Psikoterapi geçmişi yeniden düzelterek yaşamamızı sağlar

Psikoterapi geçmişi yeniden düzelterek yaşamamızı sağlar

''Yetişkin yaşamındaki ilişkilerimiz, çocukluğumuzun sahnelendiği alanlardır. İlişki de bulunan insanlar farkında olsalar da olmasalar da birbirleriyle etkileşimlerinde çocukken ebeveynleriyle ilişkilerinde öğrendiklerini sergilerler. Bir çocuk eğer ebeveynleriyle ilişkide sevgiyi, koşulsuz kabulü, onaylanmayı, ait olmayı, önemsenmeyi, şefkati deneyimlemişse yetişkin hayatındaki ilişkilerinde de sahneye bunları koyacaktır. Yok eğer çocukluk yıllarında duygusal açıdan örseleyici, acı verici yaşantılara maruz kalmışsa yetişkin yaşamında kurduğu ilişkiler bu acının, örselenmişliğin sahnelendiği ve tekrar tekrar yaratıldığı alanlar olacaktır. Bunu bir örnekle açıklayalım. Çocukken ebeveynlerinden biri veya her ikisi de kendisini bir sebepten dolayı terk etmiş, bırakıp gitmiş birisi yetişkin olduğunda ilişkilerinde özellikle flört ilişkilerinde partnerine kendisini her an bırakıp gidecekmiş gibi kuşkuyla yaklaşacak ve bu kuşku nedeniyle aşırı kıskanç davranıp partnerini bunaltacaktır. Bunun sonucunda ise çok korktuğu durum olan terk edilmeyi yaşayacak ve hatta buna nasıl sebep olduğunu anlayamayacaktır bile...

İşin trajik yönü de budur zaten. Çoğu zaman çocukken ebeveynlerimiz tarafından yazılan, yetişkin olduğumuzda ise çocukken öğrendiklerimizin tekrarı olan ve artık kendimizin yazdığı senaryoyu fark etmeyiz bile...

Aynı filmi tekrar ve tekrar sahneye koyar, birbirinin aynısı olan adamları ve kadınları partner olarak seçer, birbirinin aynısı olan senaryoları yazar, aynı acıları yaşar dururuz... Çünkü geçmişten alacaklıyızdır. Bitmemiş meselelerimiz vardır. Hayatımıza aldığımız her kadında/adamda o bitmemiş meseleyi tekrarlar, umutsuzca kapatmaya, bitirmeye çalışırız. Ancak bu beyhude bir çabadır. Ebeveynlerimizin yol açtığı bitmemiş meseleler şimdi ve burada yaşanan ilişkilerle hiçbir zaman tam olarak kapatılamaz.

Çocukken terk edilmiş, sevilmemiş, önemsenmemiş, olduğunuz gibi kabul edilmemiş...iseniz geçmişten her daim alacaklı olursunuz. Tek yapabileceğiniz geçmişten alacaklı olduğunuzu kabul edip, bunun acısını çekip, yasını tutup, geçmişte ebeveynlerinizin yol açtığı bitmemiş meselelerinizin etkilerinin farkında olarak o etkileri şimdi ve buradaki ilişkilere taşımamayı seçmek olabilir. Bunu yapmak kolay değildir . Farkındalıklarımızı arttırarak geçmişin etkileriyle işlevsel olarak başa çıkabilir hale gelebiliriz.''

Bu makale 11 Mart 2019 tarihinde güncellendi. 0 kez okundu.

Yazar
Klinik Psikolog  Fatoş Efe

Uzm. Psk. Fatma EFE, 1984 yılında doğmuştur. Lisans öncesi eğitimini Adıyaman`da Gölbaşı Anadolu Lisesi'nde tamamlamıştır. Ve 2003 yılında başlamış olduğu Dokuz Eylül Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık bölümünü dereceyle bitirmiştir. Üniversite eğitimi boyunca psikoloji ile ilgili tüm seminer ve kongrelere katılmış, ana okulları, liseler ve hastanelerde uygulama eğitimleri yaparak staj çalışmalarını gerçekleştirmiştir.  2013 yılında Nişantaşı Üniveritesi Sosyal bilimler Enstitüsü Tezli Yüksek Lisans eğitimine başlamış ve hep merak ettiği konu olan `Çocukluk Çağında Cinsel İstismara Uğramış Bireylerin Karşı Cins ile ilişkilerinin İncelenmesi` konulu tezini yazmıştır. Uzm. Psk. Fatma EFE, üniversite eğitiminin yanında bir çok mesleki eğitim almış ve sertifika programına katılım sağlamıştır. Bilişsel Davranışçı Terapi Eği ...

Etiketler
Psikolojik
Klinik Psikolog  Fatoş Efe
Klinik Psikolog Fatoş Efe
İstanbul - Psikoloji
Facebook Twitter Instagram Youtube