Doktorsitesi.com

Prostat Kanseri Nedir? Prostat Kanserinin Tanısı ve Tedavisi

Prof. Dr. Mustafa SOFİKERİM
Prof. Dr. Mustafa SOFİKERİM
13 Temmuz 2016358 görüntülenme
Randevu Al
Prostat Kanseri Nedir? Prostat Kanserinin Tanısı ve Tedavisi
Prostat Kanseri Nedir? Prostat Kanserinin Tanısı ve Tedavisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Prostat Kanseri Nedir?

Prostat kanseri, erkek üreme sisteminin bir parçası olan ve mesanenin hemen altında yer alan prostat bezinde meydana gelen bir kanser türüdür. Ceviz büyüklüğündeki bu bez, meni sıvısının oluşumuna katkı sağlamakla görevlidir. Erkeklerde akciğer kanserinden sonra en sık görülen ikinci kanser türü olan prostat kanseri, her hastada farklı seyredebilir.

Bazı prostat kanseri türleri oldukça yavaş ilerler ve hayati bir risk oluşturmazken, özellikle genç yaşlarda başlayan agresif türler hızla yayılma eğilimi gösterebilir. Bu nedenle hastalığın doğasını ve risk faktörlerini bilmek hayati önem taşır.

Prostat Kanserinin Nedenleri ve Risk Faktörleri

Günümüzde prostat kanserinin kesin oluşma nedenleri tam olarak bilinmemekle birlikte, belirli faktörlerin riski artırdığı saptanmıştır. Hastalık ağırlıklı olarak yaşlı erkekleri etkilemekte ve vakaların yaklaşık %85'i 65 yaş üstü bireylerde görülmektedir.

Kontrol Edilemeyen Risk Faktörleri

Bazı risk faktörleri kişinin biyolojik yapısıyla ilgilidir ve müdahale edilemez:

  • Yaş: 50'li yaşlardan sonra risk artar, 70'li yaşlardan itibaren ise gelişim hızı ivme kazanır.
  • Aile Öyküsü: Birinci derece akrabalarında (baba veya erkek kardeş) prostat kanseri olanlarda risk 2 ila 4 kat daha fazladır.
  • Irk: Afrikalı-Amerikalılar dünyada bu kanser türünün en sık rastlandığı ve en yüksek risk altındaki popülasyondur.

Kontrol Edilebilen Risk Faktörleri ve Yaşam Tarzı

Beslenme alışkanlıkları ve yaşam tarzı, prostat kanseri gelişiminde kritik rol oynar:

  • Diyet: Yağlı kırmızı et ve yüksek yağlı süt ürünleri tüketimi riski artırır. Yüksek sıcaklıkta pişirilen etlerde oluşan yanma ürünleri kanser riskine katkıda bulunabilir.
  • Hormonlar: Katı yağ tüketimi vücuttaki testosteron miktarını yükselterek kanserli hücrelerin büyümesini hızlandırabilir.
  • Hareketsizlik: Günlük hayattaki hareketsiz yaşam tarzı hastalığa davetiye çıkarır.
  • Mesleki Riskler: Kaynakçılar, pil ve lastik üretimi çalışanları ile kadmiyum metaline maruz kalanlar daha yüksek risk altındadır.

Prostat Kanserinin Belirtileri Nelerdir?

Prostat kanseri, özellikle ilk evrelerde hiçbir belirti vermeyebilir. Hastalık ilerleyip idrar kanalında tıkanıklığa yol açtığında, iyi huylu prostat büyümesine benzer şu belirtiler görülür:

  • Özellikle geceleri sık idrara çıkma isteği.
  • İdrar yapmaya başlarken veya durdururken zorlanma.
  • Güçsüz, zayıf veya kesintili idrar akışı.
  • İdrar yapma veya boşalma esnasında ağrı ve yanma hissi.

Prostat Büyümesi (BPH) ve Prostatit Farkı

Her prostat büyümesi kanser değildir. Yaşla birlikte gelişen ve mesaneye baskı yapan duruma Benign Prostat Hiperplazisi (BPH) veya iyi huylu prostat büyümesi denir. Ayrıca bir iltihap türü olan prostatit de benzer semptomlara neden olabilir ancak kanser değildir ve ilaçla tedavi edilebilir.

Beslenme ile Riski Azaltmak Mümkün mü?

Doğru beslenme tercihleri prostat sağlığını korumaya yardımcı olabilir. Aşağıdaki tablo, beslenme tercihlerinin etkilerini özetlemektedir:

Kaçınılması GerekenlerÖnerilen Besinler
Yağlı kırmızı etler, salam, sosisDomates sosu, brokoli, karnabahar
Beyaz un ve beyaz pirinçIspanak, lahana, narenciye
İşlenmiş et ürünleriTam buğdaylı ürünler ve mevsim meyveleri

Önemli Not: Aspirin, finasteroid veya kolesterol ilaçlarının risk azaltıcı etkileri olabilir; ancak bu ilaçlar asla hekime danışılmadan bu amaçla kullanılmamalıdır.

Prostat Kanseri Hakkında Yanlış Bilinenler

Aşağıdaki durumların prostat kanserine neden olduğu bilimsel olarak ispatlanmamıştır:

  • Fazla cinsel aktivite, vazektomi veya mastürbasyon.
  • İyi huylu prostat büyümesinin (BPH) varlığı.
  • Alkol kullanımı ve cinsel yolla bulaşan hastalıkların rolü ise halen araştırılmaktadır.

Erken Tanı ve Tarama Yöntemleri

Prostat kanserinde erken teşhis için tarama testleri büyük önem taşır. Doktor önerisiyle genellikle 40 yaşından sonra başlanması tavsiye edilen yöntemler şunlardır:

  1. Rektal Muayene (Rektal Tuşe): Prostatın parmakla fiziksel olarak muayene edilmesidir.
  2. PSA Testi (Prostat Spesifik Antijen): Kandaki bir proteinin seviyesini ölçer.

Dikkat: Yüksek PSA değeri her zaman kanser anlamına gelmediği gibi, normal PSA değerleri de kanser olasılığını tamamen dışlamaz. Bu nedenle test sonuçları mutlaka uzman bir hekim tarafından değerlendirilmelidir.

Etiketler

Prostat kanseri kimlerde görülürProstat kanseri tanısıProstat kanseri tedavisiProstat kanseri erken teşhis edilebilir mi?Prostat kanseri öncesi ve sonrasıProstat kanseri önlenebilir mi

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Mustafa SOFİKERİM

Prof. Dr. Mustafa SOFİKERİM

Prof. Dr. Mustafa Sofikerim​,  20 yıla aşkın süredir birçok başarılı operasyona imza atan Prof. Dr. Mustafa Sofikerim, 1999 yılında Hacettepe Üniversitesi İngilizce Tıp Fakültesi’nden mezun olmuş ve tıp doktoru unvanını almıştır. İhtisasını ise yine Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yapmış ve 2004 yılında Üroloji Uzmanı olmuştur. Akademik çalışmalarına 2005 yılında Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı’nda Öğretim görevlisi olarak başlayan Prof. Dr. Mustafa Sofikerim, 2006 yılında bir yıl süre ile Manisa Asker Hastanesi’nde yedek subay olarak askerlik vazifesini yerine getirmiştir. 2007 yılında ise Yardımcı Doçent kadrosuna yükselmiştir. 2007 yılında Avrupa Üroloji Topluluğunun açmış olduğu sınavda başarılı olarak FEBU (Avrupa Üroloji Uzmanlığı) unvanını almıştır. 2009 yılında ise University of Heidelberg Klinikum Heilbronn Üroloji Anabilim Dalı’nda laparoskopik üroloji ile ilgili çalışmalarda bulunmuş olup 2011 yılında Doçentliğe, 2016 yılında da Profesörlüğe yükselmiştir.
Prof. Dr. Mustafa Sofikerim, 2011 yılından beri Acıbadem Hastanesi Üroloji Kliniği’nde hizmet vermektedir.. Şu an Prof. Dr. Mustafa Sofikerim, yeni hizmete giren Acıbadem Ataşehir Hastane kompleksinde tam gün görev yapmaktadır. Ayrıca kendisi Türk Üroonkoloji Derneği, , Türk Üroloji Derneği, Türk Endoüroloji Derneği, Avrupa Üroloji Derneği (’ACTIVE MEMBER’ üyeliği), Endourology Society üyeliği ve Ürolojik Cerrahi Derneği gibi birçok mesleki kuruluşa üyedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.