Doktorsitesi.com

Psikanalitik Kurama Göre Neden Yemek Yiyoruz

Op. Dr. Erol Vural
Op. Dr. Erol Vural
11 Aralık 2015219 görüntülenme
Randevu Al
Psikanalitik Kurama Göre Neden Yemek Yiyoruz
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Obeziteye Psikanalitik Yaklaşım ve Temel Kuramlar

Obezite hastalığını açıklamaya yönelik genetik ve endokrinolojik kuramların yanı sıra, konuyu derinlemesine ele alan psikanalitik görüşler de mevcuttur. Psikanalitik kurama göre obezite, bireylerin çözümlenmemiş bağımlılık gereksinimleri ve psikoseksüel gelişimin oral dönemine fikse olmalarıyla ilişkilendirilmektedir. Bu durum, yeme davranışının sadece biyolojik bir ihtiyaç değil, aynı zamanda karmaşık bir psikolojik süreç olduğunu göstermektedir.

Oral Dönem Fiksasyonu ve Kişilik Yapısı

Oral dönemde fiksasyon (saplanma) yaşayan bireyler; iyimserlik veya karamsarlık, oburluk, hırs, bağımlılık ve sabırsızlık ile karakterize tipik bir kişilik yapısına sahiptir. Bireyin oral karakter yapısı, etiyolojik açıdan obezite ile güçlü bir bağ kurmaktadır. S. Freud’a göre, yeme davranışı ile en çok ilişkilendirilen bu evre, doğumdan sonraki ilk bir yılı kapsamaktadır.

Bu dönemde libido (haz kaynağı ve yaşam enerjisi); ağız, dudak ve dil aracılığıyla doyum sağlamaktadır. Emme, çiğneme ve yutma eylemleriyle belirginleşen içe alım, bu evrenin egemen işlevidir. Bebeklerin davranışlarında öncelik doyum olsa da, bu süreç sadece tek yönlü bir alıştan ibaret değildir; yaşamın erken dönemlerinde başlayan bu alışveriş, insan ilişkilerinin özgün temelini oluşturur.

Anne-Çocuk İlişkisinin Obezite Üzerindeki Etkisi

Bu psikolojik alışverişte iki başrol oyuncusu bulunmaktadır: Bebek ve onun devamlılığını sağlayan anne. Sürecin kritik noktasını annenin kişiliği belirlemektedir. Çocuğun veren ya da alan bir birey olarak gelişmesi, annenin alıcı ve verici özelliklerine bağlıdır. Verebilen bir anne, almasını bilen bir çocuğun gelişimine olanak tanırken; güçsüz, kuşkulu ve kendi gereksinimleri peşinde koşan bir anne bu sağlıklı gelişimi engellemektedir.

Oral dönemdeki bu dengesizlik, bireyde şu sonuçlara yol açabilmektedir:

  • Bencil kişilik gelişimi: Sadece almayı düşünen bir yapının oluşması.
  • Güç gösterisi: Otoriter annelerin tutumu sonucu çocuğun almayı güçlülük, vermeyi ise güçsüzlük olarak algılaması.
  • Dürtü kontrol bozukluğu: Yeme bozukluğu olan bireylerde bu denge bozukluğunun izlerine sıkça rastlanması.

Ebeveynlerin, çocuğun açlık ve tokluk zamanını tamamen kendi kontrolünde tutma çabası, aşırı şişmanlığın dinamiğinde önemli bir faktör olarak vurgulanmaktadır.

Bir Baş Etme Mekanizması Olarak Aşırı Yeme

Psikanalitik kurama göre aşırı yeme; depresyon ve anksiyete ile mücadelede uyumu bozan bir baş etme tepkisidir. Obez bireylerin, anksiyete ile baş etmek için yemeği bir araç olarak kullandıkları ve edilgen bağımlı özelliklerinin alternatif beceriler geliştirmelerini engellediği öne sürülmektedir. Bu bağlamda obezite, kişilik bozukluğunun psikosomatik bir semptom kompleksi olarak kabul edilir.

Faktör GrubuObeziteye Katkıda Bulunan Etkenler
BiyolojikGenetik, Biyokimyasal, Nörolojik, Endokrinolojik
SosyalSosyolojik faktörler, Sosyoekonomik durum
PsikolojikDepresyon, Fobi, Nörotik semptomlar, Bilinç dışı çatışmalar

Obez Bireylerde Beden Algısı ve Karakter Özellikleri

Obez hastaların ego yapıları, anoreksi hastalarından belirgin şekilde ayrılmaktadır. Psikanalitik literatürde şişmanlıkla ilişkilendirilen bazı bilinçaltı çatışmalar şunlardır:

  • Dişiliği inkar etme ve erkeksi saldırganlığa karşı korunma.
  • Kaybedilmiş bir nesneyi tekrar kazanma düşüncesi.
  • Anne sevgisinin yerine yemeği koyma.
  • Can sıkıntısı veya depresyona karşı yeme eylemi.

Obez bireylerde sabırsızlık, büyüsel düşünceye inanma, kararsızlık ve doyumsuzluk ortak özellikler arasındadır. Herhangi bir başarısızlık karşısında bu bireyler, hızla yemeğe yönelerek teselli arayışına girmektedir. Sonuç olarak; ekzojen obezite etiyolojisi tek bir nedenle değil; genetik, beslenme şekli ve psikolojik etkenlerin birleşimiyle açıklanmaktadır.

Etiketler

Obezite ve beslenmeObezite nedirObezite hastalıkları nelerdirObezite ve doğru beslenmeObezite sebepleri nelerdirObezite sebepleri ve sonuçlarıObezite

Yazar Hakkında

Op. Dr. Erol Vural

Op. Dr. Erol Vural

Op. Dr. Erol Vural, 1974 yılında Kırşehir'de dünyaya geldi. İlkokul ve ortaokul eğitimini Kırşehir Cacabey İlköğretim Okulu'nda tamamlayan Dr. Vural lise eğitimini ise Ankara Aydınlıkevler İnönü Anadolu Lisesi' nde aldı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.