebilmektedir.

Depresyonda ayırt edici olan temel unsur, belirgin bir sebep olmaksızın uzun süre, aşırı ve durumla uyumsuz olan duygusal tepkilerin varlığıdır. Bu durum, geçici hüzünlerden klinik tabloyu ayıran en önemli kriterdir.

Depresyonun Belirtileri Nelerdir?

Depresyonun tanılanmasında kullanılan temel belirtiler şu şekilde özetlenebilmektedir:

  • Çökkün duygu durumu: Hemen her gün ya da günün büyük bir bölümünde hissedilen boşluk ve üzüntü hali.
  • İlgi kaybı: Sevilen etkinliklere karşı ilgide belirgin azalma.
  • Kilo değişimi: İstek dışı aşırı kilo verme ya da alma.
  • Uyku bozuklukları: Hemen her gece uykusuzluk çekme ya da aşırı uyuma.
  • Psikomotor değişimler: Hareketlerde aşırı hızlanma ya da yavaşlama.
  • Duygusal yükler: Değersizlik ve suçluluk duyguları.
  • Bilişsel zorluklar: Dikkati toplamada zorluk, düşünme yetilerinde gerileme, buna bağlı performans kayıpları ve kazalar.
  • Zihinsel süreçler: Yineleyici ölüm düşünceleri.

Tanı Kriterleri ve Şiddet Sınıflandırması

Söz konusu belirtilerin depresif bozukluk olarak adlandırılabilmesi için belirli kriterlerin karşılanması gerekir. Bu kriterler şunlardır:

KriterAçıklama
SüreBelirtilerin en az iki hafta (ağır durumlarda bir hafta) sürmesi gerekir.
NedenBelirtilerin madde kullanımı ya da tıbbi bir hastalıkla ilgisinin olmaması şarttır.
İşlevsellikSemptomlar nedeniyle iş, okul, aile ve toplum rollerinde işlev kaybı yaşanmalıdır.

Depresyonun şiddeti, semptomların yoğunluğuna göre hafif, orta ve şiddetli şeklinde sınıflandırılmaktadır.

Mevsimsel Depresyon: Kış Depresyonu Nedir?

Depresif bozuklukların pek çok farklı tipi mevcuttur. Halk arasında “sonbahar depresyonu” olarak da bilinen Kış Depresyonu, mevsimle doğrudan bağlantılı bir türdür. Bu tip, dünyanın ekvator bölgesinden uzaklaşıldıkça görülme sıklığı artan bir yapıya sahiptir.

Kış depresyonu hakkında bilinmesi gereken önemli veriler şunlardır:

  • Görülme Sıklığı: Ekvatordan uzak bölgelerde görülme oranı %6 civarındadır.
  • Cinsiyet Dağılımı: Hastaların %60-90’ı kadındır.
  • Zaman Aralığı: Kuzey yarıküre için Ekim-Kasım aylarında başlayıp, Şubat-Nisan aylarında sona erer.
  • Belirtiler: Aşırı kilo alma, aşırı uyuma ve karbonhidrat açlığı gibi tipik olmayan belirtiler görülür.

Bir görüşe göre bu durum; organizmanın fizik çevredeki değişimlere uyum sağlamasında rol oynayan sistemlerin bozukluğundan kaynaklanmaktadır. Literatürde tam tersi şekilde, yaz mevsimlerinde düzenli olarak depresyona giren vakalar da bulunmaktadır.

Depresyonla Baş Etme Yöntemleri ve Tedavi

Mevsimsel depresyonun tedavisinde fototerapi (ışık tedavisi), antidepresanlardan daha etkili olabilmektedir. Bu nedenle, riskli bölgelerde yaşayan kişilerin ekvatora yakın bölgelere taşınmalarının mevsimsel depresyon üzerindeki olumlu etkisi yadsınamaz.

Depresif belirtiler gösteren bireyler; öncelikle kansızlık, hipotiroidi ve vitamin eksikliği gibi durumlar için ayrıntılı tıbbi muayenelerden geçmelidir. Eğer fizyolojik bir neden yoksa, şu adımlar izlenmelidir:

  1. Profesyonel Destek: Psikiyatrik ve psikoterapötik yardım almayı geciktirmemek kritik önemdedir.
  2. Yaşam Düzeni: Düzenli uyku, sağlıklı beslenme ve spor rutini oluşturulmalıdır.
  3. Sosyal ve Kültürel Aktivite: Kişisel ilgilere uygun etkinliklere katılmak ve sosyalleşmek.
  4. Yeni Beceriler: Enstrüman çalmak, dil öğrenmek veya akademik planlar yapmak.
  5. Doğa ve Canlılar: Açık havada vakit geçirmek, toprakla ilgilenmek veya bir evcil hayvan edinmek.

Bu tür olumlu yaşantıları hayata dahil etmek, pozitif gelişmeleri deneyimlemenize yardımcı olacaktır. Hiçbir depresif bozukluğun hayatınızda yer bulamaması dileğiyle.

Etiketler

Mevsimsel depresyonDuygudurumSonbaharda depresyonfototerapi kış depresyonu

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Nalan Erlik

Klinik Psikolog Nalan Erlik

Uzm.KI.Psk.Nalan Erlik, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından, Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümünü tamamlamıştır. Klinik Psikoloji Yüksek Lisans eğitimini İstanbul Gelişim Üniversitesi'nde yapmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.