Doktorsitesi.com

Sessiz OKB: Takıntılar Görünmezken Zihnin Yorulması

Psk. Şafak Kaan Karaman
Psk. Şafak Kaan Karaman
7 Mart 202616 görüntülenme
Randevu Al
Sessiz OKB’de takıntılar ve ritüeller zihinsel düzeydedir; dışarıdan fark edilmez. Kişi yoğun zihinsel kontrol ve kesinlik arayışı nedeniyle yıpranır.
Sessiz OKB: Takıntılar Görünmezken Zihnin Yorulması

Obsesif Kompulsif Bozukluk denildiğinde çoğu kişinin aklına tekrar tekrar el yıkamak ya da kapıyı kontrol etmek gelir. Oysa bazı OKB türleri dışarıdan fark edilmez. Ritüeller davranışsal değil, zihinseldir. Buna “sessiz” ya da “içsel” OKB denir.

 

Kişi zihninde sürekli kontrol eder, analiz eder, emin olmaya çalışır.

“Gerçekten böyle mi düşündüm?”

“Ya yanlış bir şey söylediysem?”

“Ya içimden geçen şey beni kötü biri yapıyorsa?”

 

Bu obsesyonlara eşlik eden kompulsiyonlar da görünmezdir: İçten tekrar tekrar düşünme, kendini rahatlatacak cümleler kurma, zihinsel dua etme, hatırlamaya çalışma… Dışarıdan bakıldığında kişi sakin görünür; içeride ise yoğun bir zihinsel yorgunluk vardır.

 

Sessiz OKB’de temel ihtiyaç kesinliktir. Ancak zihin hiçbir zaman yüzde yüz emin olamaz. Bu nedenle döngü sürer. Kişi çoğu zaman “Abartıyorum” diyerek yardım aramaz; çünkü belirgin bir davranış yoktur.

 

Terapötik süreçte amaç düşünceleri yok etmek değil; onlarla kurulan ilişkiyi değiştirmektir. Her düşünce gerçek değildir, her düşünce kimliğimizi yansıtmaz. Zihinsel esneklik arttıkça, obsesyonların gücü azalabilir.

Etiketler

Obsesif kompülsifOKBzihinsel ritüellerkaygıyetişkin psikoloji

Yazar Hakkında

Psk. Şafak Kaan Karaman

Psk. Şafak Kaan Karaman

Psikolog Şafak Kaan Karaman, Kocaeli’de hizmet veren bir psikolog olarak yetişkin ve ergen danışmanlığı alanlarında çalışmaktadır. Lisans eğitimini Psikoloji bölümünde tamamlamış olup, kaygı bozuklukları, panik atak, depresyon, travma sonrası stres, ilişkisel sorunlar ve duygu düzenleme güçlükleri üzerine yoğunlaşmaktadır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.