Şeker hastalığı ve göz sağlığı
- Dünya genelinde hızla artan şeker hastalığı, önlenebilir körlüğün en temel sebebi olarak kabul edilmektedir.
- Diyabet; katarakt, glokom ve retina bozuklukları gibi ciddi göz problemlerine yol açarak görme kaybı riskini 25 kata kadar artırabilmektedir.
- Erken teşhis, düzenli göz kontrolleri ve kan şekerinin kontrol altında tutulması kalıcı görme hasarlarını önlemede hayati önem taşımaktadır.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Şeker Hastalığının Günümüzdeki Önemi ve Yaygınlığı
Şeker Hastalığı (Diabetes mellitus), dünya genelinde sağlığı tehdit eden ve görülme sıklığı hızla artan kronik bir hastalıktır. 2013 yılında dünya genelinde 382 milyon olan diyabetli hasta sayısının, 2035 yılında %55 oranında bir artışla 592 milyona ulaşacağı öngörülmektedir. Bu veriler, diyabetin küresel bir sağlık krizi haline geldiğini kanıtlamaktadır. Özellikle vurgulanmalıdır ki; şeker hastalığı, dünya genelinde önlenebilir körlüğün en önde gelen sebebidir.
Şeker Hastalığının Göze Etkileri Nelerdir?
Diyabet, vücudun pek çok sistemini etkilediği gibi göz sağlığı üzerinde de ciddi komplikasyonlara yol açar. Şeker hastalığı gözde şu problemlere neden olabilir:
- Katarakt oluşumu
- Glokom (Göz tansiyonu)
- Şaşılık (Sinir felçlerine bağlı)
- Retina bozuklukları ve göz içi kanamalar
- Gözde mikroplu iltihaplanmalar
Bu göz problemleri, tüm diyabetli bireylerin yaklaşık 1/3’ünü etkilemektedir. Hastalığın süresi uzadıkça ve kan şekeri (HbA1c düzeyleri) kontrol altında tutulmadıkça, kalıcı görme kaybı riski de aynı oranda artmaktadır.
Diyabet ve Katarakt İlişkisi: Belirtiler ve Tedavi
Şeker hastalarında insülin direnci veya eksikliği nedeniyle kanda yükselen şeker, göz içi sıvısında da artışa neden olur. Bu durum, göz merceğinde (lens) sıvı birikmesine ve merceğin şeffaflığını kaybederek katarakt gelişmesine yol açar.
Katarakt Cerrahisi ve Risk Yönetimi
Kataraktın günümüzdeki temel tedavisi cerrahidir. Fako cerrahisi yöntemiyle, ses dalgaları veya lazer kullanılarak opaklaşan mercek temizlenir ve yerine yapay bir mercek yerleştirilir. Ancak şeker hastalarında cerrahi süreçte şu noktalara dikkat edilmelidir:
- Enfeksiyon Riski: Bağışıklık sistemi zayıf olduğu için ameliyat sonunda göz içine özel koruyucu antibiyotikler uygulanır.
- Ödem Riski: Damar yapısı bozuk olduğu için retina tabakasında sıvı birikimi (ödem) görülebilir; bu durum ek damlalarla kontrol altına alınır.
Şeker Hastalarında Göz Tansiyonu (Glokom)
Şeker hastalarında glokom görülme riski, sağlıklı bireylere oranla yaklaşık iki kat daha fazladır. Bunun temel sebebi, göz sıvısının dışarı atılmasını sağlayan kanallarda oluşan birikintilerdir. Ayrıca diyabetik bireylerde retina tabakası, basınç artışına karşı çok daha hassastır. Bu nedenle her diyabet kontrolünde göz tansiyonu mutlaka ölçülmelidir.
Diyabetik Retinopati ve Görme Kaybı
Diyabetik bireylerde ileri derecede görme kaybı riski, diyabetik olmayanlara göre 25 kat daha fazladır. Diyabetik Retinopati (DR), retinadaki ince damarların tıkanması ve beslenme bozukluğu ile başlar.
| Durum | Etki ve Süreç |
|---|---|
| Beslenme Bozukluğu | Retinanın oksijen ihtiyacı artar, vücut yeni damarlar oluşturmaya çalışır. |
| Sızıntı ve Ödem | Yeni oluşan damarlar dayanıksızdır; dışarı sıvı sızdırarak ödem oluşturur. |
| VEGF Maddesi | Şeker hastalarında bu maddenin artışı, damar bozulma döngüsünü hızlandırır. |
Bu süreçte LASER tedavisi ve VEGF maddesini engelleyen ilaç takviyeleri, ödemin azalmasını ve görme artışını sağlamaktadır.
Diyabetik Göz Hastalıklarında Takip Sıklığı
Şeker hastalarının en büyük endişesi görme kaybıdır. Düzenli kontroller, kalıcı hasarların önlenmesinde hayati önem taşır. Kontrol sıklığı hastalığın evresine göre şu şekilde planlanmalıdır:
- Retinopati saptanmadıysa: Yılda 1 kez.
- Başlangıç seviyesinde değişiklik varsa: Yılda 2 kez.
- Yeni damarlanmalar başladıysa: 2-3 ayda bir.
- Makülada ödem mevcutsa: 1-2 ayda bir takip ve tedavi gereklidir.
Unutulmamalıdır ki; erken teşhis ve sistemik şeker kontrolü, diyabetik göz komplikasyonlarını durdurmanın en etkili yoludur.



