Doktorsitesi.com

Seksüel Bozukluklar (Kadın Cinselliği)

Prof. Dr. Orkun Çetin
Prof. Dr. Orkun Çetin
8 Haziran 20121129 görüntülenme
Randevu Al
  • Kadın seksüel disfonksiyonu; yaşam kalitesini ve sosyal ilişkileri doğrudan etkileyen, düşük cinsel istek ve orgazm sorunları gibi çeşitli kategorilerde incelenen yaygın bir sağlık sorunudur.
  • Kadın seksüel fonksiyonu üzerinde androjen hormonlarının seviyesi kritik bir rol oynamakta ve yaşla birlikte azalan bu hormonlar cinsel ilginin düşmesine neden olmaktadır.
  • Tedavi yaklaşımları arasında hormon replasman terapileri yer alırken, erkeklerde etkili olan sildenafil gibi vasküler ilaçların kadınlardaki uyarılma bozukluklarında beklenen başarıyı sağlamadığı görülmüştür.
Seksüel Bozukluklar (Kadın Cinselliği)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kadın Seksüel Disfonksiyonu ve Güncel Yaklaşımlar

Son yıllarda kadın seksüel disfonksiyonu, tıp dünyasında giderek daha fazla dikkat çeken bir konu haline gelmiştir. Bu ilginin temelinde, erkeklerde ereksiyon sorunları için kullanılan sildenafil sitrat (Viagra) gibi vasküler ilaçların başarısı yatmaktadır. Bu durum, benzer mekanizmaların kadınlardaki seksüel bozuklukların tedavisinde de kullanılıp kullanılamayacağı sorusunu gündeme getirmiştir.

Kadınlarda seksüel problemlere oldukça sık rastlanmaktadır. Bu durum bireyin yaşam kalitesini, sosyal ilişkilerini ve genel ruh halini doğrudan etkiler. Amerika'da yapılan araştırmalar (Laumann ve ark. 1999), kadınların üçte birinin seksüel ilgi kaybı yaşadığını, her dört kadından birinin ise orgazm deneyimi yaşamadığını göstermektedir.

Kadın Seksüel Fonksiyonunun Fizyolojik Temelleri

Kadın seksüel fonksiyonunu kontrol eden merkezi sinir sistemi yolları hakkında bilgilerimiz halen sınırlıdır. Ancak genel prensip olarak genital arzu ve orgazm, spinal kord refleks mekanizmalarının bir sonucudur. Klitoral ereksiyon ve vajinal lubrikasyon gibi tepkiler kavernöz sinir kaynaklı olduğu için, bu süreçlerin erkeklerdeki sinirsel ereksiyon mekanizmasına benzediği düşünülmektedir.

Kadın seksüel fonksiyonunda androjenlerin (erkeklik hormonları) kritik bir rolü vardır. Bu durum şu iki temel kanıtla desteklenmektedir:

  • Androjen düzeyleri yaşın ilerlemesiyle birlikte azalmaktadır.
  • Androjen seviyesindeki düşüş, seksüel ilgideki azalma ile doğrudan ilişkilidir.

Seksüel Tepki Fazları

Masters ve Johnson (1996), fizyolojik özelliklere göre seksüel tepkiyi dört ana faza ayırmıştır:

  1. Heyecanlanma: Vajinal mukoza genişler, klitorise kan dolar ve memelerde hafif büyüme görülür.
  2. Plato: Fizyolojik değişimler yoğunlaşır; vajinanın dış üçte birlik kısmı kanla dolarak daralır.
  3. Orgazm: Fizyolojik ve psikolojik zevk doruğa ulaşır; vajina 0.8 saniyelik aralıklarla kasılır.
  4. Rezolüsyon: Vücudun eski uyarılmamış durumuna dönüş evresidir.

Kadın Seksüel Disfonksiyonunun Sınıflandırılması

Kadınlarda görülen seksüel bozukluklar, klinik olarak belirli kategoriler altında incelenmektedir. Bu sınıflandırma, tanı ve tedavi süreçleri için büyük önem taşır.

Bozukluk TürüTanım ve Belirtiler
Hipoaktif Seksüel İstekSeksüel fantezi veya istekte sürekli ve tekrarlayan eksiklik durumu.
Seksüel TiksinmeSeksüel temastan fobik düzeyde kaçınma veya reddetme.
Seksüel Arzu BozukluğuYeterli uyarılmayı sağlama veya sürdürme konusundaki yetersizlik.
Orgazmik BozuklukYeterli stimülasyona rağmen orgazma ulaşamama veya gecikme.
Seksüel Ağrı BozukluklarıDisparoni ve Vaginismus gibi ağrılı durumları kapsar.

Seksüel Ağrı Bozuklukları: Disparoni ve Vaginismus

Seksüel ağrı bozuklukları, kadınların yaklaşık %20'sini etkileyen hem fiziksel hem de psikolojik kökenli sorunlardır. Disparoni, ilişki sırasında hissedilen sürekli ağrıyı ifade ederken; vaginismus, vajina kaslarının istemsiz spazmı nedeniyle penetrasyonun gerçekleşememesidir. Ayrıca, fiziksel bulgu olmaksızın seyreden karmaşık bir sendrom olan vulvodini de bu grupta değerlendirilir.

Seksüel Fonksiyonu Etkileyen Faktörler ve Tedavi Yöntemleri

Yaşlı kadınların %11 ile %48'i cinsel istek azalmasından şikayetçidir. Bu durum genellikle östrojen ve testosteron hormonlarındaki düşüşle ilişkilidir. Ayrıca; diyabet, kanser, MS, depresyon ve bazı antidepresan ilaçlar seksüel fonksiyonları olumsuz etkileyebilir.

Güncel Tedavi Yaklaşımları:

  • Testosteron Replasmanı: Seksüel isteği artırabilir ancak ilişki sıklığını (koital frekans) doğrudan etkilemeyebilir.
  • Östrojen Replasmanı: Vajinal lubrikasyonu, seksüel zevki ve orgazm sıklığını artırabildiğine dair kanıtlar mevcuttur.
  • Sildenafil (Viagra): Uyarılma bozukluğu olan kadınlarda yapılan çalışmalarda maalesef beklenen sonuçlar alınamamıştır.

Sonuç olarak, kadın seksüel disfonksiyonu alanı halen gelişme aşamasındadır. Bilimsel çalışmalar arttıkça, bu karmaşık sorunların çözümü için daha net yanıtlar elde edilmesi beklenmektedir.

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Orkun Çetin

Prof. Dr. Orkun Çetin

Eğitim Kocaeli Üniversitesi

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.