Psikoterapiden Korkuyorum: Psikoterapiye Direnme Sebepleri

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Travmatik Olaylar Sonrası Psikolojik Destek Neden Erteleniyor?
Travmatik bir olay neticesinde psikolojik sıkıntı yaşayan bireylerin büyük bir çoğunluğu, profesyonel destek alma konusunda isteksiz davranabilmektedir. Felaketler sebebiyle fiziksel zarar görmüş kişilerin dahi psikolojik yardıma başvurmakta gönülsüz olmaları dikkat çekicidir. Özellikle bedensel kayıp yaşayan veya organ işlevini yitiren bireyler, zihinsel sağlıklarının sorgulanmasından çekinebilirler.
Toplumsal Etiketlenme Korkusu ve Zihinsel Sağlık Kaygısı
İnsanların tedavi arayışında çekingen davranmalarının temelinde, toplum içinde etiketlenme korkusu yatmaktadır. Ancak bu çekincenin tek sebebi başkalarının düşünceleri değildir. Kişinin kendi zihinsel fonksiyonları hakkında olumsuz bir değerlendirme duymak istememesi ve üstesinden gelemeyeceği psikolojik sorunların varlığını kabul etmekte zorlanması, süreci zorlaştıran asıl etkendir.
Bu kaçışın önemli nedenlerinden biri de mağdurun, kendisi dışındaki birçok insanın da benzer psikolojik sıkıntılar yaşadığı gerçeğini bilmemesidir. Yaşanılan durumun sadece kendi başına geldiğini düşünmek, yardım alma isteğine sekte vurur. Oysa psikolojik sıkıntıların yaygınlık oranı sanıldığından çok daha fazladır.
İşlevselliğin Korunması Yanılgısı
Bireylerin yardım arayışına girmemelerinin bir diğer sebebi, hayatlarının belirli alanlarında işlevselliklerini koruyor olmalarıdır. Eğer aksama her alana yayılmamışsa, mağdur yaşadığı duygusal travmayı görmezden gelme eğilimi gösterir. İşine devam eden, sosyal ilişkilerini sürdüren veya çocuklarıyla vakit geçirebilen birinin travma altında olamayacağına dair yanlış bir inanış mevcuttur.
Toplumda bu durumdaki kişiler için şu ifadeler sıkça kullanılır:
- "Yaşadığı zorluklara rağmen hayatında her şey yolunda."
- "Onca olay oldu ama o hâlâ dimdik ayakta."
Bu anlayışa göre, bir insan gerçekten travma yaşıyorsa hiçbir alanda işlevsel olamaz ve mutlaka "yataklara düşmesi" beklenir. Kişi, iç dünyasındaki zorlukların kaynağını bilse dahi, utandığı veya her şeyin normal olduğuna kendini inandırmaya çalıştığı için psikolojik yardım arayışından kaçınabilir.
Çevresel Beklentiler ve Gizleme İhtiyacı
Travmatik deneyime maruz kalan bireyin çevresi, genellikle ondan belirli davranış kalıpları bekler. Bu beklentiler arasında olayları yok saymak, yaşananları unutmak ve konusunu dahi açmamak yer alır. Bu baskı, felaketle baş etmeye çalışan kişinin destek almasını engelleyen ciddi bir bariyerdir.
Destek arayışına engel olan düşünce kalıpları şunlardır:
- Yaşananlardan dolayı utanç duymak.
- Eski acıların canlanmasından korkmak.
- Konuşmanın yakınlarına zarar vereceğine inanmak.
- Bahsedilmediği takdirde sorunların kendiliğinden geçeceğini düşünmek.
- Geçmişteki bir olayın bugünü etkileyemeyeceğini varsaymak.
Travma Sonrası İsteksizliği Aşmanın Yolları
Travmaya çözüm bulma konusundaki isteksizliği azaltmanın yolu, bireyleri karşılaşılması muhtemel hadiseler ve bunlara verilecek tepkiler hakkında bilgilendirmektir. Psikolojik sıkıntı belirtileri (semptomlar) konusunda farkındalık kazanmak, yardıma en hızlı şekilde ulaşmayı sağlar. Erken dönemde yardım alan kişiler, yıllarca sürebilecek kronik acılardan kendilerini koruyabilirler.
Ortamı Benimseme ve Normalleştirme Sorunu
Tedavi arayışını güçleştiren bir diğer durum ise travmatik ortamın kanıksanmasıdır. Savaş bölgesi veya fiziksel şiddetin olduğu bir aile gibi sürekli tehdit içeren ortamlarda büyüyen bireyler, durumu o kadar benimserler ki yaşadıklarının normal dışı olduğunu fark edemezler. Travmatik etki hissedilse bile, bu etkinin yaşanılan kronik durumla ilişkilendirilmesi oldukça zordur.
Ercüment Doğan, Ph.D.
Klinik Psikolog





