Doktorsitesi.com

Sleeve gastrektomi (tüp mide)

Doç. Dr. İbrahim Sakçak
Doç. Dr. İbrahim Sakçak
30 Nisan 20151123 görüntülenme
Randevu Al
  • Tüp mide ameliyatı, midenin büyük bir kısmının çıkarılarak hacminin küçültülmesi ve açlık hormonu Ghrelin'in azaltılması yoluyla kilo kaybı sağlar.
  • Laparoskopik yöntemle uygulanan bu işlem, hızlı iyileşme süreci sunarken bağırsak yapısını bozmadığı için vitamin eksikliği ve Dumping Sendromu riskini minimize eder.
  • Ameliyat sonrası başarı için ilk aylarda kademeli bir beslenme programına uyulması ve düzenli doktor kontrollerinin aksatılmaması kritik önem taşır.
Sleeve gastrektomi (tüp mide)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Tüp Mide Ameliyatı Nedir? (Sleeve Gastrektomi)

Tüp mide ameliyatı, günümüzde obezitenin cerrahi tedavisinde en sık tercih edilen yöntemlerin başında gelmektedir. Bu operasyonda midenin yaklaşık 3/4’lük kısmı cerrahi olarak çıkarılır ve mide uzunlamasına bir tüp formuna getirilir. Mide hacminin küçülmesi sayesinde hastalar çok daha az gıdayla erken doyma hissine ulaşır ve bu durum sağlıklı bir kilo kaybı sürecini başlatır.

Operasyonun başarısı sadece hacim kısıtlamasına dayanmaz; aynı zamanda hormonal bir değişim de hedeflenir. Midenin fundus bölgesinden salgılanan ve "açlık hormonu" olarak bilinen Ghrelin, bu ameliyatla büyük oranda azalır. Sonuç olarak kişiler, ameliyat sonrası dönemde biyolojik olarak daha az yeme ihtiyacı hissederler.

Tüp Mide Ameliyatı Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Midenin Ne Kadarlık Kısmı Çıkarılır?

Sleeve gastrektomi operasyonunda midenin uzunlamasına %75'i (3/4) çıkarılır. Çıkarılan bu bölümün hacmi kişiden kişiye değişmekle birlikte 800 ml ile 2 litre arasındadır (yaklaşık 4-10 su bardağı). Ameliyat sonrasında geriye kalan mide hacmi ise yaklaşık 80-120 ml olup, bu miktar bir su bardağının yarısı kadardır.

Kilo kaybı şu iki temel mekanizma ile gerçekleşir:

  1. Mekanik Kısıtlanma: Mide hacminin küçülmesi ve mide hareketlerinin azalması.
  2. Hormonal Değişim: Vücuttaki Ghrelin hormonunun %80'i midenin fundus kısmından salgılanır. Bu bölgenin çıkarılması iştahı doğrudan azaltır.

Tüp Mide Ameliyatının Diğer Yöntemlerden Farkı Nedir?

  • Laparoskopik (Kapalı) yöntemle yapıldığı için iyileşme hızlı, ağrı az ve hastanede kalış süresi kısadır.
  • Midenin doğal fonksiyonları bozulmaz; pilor kapağı korunduğu için Dumping Sendromu riski düşüktür.
  • Bağırsak bypassı yapılmadığı için bağırsak tıkanıklığı, anemi ve kemik erimesi gibi riskler minimize edilir.
  • Crohn hastalığı gibi kronik bağırsak sorunları olan hastalar için daha güvenli bir seçenektir.
  • Gerekli durumlarda (tekrar kilo alımı gibi) ileride bypass ameliyatlarına dönüştürülebilir.

Ameliyat Sonrası Kilo Kaybı ve Beslenme Süreci

Kilo Verme Takvimi: Ameliyat sonrası kilo kaybı hızı kişisel faktörlere göre değişse de genel seyir şu şekildedir:

  • 1. Ay: Yaklaşık 15 kg
  • 2. Ay: Yaklaşık 10 kg
  • 3. Ay: 5-6 kg
  • Sonraki Aylar: Ayda 4-5 kg

Temel hedef, ilk 6 ayda fazla kilonun %70-80'ini vermek ve 2 yıl sonunda ideal kiloya ulaşmaktır.

DönemTüketilebilecek Gıdalar
1. GünSu, meyve suyu, tanesiz komposto (Kaçak testi sonrası)
2. GünTanesiz çorbalar
3. GünAyran ve yoğurt
1. HaftaHaşlanmış sebze ve meyveler
2. HaftaRafadan yumurta
3. HaftaBalık
4. HaftaKıymalı yemekler
6. Hafta+Çikolata hariç tüm gıdalar (kademeli geçiş)

Tüp Mide Ameliyatının Riskleri ve Komplikasyonları

Her cerrahi operasyonda olduğu gibi tüp mide ameliyatının da belirli riskleri bulunmaktadır. Deneyimli bir cerrah ve ekip tarafından yapılması bu riskleri minimize eder:

  • Kaçak Oluşması: Stapler (zımba) hattından sızıntı olmasıdır. Görülme oranı %2-4 arasındadır.
  • Kanama: Zımba hattında %1'den az oranda görülebilir, genellikle kendiliğinden iyileşir.
  • Emboli (Pıhtı): En ciddi komplikasyondur. Riski azaltmak için ameliyat öncesi ve sonrası kan sulandırıcı iğneler ve varis çorabı kullanılır.
  • Vitamin ve Mineral Eksikliği: Bağırsak yapısı değişmediği için nadir görülür ancak B1, B12 ve D vitamini takibi önemlidir.
  • Saç Dökülmesi: Hızlı kilo kaybına bağlı geçici bir durumdur; protein ve mineral desteği ile önlenebilir.
  • Sarkma: Verilen kilonun miktarı ve cilt yapısına bağlı olarak görülebilir; spor ve gerekirse plastik cerrahi ile çözümlenir.

Ameliyat Öncesi Hazırlık ve Gereklilikler

Kimler İçin Uygundur?

  • Vücut Kitle İndeksi (VKİ) 40 kg/m² üzerinde olanlar.
  • VKİ 35-40 kg/m² arasında olup; şeker hastalığı, hipertansiyon veya uyku apnesi gibi yandaş hastalığı olanlar.
  • 16-65 yaş arasındaki bireyler.

Ameliyat Öncesi Yapılması Gerekenler:

  1. Tetkikler: Rutin biyokimya, hemogram, hormon testleri (Kortizol, TSH vb.), EKG ve akciğer grafisi.
  2. Alışkanlıklar: Sigara en az 1 hafta önce, alkol ise 15 gün önce bırakılmalıdır.
  3. İlaçlar: Aspirin gibi kan sulandırıcılar 5 gün önce kesilmeli, yerine doktor kontrolünde iğne başlanmalıdır.
  4. Açlık: Ameliyat öncesi gece saat 24:00'ten itibaren yeme-içme durdurulmalıdır.

Ameliyat Sonrası Yaşam ve İyileşme

  • Hastanede Kalış: Genellikle 3 ile 5 gün arasındadır.
  • İşe Dönüş: Masa başı işler için 15 gün, fiziksel güç gerektiren işler için 3-4 hafta önerilir.
  • Cinsel Yaşam: İlk 2 hafta kısıtlama önerilir.
  • Banyo: Hastaneden çıktıktan bir gün sonra (yaklaşık 5-6. gün) yapılabilir.
  • Kontroller: 10. gün, 1. ay, 3. ay, 6. ay ve 1. yıl kontrolleri hayati önem taşır.

Önemli Not: Ameliyat sonrası dönemde mide koruyucu, ağrı kesici ve vitamin takviyeleri doktorun reçete ettiği şekilde düzenli kullanılmalıdır.

Etiketler

Tüp mide ameliyatından ne kadar sonra banyo yapabilirim?Tüp mide ameliyatından sonra normal yaşantıma dönmem ne kadarTüp mide ameliyatından sonra kilo vermem ne kadar süre devamTüp mide ameliyatından sonra ne kadar hastanede kalırım?Tüp mide ameliyatı ne kadar sürmektedir?Tüp mide ameliyatından önce hangi testleri yaptırmam lazım?Obezite ameliyatı olan hastalarda görülebilecek genel risklerTüp mide ameliyatı midenin ne kadarı çıkarılmaktadır?

Yazar Hakkında

Doç. Dr. İbrahim Sakçak

Doç. Dr. İbrahim Sakçak

Doç. Dr. İbrahim SAKÇAK, 1966 yılında Sungurlu’da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde başladığı tıp eğitimini 1989 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise SB. Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapmış ve 1995 yılında Genel Cerrahi Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.