Sınav kaygısına genel bir bakış
Sınav kaygısına genel bir bakış

Sınav Kaygısı Nedir?

Sınav kaygısı, insanların sınav durumlarında aşırı sıkıntı ve endişe yaşadıkları psikolojik bir durum ve bir tür performans kaygısıdır. Çoğu insan sınavlardan önce ve sınav sırasında bir dereceye kadar stres ve endişe yaşayabilmektedir. Sınav kaygısı öğrenmeyi bozabildiği gibi performansı da olumsuz etkileyebilir. Baskının yoğun olduğu ve iyi bir performansın önemli olduğu durumlarda, insanlar o kadar endişelenebilirler ki ellerinden gelenin en iyisini yapamayabilirler. Bu durumlarda çok başarılı olacak bilgi ve becerilere sahip olsalar da aşırı kaygıları performanslarını bozabilir. Sınav kaygısının şiddeti bir kişiden diğerine önemli ölçüde değişebilir. Bazı insanlar midelerinde "kelebekler" varmış gibi hissedebilir ve diğerleri sınava konsantre olmakta zorlanabilir.

Belirli bir miktar olduğunda insana yaşamsal bir güç veren kaygının, aşırıya kaçtığında ketleyici bir etkisi vardır. Yerkes-Dodson yasası, uyarılma seviyeleri ile performans arasında bir bağlantı olduğunu öne sürmektedir. Esasen, artan uyarılma seviyeleri sınavlarda daha iyi olmanıza yardımcı olabilir, ancak belirli bir noktaya kadar yardımcı olabilmektedir. Aşırı korku, konsantre olmanızı zorlaştırabilir ve çalıştığınız şeyleri hatırlamakta zorlanabilirsiniz. İncelemek için çok zaman harcadığınız tüm bilgilerin birdenbire zihninizde erişilemez göründüğünü hissedebilirsiniz.

Sınav Kaygısının Belirtileri Nelerdir?

Yüksek düzeyde sınav kaygısı olan bireyler, sınava gelmeyerek veya sorulara etkili bir şekilde cevap veremeyecek kadar panikleyerek durumdan kaçınabilirler. "Sınav kaygısı, fizyolojik aşırı uyarılma, gerginlik ve somatik semptomların bir kombinasyonudur. İnsanların sınava girerken veya öncesinde aşırı stres, endişe ve rahatsızlık yaşadıkları fizyolojik bir durumdur. Bu kaygı, öğrenme ve performansın önünde önemli engeller yaratabilmektedir. Araştırmalar, yüksek seviyelerde duygusal sıkıntının, düşük akademik performans ve daha yüksek genel öğrenci bırakma oranları ile doğrudan bir korelasyona sahip olduğunu göstermektedir. Sınav kaygısı, bir öğrencinin sosyal, duygusal ve davranışsal gelişiminin yanı sıra kendileri ve okulu hakkındaki duygularını olumsuz yönde etkileyerek daha geniş sonuçlara sahip olabilmektedir.

Yine; düşük benlik saygısı, öfke, depresyon ve umutsuzluk duyguları, yetersiz konsantrasyon, zayıf organizasyon , artan kalp atış hızı, aşırı terlemek, uyumakta zorluk ya da uykuyu sürdürmede zorluk, artan kahve, alkol,sigara tüketimi, hiperventilasyon dediğimiz gerekenden daha hızlı ve daha derin nefes alma durumu ki bu da genellikle panik atakla birlikte gelen bayılma hissine sebep olabilmektedir. Bu belirtilere ek olarak, kişinin sinirlilik hali, mide krampları, bulantı, ishal, sersemlik, nefes almada güçlük, ve ağız kuruluğu gibi problemlerle de karşılaşabilmekteyiz.

Sınav Kaygısının Sebepleri Nelerdir?

Gerçekçi olmayan düşünce biçimlerine sahip olmak kaygının oluşmasında en önemli süreçlerdir. Bunaltıya eğilimli kişilik yapısı (mükemmeliyetçi, rekabetçi) olanlarda daha sık görülür. Sosyal çevrenin beklentileri ve baskısı da önemli bir etkendir. Sınav kaygısı, bunu yaşayan bireyler için çok stresli olabilirken, çoğu insan bunun aslında oldukça yaygın olduğunun farkında değildir. Gerginlik ve kaygı, strese karşı tamamen normal tepkilerdir. Bununla birlikte, bazı insanlar için bu korku o kadar yoğun hale gelebilir ki, iyi performans gösterme yeteneklerine müdahale edebilir. Kötü çalışma alışkanlıkları, kötü geçmiş test performansı ve altta yatan bir anksiyete problemi, sınav kaygısına neden olabilmektedir. Sınav kaygısının olası nedenlerinden bahsedecek olursak;

Başarısızlık korkusu: Öz değer duygunuzu test puanlarınıza bağlarsanız, kendinize uyguladığınız baskı ciddi sınav kaygısına neden olabilir.

Zayıf test geçmişi: Daha önce sınavlarda başarısız olduysanız, ya yeterince çalışmadığınız için ya da çok endişeli olduğunuz için, cevapları hatırlayamıyorsanız, başka bir sınava girmek zorundaysanız, bu her seferinde daha fazla endişe ve olumsuz bir tavra neden olabilir.

Hazırlıksızlık: Çalışmadıysanız veya yeterince çalışmadıysanız, bu kaygı hissinizi artırabilir.

Biyolojik Nedenler:

Sınav öncesi ve sırasında olduğu gibi stresli durumlarda vücut adrenalin adı verilen bir hormon salgılar. Bu, bedeni olmak üzere olanla başa çıkmaya hazırlamaya yardımcı olur ve genellikle "savaş ya da kaç" yanıtı olarak anılır. Esasen, bu tepki sizi ya kalmaya ve stresle başa çıkmaya ya da durumdan tamamen kaçmaya hazırlar.Çoğu durumda, bu adrenalin patlaması aslında iyi bir şeydir. Stresli durumlarla etkili bir şekilde başa çıkmaya hazırlanmanıza yardımcı olarak, uyanık ve hazır olmanızı sağlar. Bununla birlikte, bazı insanlar için hissettiği kaygı semptomları o kadar aşırı hale gelebilir ki, sınava odaklanmayı zorlaştırır, hatta imkansız hale getirir.Mide bulantısı, terleme gibi durumlar, özellikle bu sınav kaygısı semptomlarıyla meşgul olurlarsa, insanları daha da gergin hissettirebilir.

Psikolojik Nedenler: Kaygının altında yatan biyolojik nedenlere ek olarak, bu durumda rol oynayabilecek birçok psikolojik faktör vardır. Bireyin beklentileri önemli bir faktördür. Örneğin, bir öğrenci sınavda kötü performans göstereceğine inanıyorsa, sınavdan önce ve sınav sırasında çok daha endişeli hale gelebilmektedir. Sınav kaygısı da bir kısır döngü haline gelebilir. Bir sınav sırasında kaygı yaşadıktan sonra, bireyler bunun tekrar olmasından o kadar korkabilirler ki, bir sonraki sınavda daha da endişelenebilirler. Söz konusu kaygıya defalarca katlandıktan sonra, problemi değiştirecek güçleri olmadığını hissetmeye başlayabilirler.Bu durumda olumsuz otomatik düşüncelerden bahsedebilmekteyiz. Örneğin; “Sınava hazır değilim”, “Bu bilgiler çok gereksiz ve saçma. Nerede ve ne zaman kullanacağım ki?” “Sınavlar niye yapılıyor , ne gerek var?” “Bu bilgiler gelecekte benim işime yaramaz” Sınava hazırlanmak için gerekli zamanım yok ki!”“Bu konuları anlayamıyorum , aptal olmalıyım” “Ben zaten bu konuları anlamıyorum” “Biliyorum, bu sınavda başarılı olamayacağım” “sınav kötü geçecek” “Çok fazla konu var , hangi birine hazırlanayım?” sıklıkla gözlenen olumsuz otomatik düşüncelerdir. “Hayatta başarılı ve mutlu olabilmek için sınavı kazanmaktan başka yol yoktur, Mutlaka kazanmalıyım, kazanmazsam kimsenin yüzüne bakamam, Sınav benim kim olduğumu gösterir, yetersizim, hiçbir şey yapamayacağım” değişmesi amaçlanan başlıca inançlardır. (Alıntı)

Sınav kaygısını neler tetikler?

Örneğin bir trafik kazası sonrası araba kullanmaya korkan bir kişi için araba sürmek, yaşamış olduğu kazayı –travmayı- hatırlatmaktadır. İşte, kişiye travmayı hatırlatan yer, durum, olay veya kişilere tetikleyici denmektedir. Direkt travmayı tetikleyen bu gibi durumlardan kaçma ve kaçınma davranışı ortaya çıkabilmektedir. Ders çalışma, sınav sonuçları, ailenin tutumu, akranlar, sosyal çevrenin bireyde oluşturduğu baskı,çeşitli tetikleyiciler olabileceği gibi sınavın kendisi de tetikleyici olabilmektedir. Kişinin mükemmeliyetçi ya da rekabetçi olma durumu sınav kaygısını tetikleyen önemli unsurlardan olabilmektedir. Başarısız olma lüksünün olmadığını düşünen kişi, doğal olarak sınavı bir anda hayatının merkezi haline getirebilir. Bu şartlanma da ciddi oranda kaygı yaratabilir.

Tedavisi:

Sınav kaygısının yaşandığı ergenlik dönemi, olumlu ve olumsuz anlamda rekabetin ön plana çıktığı, sorumluluk, beklenti ve taleplerin arttığı bir dönem olarak kritik bir dönemeçtir. Akademik anlamda somut adımlar atma ve geleceğine dair bir yön çizme yükümlülüğüyle karşı karşıya gelen ergen yoğun bir kaygı duyabilir . Kaygılı genç kendine kaygı veren durumlardan olabildiğince uzak durmak ve kaçınmak ister. Bu durumlar, sınav ve testler kadar performans gerektiren (sözlüler, sunumlar, vs.) diğer durumları da kapsayabilir. Okul hayatı içinde bu durumlardan uzak durmak mümkün olmadığı için (örneğin, sınava girmeme şansının olmaması gibi) insanlar birçok durumda kaygı ve endişe yaşayabilirler. Sınav kaygısı, dikkat ve bellek işlevlerini olumsuz yönde etkilediğinden, hem bireyin sınavdaki performansını aşağıya çekebilir hem de özgüvenini kırabilir. EMDR diğer terapi yöntemlerine göre hızlı sonuç alınan hedef odaklı bir çalışmadır. Sekiz aşamalı bir çalışma olan EMDR tedavisinde, geçmiş kadar bugün ve gelecek üzerinde de çalışılır. Böylece, bireyin hem geçmişinde kendisine dair olumsuz inançlar edinmesine neden olan anıları, hem de şimdi ve gelecekte kendisine kaygı veren durumlarla nasıl baş edilebileceği üzerinde çalışılır ve potansiyelinin farkına varması hedeflenir. Bu yönüyle EMDR özellikle sınav kaygısında, yaşanmış olan olumsuz anıların beyinde işlenmesini sağlayarak kişinin verdiği bedensel tepkilerine ve sınava dair olumsuz inançlarına karşı duyarsızlaşmasını sağlamaktadır. EMDR ile yürütülen psikoterapi sürecinde; sınav anıyla doğrudan ya da dolaylı bir şekilde ilgili olan ve işlenmeden bellekte depolanan bu anıları bularak işlenmesi sağlanmakta ve bireyi rahatlatacak bazı öz-kontrol teknikleri de (gevşeme egzersizleri) öğretilmektedir.


İstanbul Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!