Doktorsitesi.com

Ailevi Akdeniz Ateşi,

Prof. Dr. Nurdan Kotevoğlu
Prof. Dr. Nurdan Kotevoğlu
20 Ekim 20152308 görüntülenme
Randevu Al
Ailevi Akdeniz Ateşi,
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Ailevi Akdeniz Ateşi (AAA) Nedir?

Ailevi Akdeniz Ateşi (AAA), 16. kromozomdaki bir genin bozukluğu sonucu ortaya çıkan, genetik temelli kronik bir romatizmal hastalıktır. Hastalık; tekrarlayan yüksek ateş, karın veya göğüs ağrısı ile eklemlerde şişlik ve ağrı ataklarıyla karakterizedir. Bazı vakalarda bu tabloya cilt bulguları, vaskülit ve hayati organları etkileyebilen amiloidoz gelişimi eşlik edebilmektedir.

Bu hastalık özellikle Akdeniz havzasında yaşayan halklarda; Türk, Arap, Yahudi ve Ermeni toplumlarında daha sık görülür. Hastalığın temelinde, 16. kromozomun kısa kolunda yer alan MEFV geni mutasyonları (değişimleri) yatar. Tek bir gen mutasyonu değil, çok sayıda farklı mutasyon söz konusudur ve bu çeşitlilik şikayetlerin şiddetini ve biçimini doğrudan etkiler.

Hastalığın Epidemiyolojisi ve Genetik Geçişi

Ailevi Akdeniz Ateşi, otozomal resesif geçişli bir hastalıktır ve erkekler ile kadınlar arasında görülme oranı eşittir. Hastalığın klinik seyri hakkında bilinmesi gereken temel veriler şunlardır:

  • Aile Öyküsü: Hastaların yaklaşık %40’ında ailede benzer bir hastalık öyküsü mevcuttur.
  • Başlangıç Yaşı: Vakaların %70’inde ilk atak 17 yaşından önce gerçekleşir.
  • Ateş: Atakların en önemli belirtisidir. Hafif seyredebileceği gibi 40 dereceye kadar ulaşan ciddi ateş tabloları görülebilir.

AAA Ataklarının Belirtileri ve Klinik Seyri

Hastalık, vücudun farklı bölgelerinde farklı şiddetlerde semptomlar gösterir. En sık karşılaşılan klinik bulgular aşağıda detaylandırılmıştır:

1. Karın Ağrısı ve Sindirim Sistemi

Hastaların %90’ında görülen karın ağrısı, aniden başlar ve birkaç saat içinde tüm karına yayılarak şiddetlenir. Atak sırasında bağırsak sesleri azalır ve karın oldukça gergindir. Bu ağrılar genellikle 12-24 saat içinde hafifler ve 2-3 gün içinde tamamen geçer. Atak anında kabızlık, sonrasında ise hastaların %30’unda ishal görülebilir.

2. Göğüs ve Eklem Ağrıları

  • Göğüs Ağrısı: Olguların %20-45’inde görülür. Genellikle tek taraflıdır ve derin nefes almakla artış gösterir.
  • Eklem Şikayetleri: Hastaların %70’inde akut, nadiren kronik seyirli eklem sorunları izlenir. Özellikle diz ve ayak bileği gibi büyük eklemlerde şiddetli ağrı ve şişlik oluşur. Genellikle 3-5 günde gerilese de bazen 4 haftaya kadar uzayabilir. Kalça eklemi tutulumu ağır hasar bırakabilir ve kalça protezi operasyonu gerektirebilir.

3. Cilt ve Kas Bulguları

Ayak bileği ile diz arasında, yorgunluk veya uzun süre ayakta kalma sonrası oluşan eritem (kızarıklık) tipik bir bulgudur. Ayrıca baldır kaslarını tutan ve oldukça ağrılı olan miyozit tablosu gelişebilir; bu durum genellikle sadece steroid tedavisine yanıt verir.

Amiloidoz Riski ve Hayati Organ Tutulumu

Tedavi edilmeyen AAA olgularında en ciddi komplikasyon amiloidoz gelişimidir. Vücutta protein birikmesiyle karakterize olan bu durum, idrarda protein varlığı ile kendini belli eder. Müdahale edilmediği takdirde 7 yıl içinde böbrek yetmezliğine yol açabilir. Kesin tanı için böbrek, rektum veya cilt altı yağ dokusundan biyopsi alınması gerekir. Amiloidoz; bağırsak, kalp ve karaciğer gibi hayati organları da etkileyebilir.

Tanı Yöntemleri ve Laboratuvar Bulguları

Ailevi Akdeniz Ateşi tanısı esas olarak klinik gözlemle konur. Laboratuvar testleri ve genetik analizler yardımcı olsa da mutlak tanı koydurucu değildir.

İnceleme TürüAtak Anındaki Durum / Tanı Değeri
Akut Faz YanıtlarıSedimentasyon, CRP ve Fibrinojen değerleri yüksektir.
Kan SayımıLökosit (beyaz kan hücresi) sayısı artış gösterir.
İdrar AnaliziAmiloidoz gelişmişse protein kaçağı görülür.
Genetik TestlerTanı için mutlak bir değeri yoktur, destekleyicidir.
Eklem SıvısıTanı koydurucu bir özelliği bulunmamaktadır.

Önemli Not: AAA atakları apandisit ile karıştırılabilir ve hastalar sıklıkla opere edilir. Bazı otoriteler, AAA hastalarında apandisit ameliyatının öncelikle yapılmasını daha güvenli bulmaktadır.

Tedavi Süreci ve Kolşisin Kullanımı

Hastalığın yönetiminde temel ilaç Kolşisin'dir. Günlük 1-1.5 mg dozunda kullanılır ve genellikle günlük 2 mg doz aşılmaz.

  • Etkinlik: Kolşisin kullanımı hastaların %65’inde tam kontrol, %30’unda ise kısmi düzelme sağlar.
  • Koruyuculuk: Bu ilaç sadece atakları önlemekle kalmaz, aynı zamanda hayati risk taşıyan amiloidoz gelişimini de engeller.
  • Ek Tedaviler: Eklem şikayetlerinin yoğun olduğu durumlarda antiromatizmal ilaçların kullanımı gerekebilir.

Etiketler

Ailevi akdeniz ateşi tedavisiAilevi akdeniz ateşiAilevi akdeniz ateşi nedenleriAilevi akdeniz ateşi belirtileriAilevi akdeniz ateşi tanısıAilevi akdeniz ateşi kimlerde görülür

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Nurdan Kotevoğlu

Prof. Dr. Nurdan Kotevoğlu

Prof. Dr. Nurdan KOTEVOĞLU, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1984 yılında başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, 1987 - 1991 yılları arasında İstanbul Göztepe SSK Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı'nda yapmıştır. Ayrıca 1992 - 1994 yılları arasında İstanbul Üniversitesi İç Hastalıkları Ana Bilin Dalı'nda Romatoloji (Fiziksel tıp ve Rehabilitasyon) yan dal uzmanlık eğitimini tamamlamış ve 1999 yılına kadar Başasistan ve Romatoloji uzmanı olarak görevine devam etmiştir.

<

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.