Doktorsitesi.com

Sağlıklı İletişim Kurma Sanatı

Klinik Psikolog Büşra Taşpınar
Klinik Psikolog Büşra Taşpınar
30 Ocak 202465 görüntülenme
Randevu Al
Sağlıklı İletişim Kurma Sanatı
Sağlıklı İletişim Kurma Sanatı
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İletişim Sorunlarını Aşmak ve Sağlıklı Bağlar Kurmak

Terapi süreçlerinde danışanların en sık dile getirdiği şikayetlerin başında iletişim sorunu gelmektedir. "Beni anlamıyor" veya "ne yaparsam yapayım kendimi doğru ifade edemiyorum" gibi serzenişler, bireylerin sosyal ilişkilerinde yaşadığı derin tıkanıklıkları temsil eder. İnsan doğası gereği sosyal bir varlık olsa da doğru iletişim yöntemlerini geliştiremediğinde, anlaşılamayacağı düşüncesiyle konuşmaktan kaçınabilir, ihtiyaç ve beklentilerini sürekli erteleyebilir.

Sağlıklı bir iletişim kuramamanın temelinde genellikle çocukluktan gelen davranış motifleri ve alışkanlıklar yatmaktadır. Ancak, sağlıklı iletişim kurma sanatı öğrenilebilir bir beceridir ve bu beceriyi kazanmak pek çok sorunun üstesinden gelmenize yardımcı olur. İşte ilişkilerinizde fark yaratacak, kolaylıkla uygulanabilir temel kurallar:

1. Dinleme Sanatında Ustalaşın

Etkili bir iletişimde harika bir üslup ve ses tonuna sahip olmak avantajdır; fakat tek başına yeterli değildir. İletişimi asıl güçlü kılan unsur dinleme sanatıdır. İyi bir dinleyici, yalnızca kelimelere değil; karşısındakinin beden dili, el ve yüz ifadeleri ile ses tonundaki sessiz mesajlara da odaklanır. Dinlendiğini hisseden birey kendisini güvende hisseder, bu da taraflar arasında karşılıklı saygının oluşmasını sağlar.

2. Karşılıklı Saygı İlkesini Benimseyin

Sağlıklı iletişimin temel taşı saygı duymaktır. Karşınızdaki kişiye saygı duymak, onun varlığını, biricikliğini ve değerini kabul etmek anlamına gelir. Dünyada tek bir düşünce yapısı yoktur; farklı fikirler bir gökkuşağının renkleri gibi çeşitlilik arz eder. Bu zenginliği kabul ederek, konuşma sırasında söz kesmemeye ve karşı tarafın cümlesi bittikten sonra yanıt vermeye özen gösterilmelidir.

3. Jest ve Mimiklerin Gücünden Yararlanın

Sosyal bağlantılarda sözel olmayan iletişim, çoğu zaman mesajın içeriğinden daha kritik bir rol oynar. Göz teması, kaş hareketleri ve yüzdeki minik çizgiler, ilişkideki samimiyetin en net göstergeleridir. Maske kullanımının yaygınlaştığı dönemlerde dahi, jest ve mimikleri kullanmaya devam etmek kendimizi ifade etme biçimimizi güçlendirir. Unutulmamalıdır ki; samimi bir bakış, binlerce kelimenin yerini tutabilir.

4. Empati Kurarak Bakış Açısını Genişletin

Empati, kendinizi bir başkasının yerine koyarak olaylara onun penceresinden bakabilme becerisidir. Karşınızdaki kişiyi yargılamadan, neden öyle davrandığını anlamaya çalışmak ve bunu ona hissettirmek iletişimi kuvvetlendirir. Bu yaklaşım, taraflar arasında güvenilir bir ortam oluşmasını sağlar ve paylaşılan deneyimlere karşı duyarlı olunduğu algısını yaratır.

5. Eleştirilerde Sandviç Metodunu Uygulayın

Birini eleştirmeniz gerektiğinde, savunma mekanizmalarını devreye sokmadan sonuç almak için sandviç metodu oldukça etkilidir. Bu yöntemin işleyişi şu şekildedir:

AşamaUygulama Biçimi
GirişKişinin olumlu özelliklerinden bahsederek söze başlayın.
Gelişmeİletmek istediğiniz olumsuz geribildirimi veya eleştiriyi dile getirin.
SonuçTekrar olumlu ve geleceğe dair cesaretlendirici ifadelerle kapanış yapın.

6. Olumlu Yanları Onaylayın ve Nazik Olun

Onay gösteren ifadeler kullanmak, karşı tarafın davranışlarını pekiştirir. "Sana katılıyorum" veya "seninle vakit geçirmeyi seviyorum" gibi cümleler, ilişkinin pozitif yönde ilerlemesini sağlar. Bununla birlikte, iletişimde rica cümleleri kurmak ve "lütfen" gibi sihirli sözcükleri kullanmak nezaketin gereğidir. Ne kadar saygılı olursak, o kadar saygı görürüz.

7. Kabul Edin ve Sabırlı Olun

Bir insanı tamamen değiştirmeye çalışmak, doğasına aykırı bir çabadır. Birey ancak kendi farkındalığı oluştuğunda ve kendisi istediğinde değişebilir. Bu noktada yapılması gereken, kişiyi olduğu gibi kabul etmek ve ortak bir dil oluşturmaya çalışmaktır. Sabır ve sükunet korunduğu takdirde, ilişkinin kalitesi kendiliğinden artacaktır.

Sonuç olarak, hepimiz sevilmeyi ve kabullenilmeyi hak ediyoruz. Sağlıklı iletişim sanatını uygulamak, bizi sadece başkalarının gözünde değil, kendi gözümüzde de daha iyi bir insan haline getirecektir.

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Büşra Taşpınar

Klinik Psikolog Büşra Taşpınar

Merhaba,
Ben Uzman klinik Psikolog Büşra Taşpınar.Tüm dünyada ve Türkiye’de bilimselliği kanıtlanmış en yaygın olan Bilimsel Davranışçı Terapi ekolü ile çalışmaktayım. Uluslararası geçerliliği olan bu ekolün eğitimlerini tamamlamış bulunmakla birlikte 2016 dan bu yana SOYAÇ (Sokakta Yaşayan ve Çalışan Çocuklar için Uygulama ve Araştırma Merkezi) gönüllüsüyüm. Bu kapsamda pek çok aileyle ve çocukla çalıştım. Eğitim süreçlerim devam ederken NP İstanbul Beyin Hastanesinde, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde ve Psikoterapi Kliniklerinde deneyim edinme şansı buldum. TPD (Türk Psikologlar Derneği) üyesiyim.
Uzmanlık Alanları
* Duygudurum Bozuklukları
* Depresyon
* Kaygı Bozuklukları
* OKB (Obsesif Kompülsif Bozukluklar)
* Bipolar Bozukluklar
* Panik Atak ve Panik Bozukluklar
* İletişim Problemleri
* Performans Kaygısı
* Değersizlik Hissi,vDisosyatif Bozukluklar
* Stres
* Yas ve Ölüm Korkusu
* Travma Sonrası Stres Bozukluğu
* Post Travmatik Bozukluklar
* Ayrılık ve Boşanma Problemleri
* Sınav Kaygısı
* Motivasyon Eksikliği
* İş ve Çalışan İlişkileri
* Mobbing
* Aile İçi Çatışmalar ve Ailevi İlişkiler
Eğitim
*         Üsküdar Üniversitesi (2021) 
Klinik Psikoloji • Yüksek Lisans 
*         Maltepe Üniversitesi (2013) 
Psikoloji • Lisans 
Sertifikalar
*         Entegratif Aile-Çift Terapisi Eğitimi 
Yeniden Sağlık ve Eğitim Derneği
*         Bilişsel Davranışçı Terapiler Eğitimi 
Yeniden Sağlık ve Eğitim Derneği
*         Oyun Terapisi Eğitimi 
Yeniden Sağlık ve Eğitim Derneği
*         Çocuk Değerlendirme Testleri EĞitimi 
Kim Psikoloji
*         Zor Çocuklar ve Krize Müdahale & Zor Verilerle Çalışma Eğitimi 
Kim Psikoloji

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.