Doktorsitesi.com

Şeker Hastaları; İlaçlardan ve İnsülinden Kurtulabilirsiniz

Op. Dr. Mehmet Akgün Tepeli
Op. Dr. Mehmet Akgün Tepeli
20 Nisan 2017204 görüntülenme
Randevu Al
Şeker Hastaları; İlaçlardan ve İnsülinden Kurtulabilirsiniz
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Metabolik Sendrom ve Tip 2 Diyabet Tehdidi

Metabolik sendrom; kilo problemleri, şeker hastalığı, yüksek tansiyon ve kolesterol metabolizması bozuklukları ile seyreden, son yıllarda küresel ölçekte artış gösteren ciddi bir sağlık sorunudur. Halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen diyabet, bu sendromun en kritik bileşenlerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Tip 2 diyabet, sadece hormonal değil; aynı zamanda nöral, psikojenik ve çevresel faktörlerin etkili olduğu çok etkenli ve dinamik bir hastalıklar yelpazesidir.

Tip 2 Diyabet Nedir ve Riskleri Nelerdir?

Tip 2 diyabet, tüm diyabet vakalarının yaklaşık yüzde 95'ini oluşturarak en yaygın görülen form olarak kaydedilmiştir. Dünyadaki diyabet riskinin endişe verici yükselişi, doğrudan obezite oranlarındaki artışla ilişkilidir. Bu hastalık kontrol altına alınmadığında, vücutta geri dönülemez hasarlara yol açabilmektedir.

Tip 2 diyabetin yol açabileceği başlıca sağlık sorunları şunlardır:

  • Kardiyovasküler hastalıklar ve felç riski
  • Körlük ve ciddi görme kayıpları
  • Böbrek yetmezliği ve nöropati
  • Amputasyonlar ve iktidarsızlık
  • Depresyon ve bilişsel fonksiyonlarda düşüş
  • Belirli kanser türlerine bağlı mortalite riski

Araştırmalar, Tip 2 diyabet kaynaklı erken ölüm riskinin yüzde 80 oranında artabileceğini ve genel yaşam süresinin kısalabileceğini göstermektedir.

Metabolik Cerrahi: Kalıcı ve Rasyonel Bir Tedavi Seçeneği

Metabolik cerrahi ameliyatları, Tip 2 diyabetin yanı sıra yüksek tansiyon, kolesterol, trigliserid, kilo fazlalığı ve uyku apnesi gibi sorunları tedavi edebilen kalıcı bir çözüm sunar. Birçok hasta için ömür boyu süren diyet ve egzersiz programlarını sürdürmek zorlayıcı olabilir. Mevcut ilaç tedavileri ise genellikle hastalığın gidişatını değiştirmekten ziyade semptomları yönetmeye yönelik uygulamalardır.

İnsülin tedavisine rağmen kan şekeri kontrol altına alınamayan hastalar için metabolik cerrahi, radikal ve rasyonel bir seçenek olarak değerlendirilmektedir. Sorunun temelinde, işlenmiş gıdalar nedeniyle besinlerin doğru zamanda doğru hormonlarla buluşamaması yatar. Bu cerrahi müdahale ile çalışmayan hormonların yeniden aktif hale gelmesi hedeflenir.

Metabolik Cerrahinin Obezite Ameliyatlarından Farkı

Diyabet ameliyatları sıklıkla mide bandı, tüp mide veya mide bypass'ı ile karıştırılmaktadır. Ancak metabolik cerrahiyi klasik obezite cerrahisinden ayıran temel farklar bulunmaktadır. Bu farklar aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

ÖzellikObezite CerrahisiMetabolik Cerrahi
Temel MekanizmaEmilim azaltma veya hacim kısıtlamaHormonal değişim ve düzenleme
İnce Bağırsak İşlemiGenellikle bypass (devre dışı bırakma)Yer değiştirme (Transpozisyon/İnterpozisyon)
Uygulama Alanıİleri derece obezite hastalarıCiddi kilo problemi olmayan Tip 2 diyabetliler dahil
Temel HedefKilo kaybı odaklıKan şekeri ve hormonal denge odaklı

Temel Metabolik Cerrahi Uygulamaları

Klinik pratikte kan şekeri kontrolü üzerinde yüksek başarı sağlayan iki temel yöntem uygulanmaktadır:

  1. İleal Transpozisyon (IT): İnce bağırsağın son kısmının yerinin değiştirilmesi işlemidir.
  2. Transit Bipartisyon (TB): Sindirim sisteminde hormonal uyarıyı artırmaya yönelik bir prosedürdür.

Ameliyat Sonrası Süreç ve Başarı Oranları

Tıp literatüründe ileal interpozisyon olarak tanımlanan yöntemle ameliyat olan hastaların %95'i, operasyondan bir yıl sonra herhangi bir takviyeye ihtiyaç duymadan yaşamlarına devam edebilmektedir. Bu yöntem, hastaların yaşam kalitesini belirgin şekilde artırmaktadır.

Ameliyat sonrası dönemde de diyabet rutin kontrollerinin aksatılmaması kritik önem taşır. Uzun ve sağlıklı bir ömür için cerrahi başarının; sağlıklı beslenme ve düzenli spor alışkanlıkları ile desteklenmesi önerilmektedir.

Etiketler

Laparoskopi avantajlarıLaparoskopik cerrah#obezitetedavisi#obezitecerrahisi#obezitehekimi#bariatrikcerrahi#metabolik#metabolikcerrahi#obezite#obezitesurgery#bariatrik#metaboliksenderom#tip2diyabet#sekerhastalıgı#insülin#bariatriksurgery#diabetesmellitus#diabetsurgeryLaparoskopikcerrahi

Yazar Hakkında

Op. Dr. Mehmet Akgün Tepeli

Op. Dr. Mehmet Akgün Tepeli

Op. Dr. Mehmet Akgün Tepeli 1976 Konya’da doğmuştur. İlk - Orta - Lise öğrenimini Konya' da tamamladıktan sonra, 1995 yılında İzmir Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde eğitimine başlamıştır ve 2001 yılında Üniversite eğitimini tamamlamıştır. Daha sonra sonrasında İstanbul Dr.Yıldırım AKTUNA Tıp Merkezinde görev yapmıştır. 2003 Yılında İzmir Tepecik SSK Hastanesinde 3.Cerrahi kliniğinde ihtisasına başlamıştır. 2008 Yılında Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Endoskopi-Kolonoskopi eğitimi almış olup, ardından 2009 yılında Obezitenin cerrahi tedavi uygulamaları ile ilgili Amerika’da ki Cleveland Clinic’te çalışmalara katılmıştır. 2010 – 2011 yılları arasında Erzincan Devlet Hastanesinde mecburi hizmet görevini tamamlamıştır ve bu süreçte Doğu Anadolu Bölgesi’nde ilk kez yapılan Laparoskopik Sleeve Gastrektomi ameliyatını gerçekleştiren cerrahtır. Eylül 2011 yılı itibari ile Lüleburgaz Derman Hastanesi’nde çalışmaktdır ve Obezite Cerrahisi, Metabolik Cerrahi, Reflü Cerrahisi ile ilgili yurt içi ve yurt dışı gelişmeleri yakınen takip etmektedir. İyi düzeyde İngilizce ve orta seviyede Rusça biliyor. Üniversite yıllarında Çeşme’de sörf yapmaya başlayan, yamaç paraşütü ve dalış sporuyla yakından ilgili olan Op. Dr. Mehmet Akgün Tepeli kış aylarında kayak yapmayı sevmektedir.

<

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.