Genel nedenlere bakarsak;

Yanlış beslenme; İşlenmiş şekerler, işlenmiş ürünler, yüksek oranda hayvansal gıda, alkol tüketiminin çok olması ve beslenmemizde taze sebze, meyvelerin az olması gıda intoleransına yol açabilir. Bu tarz bir yanlış beslenme bağırsak, kan bariyerini bozabilir, proteinlerin kana geçmesine neden olabilir. Buna da yanıt olarak antikorlar üretilir vücutta dolasan ve lenf nodları tıkanabilir. Bunun sonucunda birçok kronik hastalığın zemini oluşmuş olur.

Aynı gıdaların özellikle glüten gibi alerjen olabilen gıdaların çok yoğun ve sık tüketilmesi de bağırsaklarda stresse yol açarak intolerans tablosuna yol açabilir.

Yaşlanmak; Yaşlandıkça sindirim sistemindeki bazı gıdaları sindiren enzimler azalabilir (örneğin, laktoz intoleransında laktaz azalması gibi)

Kronik toksisite bağırsak duvarını ve florasını etkileyerek ayrıca mide asidi ve enzimlerine etki ederek (ve daha birçok mekanizmaya) intolerans tablosuna neden olabilir.

Kronik stres; Sürekli strese maruz kalmak mide enzimlerinden başlayarak tüm sindirim sisteminizi etkileyen bir tablodur.

***Sürekli sizlerle paylaştığım gibi gıda intoleransları birçok hastalığın altında bulunmaktadır. Gıda intoleransları “LEAKY GUT” yani geçirgen bağırsakla oldukça bağlantılıdır. Uzun süreli gıda intoleranslarına maruz kalmak geçirgen bağırsağa neden olacak ve bu da inflamasyonun daha da büyümesine neden olacaktır. Geçirgen bağırsak ile kana gecen proteinler immün reaksiyonları uyaracaktır ve oto immün durumlar bile oluşabilir. Hatta oto immünite patogenizinde temelde bu adımlar vardır.

GIDA İNTOLERANSLARI İLE BAĞLANTILI OLDUĞU DÜŞÜNÜLEN HASTALIKLAR

Egzama

Akne

Migren

Sedef hastalığı

Astım

Baş ağrıları

Kilo alma

Duygu durum sorunları, anksiyete, depresyon

İrritabl bağırsak sendromu

Hiperaktivite

Öğrenme zorlukları

Eklem ağrıları

İnsomnia

Kulak enfeksiyonları

Sinüzit

Çocuklarda yatak ıslatma

Post nazal akıntı

Fibromiyalji

Kronik yorgunluk

Oto immün hastalıklar

Bu hastalıklar bağlantısı çalışmalarla ortaya konulmuş hastalıklardır ama bütüncül bir hekim olarak kronik her hastalığın altında bir gıda intolerans tablosu bulunabilir diye düşünüp hastayı ona göre değerlendirmenin önemini vurgulamak istiyorum.

EN SIK GÖRÜLEN GIDA İNTOLERANSLARI

Süt ve süt ürünleri

Gluten

Yumurta

Maya-aminler

Soya

Fıstık-fındık-badem, ceviz, kaju

Kabuklu deniz ürünleri

Kafein

Salisilatlar

Foodmaps

Yapay Früktoz içerikli gıdalar

Aspartam

Msg (monosodyumglutamat )

Gıda boyaları

Sülfitler

***Listede fark ettiğiniz üzere en sık gıda alerjileri yapan gıdalar ile en sık gıda intoleransları yapan gıdalar neredeyse tamamen aynı, bu yüzden de alerji mi intolerans mı saptamak için beslemenizde iyi bir detektif olmanız gerekecek. İntoleranslar sindirim sistemini ve alttaki sorunları tedavi ettikten sonra yok olabilir ama alerjiler hayatınız boyunca sizinle beraber. Yanıtınızın şiddeti azalabilir ama bu gıdaların alerji yanıtı oluşturduğunu düşünüyorsanız hayatınızdan çıkarmakta fayda var.
Bu intolerans tablolarını biraz ayrıntılı açıklamak gerekirse;
***Süt ürünlerindeki yanıt daha çok sütte görülmekle beraber süt ürünleri yani peynir, yoğurt, kefir gibi gıdalarda da görülebilir. Temel nedeni sütün içerisindeki laktoz şekerini vücutta sindiren laktaz enzimindeki sorunlardır(eksiklik, fonksiyon bozukluğu ). Dünyadaki insanların %65’inin laktozu sindirmekte sorunları olduğu düşünülmektedir. Bu ciddi bir rakamdır. Laktoz miktarı süt fermente edildikçe oldukça azalır yani peynir ve yoğurt ya da kefire dönüştükçe ama yine de tamamen yok olmaz. Ayrıca laktoz dışında süt içerisinde bulunan bazı protein yapıları da intolerans tablosu oluşturabilir ve bu protein yapıları fermente edilmek ile kaybolmazlar. Yani bazı kişiler hayatlarından sadece sütü çıkararak rahat etseler de birçok kişinin süt ürünlerinin tamamına karsı intoleransı oluşabilir. Özellikle oto immün hastalıkları bulunan tüm kişilere süt ürünlerinin her türlüsünü hayatlarından çıkarmasını önermekteyim.
***Gluten arpa buğday gibi tahıllarda bulunan bir proteindir. Gluten intoleransı karsımıza ilk çölyak hastalığı ile çıkmıştır. Çölyakta glutene karsı oto immün bir yanıt vardır. Son yıllarda artık net ortaya konuldu ki çöl yak dışında da glüten de intoleransa sebep olabilir. Hatta veriler çölyak olmayan gluten intoleransının dünyada %15’leri bulan rakamlara sahip olduğunu savunuyor. Otoimmün bir hastalığınız var ise glutenden tamamen uzak durmanızda fayda var.
***Yumurta intoleransı da toplumda sık görülmektedir ve en sık şişkinlik şikâyetleri ile karsımıza çıkar. Özellikle yumurta beyazına karsı yanıt daha yüksektir. Yumurta tüketiminin temel sorunu daha çok yumurtayı çok ve sık tüketmekle alakalıdır. Basta bir müddet kesip sonra haftada birkaç gün kullanım seklinde sokulduğunda genelde yanıt oluşturmaz.
***Maya intoleransının altında aslında vücudun aminlere karşı yanıtı vardır. Aminler bakteriler tarafından üretilen; fermantasyon ve gıdaların uzun süre beklemeleri sonucu oluşan proteinlerdir. Bunlardan biri de sizlerin de çok sık duyduğu histamindir. Histamin vücutta bağışıklık sisteminde, sinir siteminde ve sindirim sisteminde görev alan bir yapıdır. Alerjenlere karşı inflamatuar bir yanıt oluşumunda görev alır; Bu da kasıntılara, hapşırmalara neden olur. Histamin sağlıklı kişilerde yani intoleransı olmayan kişilerde kolaylıkla metabolize olur. Ama “diamin oksidaz (DAO ) ve n-metil transferaz “ eksikliğinde ve fonksiyonel bozukluğunda ki bu enzimler histamini yıkıp ortadan kaldıran enzimlerdir; histamin ortamda birikir ve intolerans yanıtlarının oluşmasına ve artmasına neden olur. Ayrıca kronik inflamasyonu tetikler. Histamin dışında mayalanma sürecinde oluşan başka yapılar da kişilerde intolerans yanıtını uyarabilir. O yüzden mayalı ürünlere oldukça dikkat etmek gereklidir ki çoğu mayalı ürün sağlıklı da olsa dikkatli yaklaşılmalıdır. Klinikte o kadar sık maya intoleransı ile karşılaşmaktayım ki, hatta gözlemlerime göre ve birçok uzman görüşe göre toplumda oldukça yoğun bir maya intoleransı olduğunu söylemeliyim.
***Soya protein yapısı nedeniyle hem alerji hem de intolerans oluşturabilir. Alerjiler genelde çocuklarda görülmektedir. Soya ürünlerine karsı benim güvenim GMO yani genetiği modifiye edilmiş ürünler olması nedeniyle çok yok. Genel olarak soya ürünleri tüketmenizi özellikle önermem.
***Çiğ kuruyemişler sıklıkla alerji ve intolerans yapabilir. Fıstık alerjisi gibi durumlar hayati tehlike bile oluşturabilir anafilaksiye neden olarak. Toplumun ortalama %1inde alerji görülmektedir. İntolerans hakkında net bir data yoktur. Ama hastalarıma da söylediğim gibi bu gıdaları tüketirken kendinizi yakından takip ediniz.
***Kabuklu deniz ürünleri alerji olarak oranları %5lere kadar çıkmaktadır. İntolerans sıklığı ile alakalı net bir data yoktur. Genelde sindirim sistemlerindeki enzimleri sorun olan hastalarda daha çok intolerans olarak karsıma çıkmaktadır. Genelde alerji tablosu değilse sindirim toparlandığında şikâyetler de geçmektedir. Ama alerji durumu hayati tehlike yaratabilir dikkatli olunuz.
***Kafein adenozin reseptörünü bloke ederek etki eden uyarıcı bir kimyasaldır. Kahvede, yeşil çayda, enerji içeceklerinde vb. bulunur. Toplumda çoğu insan kafeini belirli oranlara kadar rahatça sindirip metabolize edebilmektedir ama neredeyse toplumun yarısında ise intolerans görülmektedir. Bunun nedeninin bazı insanlarda olan kafeini metabolize etmekteki genetik bir defekt olduğu düşünülmektedir ve bazı çalışmalarla da ortaya konulmuştur. Yani kafeini sindiremiyor ya da kafeine karsı semptomlar yasıyorsanız genetik olarak kafeine intoleransınız olabilir.
***Salisiltlar bitkiler tarafından çevresel böceklere ve toksinlere karsı kendilerini korumak amaçlı üretilen bir kimyasaldır. Yani bitkiler böcekler gelip onlara zarar vermesin diye salislat üretip kendilerini koruyorlar. Salisilatlar antiinflamtuar ajanlardır ve birçok gıdada bulunabilir meyve, sebze, bal, çaylar, kahve, kuruyemişler, baharatlar gibi. Salisilatlar aynı zamanda kimyasal olarak bazı gıdalarda koruyucu olarak kullanılabilir, bazı ilaçlarda olabilir. Salisilatların yüksek oranda tüketilmesi genelde intolerans tablosuna neden olur ve salisilat içeren gıdaları hayatımızdan tamamen çıkarmak imkansızdır. Çünkü birçok bitkisel kaynakta mevcutlar. Ama yoğun oranda salisilat içeren gıdaları hayatımızdan çıkararak eliminasyon ile etkilerini gözlemleyebilir; mesela salisilat içeren ilaçlar, kahve, baharatlar, portakal, üzüm gibi.
***Foodmaps; Fermente olabilen oligosakkarit ve disakkaritlerdir, monosakkarit, poliollerdir. Bunlar karbonhidrat çeşitleridir ve vücutta bağırsaklarda çok kolay fermente olabilirler. foodmap intoleransında bağırsaklar bu karbonhidratları sindirmekte zorlanır ve sonuç olarak emilmesinde de zorluk yaşanır. Sonrasında bağırsak florasındak bakteriler bunları kolaylıkla fermente edebilirler. Bu fermentayon sonucunda da gaz ve şişkinlik oluşur karında.
Bu tarz hastalarda low foodmap diyeti yapılabilir. Yalnız bu diyetin kısa süreli yapılması önemlidir çünkü uzun vadede bu şekilde beslenme bağırsak florasını olumsuz etkilemektedir.
***Yapay früktoz içerikli gıdalar kola, meyve suları, paketli gıdalar içerisinde bulunan yapay früktoz şekerinin malabsorbsiyonu seklinde görülür. Ciddi olarak kronik hastalıklarla da bağlantılıdır. Früktoz malabsorbsiyonunda früktoz kana emilemez ve bağırsak bakterileri tarafından fermente edilir. Ve bağırsak sorunlarına neden olur.
***Aspartam bir tatlandırıcı olarak birçok paket ürünün içinde bulunmaktadır. Aspartam intoleransı bulunan kişiler ile anksiyete ve depresyon gibi hastalıklar arasında bağlantı kurulmuştur. Her şekilde beslenmenizden tamamen çıkarılması gerekir
***MSG (monosodyumglutamat) gıdalara tat vermek amaçlı ve tatlandırıcıların baharatların etkisini arttırmak amaçlı kullanılan bir kimyasaldır. Birçok hastalıkla bağlantısı vardır. İntolerans oluşturan kimyasallardan birisidir. Her şekilde beslenmeden tamamen çıkarılması gerekmektedir.
***Gıda boyaları birçok gıda boyasının insanlarda hassasiyet ve semptom oluşturduğu gösterilmiştir.
***Sülfitler birçok ilaç ve paketli gıdada koruyucu olarak kullanılan kimyasallardır. Kurutulmuş meyvelere, şaraplara kadar birçok gıdaya eklenebilir. Beklemiş peynirlerde doğal olarak kendiliğinden oluşur. Birçok kişinin sülfitlere karsı hassasiyeti bulunmaktadır. Sülfitler genel olarak solunumsal reaksiyonlar verseler de birçok intolerans semptomuna neden olabilirler.


İstanbul Fonksiyonel Tıp uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!