Doktorsitesi.com

Polikistik over tan›m›

Dr.Öğr.Üyesi Büşra Nur Yiğit
Dr.Öğr.Üyesi Büşra Nur Yiğit
26 Eylül 2025163 görüntülenme
Randevu Al
Polikistik over sendromu (PKOS) birçok genetik ve çevresel etmenin etkili oldu¤u kronik anovulasyon ve hiperandrojenizm ile nitelenen bir bozukluktur (1). Kronik anovulasyon klinikte kendini menstürel düzensizlikler, oligomenore, disfonksiyonel kanamalar ve infertilite ile gösterir. Polikistik over sendromu bütün yafl gruplar›nda anovulasyon, hirsutizm ve infertilitenin en baflta gelen nede- nidir. Perimenarflial dönemde bafllayan ovulatuvar fonksiyon bozuklu¤u, hiperandrojenizm, hiperinsulinemi ve insulin direnci ile iliflkilidir. Eriflkin kad›nlarda prevalans› %5 olarak bildirilmektedir (2). Oluflumunda genetik etmenlerin önemli bir rolü vard›r. Polikistik over sendromu olan kad›nlar›n annelerinde %24, k›z kardefllerinde %32 oran›nda PKOS görülür (3). Hiperandrojenizmin klinik bulgular›; hirsutizm, akne ve androjenik alopesidir. Hiperandrojenizmi olan kad›n- lar›n yaklafl›k %70’inde hirsutizm bulunur (4,5).
Polikistik over tan›m›
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Polikistik Over Tanımı ve Histolojik Özellikleri

Polikistik over (PKO), ultrasonografi bulgularına göre bir overde 2-9 mm çapında, periferik dizilimli 12 veya daha fazla folikülün bulunması ya da over hacminin 10 ml’den büyük olması durumudur. Tanı için tek bir overde bu görüntünün olması yeterlidir. Histolojik olarak bu tablodaki overlerde folikül sayısı artmış, iç teka hücre katmanında hipertrofi ve luteinizasyon gelişmiş, over tunikası ise kalınlaşmıştır.

Polikistik over yapısı, eşlik eden bir sendrom (PKOS) yoksa uzun vadede olumsuz bir etki yaratmaz; ancak ovarian hiperstimülasyon sendromu (OHSS) için bir risk faktörüdür. PKOS’u olmayan ancak polikistik overli kadınlarda folikül ve oosit sayısı daha fazladır; bu kişilerin canlı doğum yapma olasılığı normal overli kadınlara göre %80 daha yüksektir.

Polikistik Over Sendromu (PKOS) Tanı Kriterleri

PKOS tanısı, hiperandrojenizmin klinik ve laboratuvar bulgularına dayanır. Tanı sürecinde, benzer belirtilere yol açabilen konjenital adrenal hiperplazi gibi diğer bozuklukların dışlanması esastır. Tarihsel süreçte tanı kriterleri şu şekilde evrilmiştir:

  • NIH Kriterleri (1990): Kronik oligomenore/anovulasyon varlığı ve hiperandrojenizm bulgularını temel alır.
  • Rotterdam Kriterleri (2003): Günümüzde en yaygın kullanılan kriterlerdir. Aşağıdaki üç kriterden en az ikisinin varlığı tanı için yeterlidir:
    1. Oligo / Anovulasyon (Yumurtlama düzensizliği)
    2. Hiperandrojenizm (Klinik veya biyokimyasal bulgular)
    3. Polikistik Over Görüntüsü (Ultrasonografide)

Önemli bir not olarak; hiperandrojenizm zamanla over morfolojisini etkilediği için, ergenlik dönemindeki kızlarda tanı koymak için ultrason görüntüsü her zaman şart değildir.

Klinik ve Laboratuvar Bulguları

PKOS belirtileri genellikle menarş (ilk adet) döneminde ortaya çıkar. Prematüre pubarş (erken tüylenme), sendromun öncü bir bulgusu olabilir. Klinik tabloda en sık karşılaşılan durumlar şunlardır:

  • Adet Düzensizlikleri: Yılda 9'dan az adet görme (oligomenore) veya hiç adet görmeme (amenore).
  • Hiperandrojenizm Belirtileri: Hirsutizm (aşırı tüylenme), akne ve alopesi (saç dökülmesi).
  • Metabolik Bulgular: Santral obezite ve insülin direnci.

Laboratuvar incelemelerinde ise yüksek androjen düzeyleri, LH fazlalığı ve insülin direnci saptanır. Olguların %80'inde androjen kaynağı overlerdir (Fonksiyonel Ovarian Hiperandrojenizm - FOH), %60'ında ise adrenal kaynaklı yüksek değerler (FAH) görülür.

Patogenez ve İnsülin Direncinin Rolü

PKOS gelişiminde genetik ve çevresel faktörler birlikte rol oynar. Tablonun merkezinde yer alan insülin direnci, obeziteden bağımsız olarak hastaların %50-70'inde mevcuttur. Yüksek insülin seviyeleri, overlerde androjen yapımını doğrudan artırarak adet düzensizliklerine ve kist gelişimine neden olur.

MekanizmaEtkisi
İnsülin ArtışıOverde androjen üretimini tetikler.
SHBG AzalmasıDolaşımdaki serbest testosteron miktarını artırır.
Seçici DirençOverler sistemik dirence rağmen insülinin androjen artırıcı etkisine duyarlı kalır.

PKOS ve Hiperandrojenizm Tedavisi

Tedavi yaklaşımı, hastanın şikayetlerine ve hiperandrojenizmin kaynağına göre bireyselleştirilir:

  1. Doğum Kontrol Hapları (DKH): Menstürel bozukluklar ve over kaynaklı androjen yüksekliğinde ilk seçenektir. Serbest testosteronu düşürür ve endometrium kanseri riskini azaltır.
  2. Antiandrojenler: Hirsutizm tedavisinde DKH'lardan daha etkindir. Spironolakton, Siproteron asetat ve Flutamid bu grupta yer alır.
  3. İnsülin Duyarlılaştırıcılar: İnsülin direnci saptanan olgularda Metformin kullanımı, androjen yapımını azaltarak over fonksiyonlarını düzenler.

Hirsutizm ve Kıl Folikülü Fizyolojisi

Kadınlarda erkek tipi terminal kıllanma olarak tanımlanan hirsutizm, modifiye Ferriman-Gallwey (FG) skorlaması ile değerlendirilir. 8 ve üzeri puan alan olgular hirsutizm olarak kabul edilir. Androjenler (Testosteron ve DHT), vellus adı verilen ince tüyleri kalın, koyu renkli ve sert terminal kıllara dönüştürür. Tedavi sürecinde terminal kılların büyüme döngüsü nedeniyle klinik iyileşme için en az 6-12 ay sabredilmesi gerekmektedir.

Yazar Hakkında

Dr.Öğr.Üyesi Büşra Nur Yiğit

Dr.Öğr.Üyesi Büşra Nur Yiğit

Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden yüksek şeref öğrencisi olarak mezun oldum. Eğitim hayatım boyunca Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Prof. Dr. Ali Dursun Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Beslenme ve Metabolizma Ünitesi’nde çalışmalarda bulundu. Prof. Dr. Selçuk Dağdelen ve Prof. Dr. Okan Bülent Yıldızla diyabet konusunda çalışmalar yaptı.
GATA' da Prof.Dr. Mustafa Ulubay ile Kadın Hastalıkları ve Doğum Beslenmesinde çalışmalar yaptı.
Gelişimime katkı sağlamak amacıyla Metabolik ve Bariatrik Cerrahi Diyetisyenliği, Obezite veya Diyabet Tedavisine Güncel Yaklaşımlar, Sezgisel Yeme Psikolojik beslenme bozuklukları gibi birçok eğitim ve kurs programına katıldım.
Şuan da online ve yüz yüze olarak, kilo yönetimi ve hastalıklarda tıbbi beslenme tedavisi hizmetlerimin yanında mide balonu, mide botoksu, sleeve gastrektomi (tüp mide) ve gastrik bypass (MGB, RYGB) olmak üzere obezite cerrahisi alanında hizmet vermektedir.
Şuanda Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanesi Psikiyatri Prof.Dr.Cengiz Kılıç ile birlikte psikolojik tez makale çalışmalarına devam etmektedir
Prof.Dr.Deniz Demiryürekle birlikte Akupunktur,Mezoterapi üzerine çalışmalar devam etmektedir.
Hacettepe üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde Prof Asistanı olarak hizmet vermektedir.(Yarın resmi olarak duyurulacaktır)
Hastanemizin Erişkin,Çocuk hastalıklarındaki yaptığımız tedavi çalışmaları devam etmektedir.
En yakın zamanda @hacettepeichastalklar7316 ve @hacettepe.ichastaliklari: hesaplarında aktif şekilde çalışmalar başlayacaktır.
Misyonumuz;
Toplum sağlığının korunması, bireye en üst düzeyde uzmanlaşmış, kaliteli tanı ve tedavi hizmetini, çağın gerektirdiği bilgi ve teknolojiyi buluşturarak vermek yanında, üstün nitelikli ve evrensel standartlarda eğitim, öğretim ve araştırma yapılması için gerekli altyapı desteğinin sağlanmasını amaçlar.
Vizyonumuz;
En ileri bilgi ve teknolojinin, yeterli ve tatmin edici düzeyde, zevkli bir ortam içinde sunulduğu, Yönetimiyle örnek bir model oluşturan, Uluslararası düzeyde tanınan ve tercih edilen, Hasta ve çalışan memnuniyetinin mükemmele ulaştığı, Lider sağlık kuruluşu üyesi olmaktır.
Değerlerimiz;
Özenli, Çalışkan, Güler yüzlü ve Saygılı olmaktır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.