Doktorsitesi.com

serebral palsi rehabilitasyonu spastik çocuk

Uzm. Dr. Nurten Küçükçakır
Uzm. Dr. Nurten Küçükçakır
18 Aralık 2020191 görüntülenme
Randevu Al
  • Serebral palsi, gelişmekte olan beyinde meydana gelen hasar sonucu oluşan, ilerleyici olmayan ancak kalıcı nitelikteki hareket ve duruş bozukluğudur.
  • Hastalık; beyindeki hasarın yerine göre spastik, atetoid, ataksik ve karma tipler olarak sınıflandırılmakta, motor becerilerin yanı sıra denge ve koordinasyonu da etkilemektedir.
  • Tam tedavisi mümkün olmasa da erken tanı ve multidisipliner rehabilitasyon yöntemleri sayesinde hastaların yaşam kalitesi ve bağımsızlık seviyesi artırılabilmektedir.
serebral palsi rehabilitasyonu spastik çocuk
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Serebral Palsi (CP) Nedir?

Serebral palsi (CP), gelişmekte olan beyinde meydana gelen bir hasar sonucunda ortaya çıkan, ilerleyici olmayan ancak kalıcı nitelikteki hareket ve duruş bozukluğudur. Klinik bir tablo olarak karşımıza çıkan bu durumun görülme sıklığı, her 1000 canlı doğumda yaklaşık 2-3 vakadır. Erken dönemde fark edilmesi, hastanın yaşam kalitesini artırmak adına kritik bir öneme sahiptir.

Serebral Palsi’nin Nedenleri Nelerdir?

CP vakaları, beynin gelişim sürecindeki farklı aşamalarda meydana gelen hasarlar neticesinde oluşabilir. Bu nedenler genel olarak üç ana grupta incelenmektedir:

  • Doğum Öncesi Nedenler: Annenin yaşının çok küçük veya ileri olması, çoğul gebelikler, genetik faktörler, hamilelik döneminde yaşanan travmalar ve annenin geçirdiği kronik hastalıklar.
  • Doğum Sırası Nedenler: Erken doğum (prematüre), düşük doğum ağırlığı, uzamış doğum süreci, bebeğin oksijensiz kalması (asfiksi), anormal geliş pozisyonları ve enfeksiyonlar.
  • Doğum Sonrası Nedenler: Şiddetli sarılık, merkezi sinir sistemi enfeksiyonları, kafa travmaları ve kafa içi kanamalar.

Serebral Palsi Tipleri ve Klinik Sınıflandırma

Beyindeki hasarın yerine ve şiddetine bağlı olarak, çocuklarda farklı derecelerde ve görünümlerde CP tabloları gelişmektedir. Hastalığın seyri, etkilenen bölgeye göre şu şekilde sınıflandırılır:

1. Spastik Tip

Serebral palsinin en yaygın görülen formudur. Spastisite, kas sertliği veya pasif harekete karşı gösterilen direnç olarak tanımlanır. Kas yapısındaki bu sertlik, hareketlerin kısıtlanmasına ve fonksiyonel aktivitelerin (oturma, yürüme, el kullanımı) zorlaşmasına neden olur. Spastik CP, etkilenen vücut bölgesine göre üç alt gruba ayrılır:

TipEtkilenen BölgeKlinik Özellikler
HemiplejiVücudun tek tarafı (kol, gövde, bacak)Emekleme asimetriktir; rehabilitasyonla bağımsız hareket kabiliyeti kazanılabilir.
DiplejiHer iki bacak (kollardan daha fazla)Ayakta durma ve yürüme gecikir; bacaklar birbirine yakındır ve parmak ucu basma yaygındır.
TetraplejiTüm vücutBaş kontrolü yetersizdir; eller yumruk, bacaklar çapraz pozisyondadır. Ağır vakalarda tam bağımlılık görülür.

2. Atetoid Tip

Bu tipte temel sorun kontrolsüz ve istemsiz hareketlerdir. Çocuğun kol, bacak, el veya yüzünde ani kas tonusu değişiklikleri meydana gelir. Kaslar çok gevşek bir halden aniden çok sert bir duruma geçebilir, bu da koordinasyonu imkansız hale getirir.

3. Ataksik Tip

Denge bozukluğu ile karakterizedir. Baş kontrolünün zayıf olması ve gövde dengesinin sağlanamaması nedeniyle motor gelişim yavaştır. Bu çocuklarda yürüme becerisi oldukça geç kazanılır.

4. Karma Tip

Kas tonusunun bazı bölgelerde aşırı düşük, bazı bölgelerde ise aşırı yüksek olduğu durumlardır. Birden fazla tipin özelliklerini bir arada barındırır.

Serebral Palsi Belirtileri ve Bulguları

CP'li bireylerde motor becerilerin yanı sıra farklı sistemleri etkileyen belirtiler gözlemlenebilir. En yaygın bulgular şunlardır:

  • Vücudun bir tarafında belirgin hareket kısıtlılığı ve sert kas yapısı.
  • Aşırı veya gevşek refleksler, istemsiz titremeler.
  • Koordinasyon ve denge eksikliği, gecikmiş motor beceriler.
  • Yutma, emme problemleri ve salya akışı.
  • Konuşma zorluğu (dizartri) ve nöbetler.
  • İnkontinans (idrar/gaita kaçırma) ve gastrointestinal sorunlar.

Beyin hasarı sadece hareket sistemini değil, diğer fonksiyonları da etkileyebilir. Bu duruma eşlik edebilecek ek sorunlar arasında görme/işitme engeli, öğrenme bozuklukları, DEHB ve iletişim kuramama yer almaktadır.

Tedavi ve Rehabilitasyon Süreci

Serebral palsinin tamamen ortadan kaldırılması mümkün olmasa da, erken tanı ve kapsamlı rehabilitasyon çocuğun yeteneklerini maksimum düzeye çıkarır. Tedavi süreci; Fizik Tedavi Hekimi, fizyoterapist, ergoterapist, çocuk gelişim uzmanı ve konuşma terapistinden oluşan multidisipliner bir ekip tarafından yürütülmelidir.

Modern Rehabilitasyon Yöntemleri

  1. Fizyoterapi ve Egzersiz: Çocuğun fonksiyonel durumuna özel; baş tutma, oturma ve yürüme tekniklerini içerir.
  2. Robotik Tedaviler: Kol ve yürüme robotları ile doğru yürüme paternleri oluşturularak beyne sinyal gönderilir. Oyunlarla zenginleştirilen bu yöntem, çocukların tedaviye uyumunu artırır.
  3. Hidroterapi: Suyun kaldırma kuvveti kullanılarak egzersizlerin aktif katılımı ve kolaylığı sağlanır.
  4. Ergoterapi ve Duyu-Bütünleme: Günlük yaşam aktivitelerine katılımı artırmayı ve duyusal bilgileri organize etmeyi hedefler.
  5. Destekleyici Tedaviler: Kas gevşetici uygulamalar (Botilinum toksin) ve gerekli durumlarda cerrahi müdahaleler sürece dahil edilebilir.

Asıl hedef, CP'li bireyin eğitim sürecini aksatmadan, sürekli rehabilitasyon desteğiyle toplum içinde bağımsız bir yer edinmesini sağlamaktır.

Etiketler

Serebral palsySerebral palsy nedirSerebral palsy risk faktörleriSerebral palsy erken dönem belirtileriSerebral palsy sınıflamaSerebral palsy tanısıSerebral palsy muayenesiSerebral palsy rehabilitasyonu

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Nurten Küçükçakır

Uzm. Dr. Nurten Küçükçakır

Uzm.Dr. Nurten Küçükçakır, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini başarıyla tamamlayarak 2006 yılında tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, yine aynı fakültede yapmış ve 2012 yılında Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.