Doktorsitesi.com

Sabaha karşı gelen ve tekrarlayan öksürüklere dikkat!

Prof. Dr. Metin Özkan
Prof. Dr. Metin Özkan
8 Mayıs 20158831 görüntülenme
Randevu Al
  • Astım, hava yollarının daralmasıyla ortaya çıkan; öksürük, nefes darlığı ve göğüste sıkışma gibi belirtilerle kendini gösteren kronik bir hastalıktır.
  • Hastalığın gelişiminde genetik yatkınlık, tütün maruziyeti ve obezite gibi faktörler rol oynarken; polenler, hava kirliliği ve yoğun duygusal değişimler atakları tetikleyebilmektedir.
  • Tedavi sürecinde hava yollarındaki iltihabı iyileştiren kontrol edici ilaçlar ile atak anında nefes almayı kolaylaştıran rahatlatıcı ilaçlar doktor gözetiminde kullanılmalıdır.
Sabaha karşı gelen ve tekrarlayan öksürüklere dikkat!
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Astım Nedir? Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri

Dünyada yaklaşık 300 milyon kişiyi etkilediği tahmin edilen astım, uygun tedavi yöntemleri ve tetikleyici etkenlerden uzak durulması sayesinde kontrol altına alınabilen kronik bir hastalıktır. Doğru müdahale edilmediği takdirde hayat boyu süren ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen bu hastalık, özellikle bahar ve yaz aylarında tetiklenen ataklarla yaşam kalitesini düşürebilir. Bu nedenle, hastalığın tanınması ve gerekli önlemlerin alınması kritik önem taşır.

Astım Belirtileri: Nefes Darlığı ve Göğüste Sıkışma Hissi

Astım, alınan havayı hava keseciklerine ileten ve hava yolları denilen küçük borucukların daralması sonucu ortaya çıkar. Hastalık, hava yollarının tıkanmasının neden olduğu ataklar halinde kendini gösterir. Astım hastalarının en yaygın şikayetleri şunlardır:

  • Öksürük ve hırıltılı nefes alıp verme,
  • Nefes darlığı,
  • Göğüste sıkışma hissi.

Bu belirtilerin en belirgin özelliği; tekrarlayıcı olmaları, genellikle gece ve sabaha karşı ortaya çıkmalarıdır. Ayrıca alerjen maddelere maruz kalma veya egzersiz sonrası tetiklenebilirler. Astım tanısı; detaylı hasta öyküsü, fiziksel muayene bulguları ve solunum fonksiyon testleri ile konulmaktadır.

Astımı Tetikleyen Risk Faktörleri

Astımın ortaya çıkmasında hem genetik hem de çevresel faktörler rol oynar. Özellikle aile öyküsünde astım bulunması veya kişide atopik dermatit (egzama) ve alerjik rinit gibi hastalıkların varlığı riski artırır. Diğer risk faktörleri ise şunlardır:

Risk FaktörüAçıklama
Genetik YatkınlıkYakın akrabalarda astım öyküsü olması.
Tütün MaruziyetiSigara içmek veya pasif içici olmak; özellikle hamilelikte sigara kullanımı bebeğin riskini artırır.
Vücut Kitle İndeksiFazla kilolu (obez) olmak.
Mesleki MaruziyetÇiftçiler, kuaförler ve imalat sanayi çalışanları risk grubundadır.

Duygusal Durumlar ve Çevresel Tetikleyiciler

Astım atakları sadece fiziksel değil, duygusal etkenlerle de tetiklenebilir. Aşırı sevinme veya üzülme gibi yoğun duygular, hava yollarında tepkiye yol açabilir. Bunun yanı sıra; polenler, hava kirliliği, yorucu fiziksel aktiviteler ve solunum yolu enfeksiyonları en yaygın tetikleyicilerdir.

Bazı ağrı kesiciler, kalp ilaçları, reflü hastalığı ve sülfit içeren işlenmiş gıdalar (hazır patates, bira, şarap vb.) da şikayetleri artırabilir. Her hastanın tetikleyicisi farklılık gösterebileceği için kişisel gözlem hayati önem taşır.

Bahar Aylarında Astım Ataklarını Önlemek İçin 11 Altın Kural

Bahar ve yaz aylarında artan polen etkisinden korunmak ve yaşam kalitesini artırmak için şu önlemler alınmalıdır:

  1. Hava Durumu Takibi: Yağmursuz, kuru ve rüzgarlı havalarda dışarı çıkılmamalı; yağmur sonrası hava tercih edilmelidir.
  2. Bahçe İşlerinden Kaçınma: Çim biçme ve yabani ot temizliği gibi alerjenleri havaya karıştıran işlerden uzak durulmalıdır.
  3. Kişisel Hijyen: Dışarıdan eve dönünce kıyafetler değiştirilmeli ve duş alınarak saçtaki polenler temizlenmelidir.
  4. Çamaşır Kurutma: Polenlerin yapışmasını önlemek için çamaşırlar dışarıda kurutulmamalıdır.
  5. Aksesuar Kullanımı: Dışarıda geniş kenarlı gözlükler ve gerekirse alerji maskeleri kullanılmalıdır.
  6. İlaç Kullanımı: Polen yoğunluğu artmadan, doktor önerisiyle alerji ilaçlarına başlanmalıdır.
  7. İzolasyon: Polen miktarının fazla olduğu saatlerde kapı ve pencereler kapalı tutulmalıdır.
  8. Aktivite Zamanlaması: Günün ilk saatlerinde dış aktivitelerden kaçınılmalıdır.
  9. Klima Bakımı: Cam açmak yerine, polen filtreli ve bakımı yapılmış klimalar kullanılmalıdır.
  10. Nem Dengesi: Yaşam alanlarındaki nem oranı düşük tutulmalıdır.
  11. Ev Temizliği: Temizlik sırasında HEPA filtreli vakumlu süpürgeler tercih edilmelidir.

Astım Tedavisi ve İlaç Grupları

Astım tedavisinde kullanılan ilaçlar mutlaka doktor kontrolünde belirlenmelidir. Tedavi süreci temel olarak iki grupta incelenir:

Kontrol Edici İlaçlar

Hastalığı tedavi eden asıl gruptur. Genellikle kortizon içerirler ancak bu madde doğrudan hava yollarına ulaştığı için kana karışma oranı düşüktür ve sistemik yan etkileri yok denecek kadar azdır. Mikrobik olmayan iltihabı iyileştirirler ve düzenli kullanılmaları şarttır.

Rahatlatıcı İlaçlar

Tedavi edici özellikleri yoktur; sadece daralmış hava yollarını hızlıca genişleterek hastanın nefes almasını kolaylaştırırlar. Atak anlarında acil müdahale amacıyla kullanılırlar. Hangi ilacın ne kadar süre kullanılacağına sadece uzman bir hekim karar vermelidir.

Etiketler

Nefes darlığı ve göğüste sıkışma hissiSevincin de hüznün de fazlası astımı tetikleyebilirAstımı etkileyen şeylerAstım baharda artıyorAstımın ortaya çıkmasını hızlandıran etkenler

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Metin Özkan

Prof. Dr. Metin Özkan

Prof. Dr. Metin ÖZKAN, 1962 yılında Sivas'ta doğmuştur. 1981 yılında Gülhane Askeri Tıp Akademi'sinde başladığı tıp eğitimini 1987 yılında tamamladı. 1988 ile 1990 yılları arasında Bitlis'te 6. Zırhlı Tuğay Komutanlığı'nda Pratisyen Hekim, Tuğay Baştabibi olarak görev yaptı. 1990 yılında Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nde Göğüs Hastalıkları Uzmanlık Eğitimi'ne başladı ve 1994 yılında tamamlayarak uzman unvanını aldı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.