Relationship between red cell distribution width levels and severity of coronary artery ectasia A. Keser, K. Özbek, Ş. Ulucan, H. Katlandur, M. Bilgi, H. Özdil

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Koroner Arter Ektazisi ve RDW Değerleri Arasındaki Bağlantı
Koroner arter ektazisi (KAE), koroner arterlerin anormal bir şekilde genişlemesi olarak tanımlanan klinik bir durumdur. Patogenezinde inflamasyonun kritik bir rol oynadığı düşünülen bu hastalıkta, bir inflamatuar belirteç olan kırmızı kan hücresi dağılım genişliği (RDW) seviyeleri büyük önem taşımaktadır. Bu bilimsel çalışma, RDW düzeyleri ile KAE hastalığının şiddeti arasındaki ilişkiyi analiz etmeyi amaçlamaktadır.
Çalışma Metodolojisi ve Hasta Popülasyonu
Ocak 2010 ile Aralık 2015 tarihleri arasında hastanemizin Kardiyoloji Kliniğine başvuran ve koroner arter hastalığı (KAH) tanısı alan toplam 6737 hasta retrospektif olarak incelenmiştir. Yapılan taramalar sonucunda çalışma grubu şu şekilde oluşturulmuştur:
- KAE Tanılı Hastalar: 126 kişi
- KAH Tanılı Kontrol Grubu: 104 kişi (rastgele seçilmiş)
- Normal Koroner Arter Grubu: 76 kişi
- Toplam Katılımcı Sayısı: 306 hasta
Bulgular: Markis Sınıflandırmasına Göre RDW Dağılımı
KAE'nin şiddeti ve yaygınlığı Markis ektazi sınıflandırması kullanılarak değerlendirilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, Tip 1 KAE hastalarında RDW değerleri diğer tiplere oranla belirgin şekilde daha yüksek saptanmıştır.
Elde edilen RDW değerlerinin Markis tiplerine göre dağılımı aşağıdaki tabloda sunulmuştur:
| Markis Ektazi Tipi | RDW Değeri (Ortalama ± SS) |
|---|---|
| Tip 1 | 19.48 ± 11.81 |
| Tip 2 | 15.26 ± 9.17 |
| Tip 3 | 15.51 ± 8.07 |
| Tip 4 | 15.33 ± 7.26 |
İstatistiksel analizlerde p değeri 0.098 ve korelasyon katsayısı (r) 0.114 olarak hesaplanmıştır.
Sonuç: RDW'nin Klinik Öngörüdeki Rolü
Yüksek RDW değerleri, hem koroner arter ektazisi hem de koroner arter hastalığı ile doğrudan ilişkilidir. Çalışma verileri, RDW seviyelerinin KAE şiddeti ile korelasyon gösterdiğini kanıtlamaktadır. Bu bulgular ışığında, RDW değerlerinin klinik pratikte KAE hastalığının şiddetini tahmin etmek amacıyla kullanılabileceği sonucuna varılmıştır.


