Doktorsitesi.com

Reflü Hastalığının Teşhis ve Tedavisi

Prof. Dr. Salih Boğa
Prof. Dr. Salih Boğa
14 Ekim 2020395 görüntülenme
Randevu Al
Reflü Hastalığının Teşhis ve Tedavisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Gastroözofageal Reflü Hastalığı Nedir?

Gastroözofageal reflü hastalığı, mide içeriğinin (asit, mukus ve yarı sindirilmiş gıdalar) yemek borusuna veya ağza doğru geri kaçması durumudur. Bu fizyolojik süreç, mide salgılarının yemek borusu mukozasıyla temas etmesi sonucu çeşitli rahatsızlıklara yol açar. Genellikle göğüste yanma, ağza gelen acı tat ve gıda artıklarıyla karakterize olan bu hastalık, yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilmektedir.

Reflü Belirtileri ve Komplikasyonları

Reflü, yalnızca sindirim sistemiyle sınırlı kalmayıp vücudun farklı bölgelerinde de ciddi belirtilere neden olabilir. Şiddetli ve uzun süreli vakalarda, mide asidinin tahriş edici etkisi şu sorunları tetikleyebilir:

  • Diş çürükleri ve ağız içi asidite artışı
  • Kronik boğaz ağrısı ve ses kısıklığı
  • Kulak ağrısı ve tekrarlayan zatürre vakaları
  • Alerjik astım semptomlarının tetiklenmesi

Reflü Tanısında Kullanılan Yöntemler

Reflü teşhisinde modern tıbbın sunduğu farklı görüntüleme ve ölçüm teknikleri kullanılmaktadır. Tanı süreci genellikle fiziksel muayene ve hastanın şikayetlerinin değerlendirilmesiyle başlar, ardından ileri tetkiklere geçilir.

Üst Gastrointestinal Sistem Endoskopisi

Kısaca endoskopi olarak adlandırılan bu işlemde, ucunda ışık ve kamera bulunan esnek bir boru yardımıyla yemek borusu ve mide incelenir. Endoskopi sayesinde yemek borusundaki (özofagus) erozyonlar ve ülser adı verilen yaralanmalar net bir şekilde görülebilir. Ayrıca, reflü oluşumuna zemin hazırlayan mide fıtığı veya mide kapakçığındaki gevşemeler de bu yöntemle teşhis edilir. Ancak endoskopi, reflü tanısını kesinleştirmek veya tamamen dışlamak için tek başına yeterli olmayabilir.

Altın Standart: pH-metre Ölçümü

Reflü tanısında en güvenilir yöntem, uzun süreli asidite ölçümü sağlayan pH-metre işlemidir. Bu işlemde, endoskopi sırasında yemek borusuna yaklaşık 1 cm boyutunda küçük bir kablosuz kapsül yerleştirilir.

ÖzellikpH-metre Kapsül Uygulaması
Süre2 gün (48 saat) boyunca ölçüm yapar
Veri İletimiKablosuz olarak harici bir aygıta aktarılır
KonforHasta günlük hayatına devam edebilir
SonuçHastalığın varlığı ve şiddeti kesinleşir

İnceleme sonunda elde edilen veriler; ilaç tedavisi, endoskopik yöntemler veya reflü cerrahisi seçeneklerinden hangisinin uygun olduğunu belirlemek için kullanılır.

Reflü Tedavi Seçenekleri

Reflü tedavisinin temel amacı, mide asidinin yemek borusuna kaçışını engellemek ve semptomları kontrol altına almaktır. Tedavi süreci yaşam tarzı değişikliklerinden cerrahi müdahaleye kadar geniş bir yelpazeyi kapsar.

Yaşam Tarzı ve Beslenme Değişiklikleri

Tedavinin ilk ve en kritik adımı, hastanın alışkanlıklarını düzenlemesidir. Reflüyü kontrol altına almak için şu önlemler alınmalıdır:

  1. Kafeinli ve asitli içeceklerden (çay, kahve, gazlı içecekler) kaçınmak.
  2. Alkol, baharatlı gıdalar, salçalı yemekler ve kızartmalardan uzak durmak.
  3. Fazla kilolardan kurtularak ideal vücut ağırlığına ulaşmak.
  4. Dar kıyafetler giymemek ve yemekten hemen sonra uzanmamak.
  5. Yatmadan önceki son iki saat içerisinde gıda tüketimini sonlandırmak.

Endoskopik Reflü Tedavisi Yöntemleri

İlaç tedavisine yanıt vermeyen veya yaşam tarzı değişikliğinin yeterli olmadığı durumlarda tamamen endoskopik yolla bariyer güçlendirme işlemleri yapılabilir. Bu yöntemler, mide kapakçığındaki genişlemeyi azaltarak asit kaçağını engeller. Başlıca yöntemler şunlardır:

  • Anti-Reflü Mukozektomi (ARM): Yemek borusu ve mide birleşim yerindeki dokunun yeniden yapılandırılmasıdır.
  • Radyofrekans Ablasyon (Stretta): İlgili bölgeye radyofrekans enerjisi verilerek kapakçık mekanizmasının güçlendirilmesidir.

Bu ileri teknoloji tedavi yöntemleri, hastaların işlem sırasında veya sonrasında ağrı duymadığı, sayılı ileri endoskopi merkezlerinde başarıyla uygulanan prosedürlerdir.

Etiketler

Reflü nedirReflü nasıl oluşur

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Salih Boğa

Prof. Dr. Salih Boğa

Doç. Dr. Salih Boğa, ilk orta ve lise eğitimini doğum yeri olan İskenderun’da tamamlamıştır. İskenderun İstiklal Makzume Anadolu Lisesi’nden mezun olduktan sonra Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi (İngilizce Tıp) bölümünde tıp eğitimine başlamış ve 2004 yılında başarıyla mezun olarak tıp doktoru unvanı almıştır. İç Hastalıkları ihtisasını 2004-2010 yılları arasında Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesi’nde yapan Dr. Boğa, bu üniversiteden İç Hastalıkları Uzmanı ünvanı alarak ayrıldıktan sonra girdiği yan dal uzmanlık sınavında Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gastroenteroloji Kliniği’nde yan dal ihtisası yapmaya hak kazanmıştır. 2010-2014 yılları arasında yaptığı ikinci ihtisas ile Gastroenteroloji Uzmanı olan Dr. Boğa, bu zaman diliminde yaptığı çalışmalar ile Amerika Birleşik Devletleri’nin en saygın üniversitelerinden olan Yale Üniversitesi’nden kabul almıştır. 2014-2016 yılları arasında ABD’de Gastroenteroloji alanında araştırma görevlisi olarak çalışan Dr. Boğa, kendi alanında prestijli tıp dergilerinde yayımlanan başarılı çalışmalara imza attıktan sonra yurda dönmüş ve Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gastroenteroloji Kliniği’nde mecburi hizmet yükümlülüğünü yerine getirmiştir. 2018 yılında Gastroenteroloji Doçenti olan Doç. Dr. Boğa bu tarihten itibaren Memorial Bahçelievler Hastanesi’nde çalışmaya başlamıştır. Yurt içi ve yurt dışı dergilerde basılmış, kongrelerde yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi bulunan Doç. Dr. Boğa, Memorial Bahçelievler Hastanesi bünyesinde kurulan Türkiye’nin ilk ve en donanımlı İleri Endoskopi Merkezi’nde hastalarını görmekte ve özellikle mide bağırsak hastalıkları ve obezitenin endoskopik tedavisi konuları ile ilgilenmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.