Pasif-Agresif İletişim Biçimi

İletişim problemleri, bireylerin sosyal, romantik ve mesleki ilişkilerinde en sık karşılaşılan psikolojik güçlükler arasında yer almaktadır. Bu problemlerden biri olan pasif-agresif iletişim, çoğu zaman açık çatışmalar kadar fark edilmemekle birlikte, ilişkiler üzerinde uzun vadede ciddi yıpratıcı etkilere sahiptir. Pasif-agresif iletişim, bireyin olumsuz duygu ve düşüncelerini doğrudan ifade etmekten kaçınarak, dolaylı ve örtük yollarla karşı tarafa yansıtması şeklinde tanımlanmaktadır.
Bu iletişim biçiminde birey, sözel düzeyde uyumlu, sakin ya da kabullenici bir tutum sergilerken; davranışsal düzeyde geciktirme, unutma, isteksizlik, alaycı ifadeler veya imâ yoluyla tepkisini ortaya koyar. Bu durum, karşı tarafın neyin yanlış gittiğini anlamasını güçleştirir ve ilişkilerde belirsizlik, öfke birikimi ve duygusal kopukluk yaratabilir. Özellikle yakın ilişkilerde pasif-agresif iletişim, kronik bir sorun haline gelerek karşılıklı güvensizliği besleyebilir.
Pasif-agresif iletişimin gelişiminde çeşitli psikolojik ve çevresel faktörler etkili olmaktadır. Araştırmalar, bu iletişim biçiminin sıklıkla çatışmadan kaçınma eğilimi, reddedilme korkusu ve duygu düzenleme güçlükleriyle ilişkili olduğunu göstermektedir. Çocukluk döneminde duygularını açıkça ifade etmenin cezalandırıldığı ya da görmezden gelindiği aile ortamlarında yetişen bireylerin, yetişkinlikte dolaylı iletişim yollarına daha fazla başvurduğu bilinmektedir. Bu bireyler için açık iletişim, tehdit edici ya da riskli algılanabilmektedir.
Psikolojik danışma sürecinde pasif-agresif iletişimin fark edilmesi, danışanın ilişki örüntülerinin anlaşılması açısından önemli bir ipucu sunar. Danışma sürecinde bireyin bastırılmış duygularının tanımlanması, duygu farkındalığının artırılması ve bu duyguların sağlıklı yollarla ifade edilmesine yönelik becerilerin kazandırılması hedeflenir. Özellikle assertif iletişim becerilerinin geliştirilmesi, bireyin hem kendini ifade edebilmesini hem de ilişkilerinde daha dengeli bir tutum sergilemesini desteklemektedir.
Sonuç olarak pasif-agresif iletişim, kısa vadede çatışmadan kaçınmayı sağlıyor gibi görünse de uzun vadede ilişkisel doyumu azaltan ve psikolojik iyi oluşu olumsuz etkileyen bir iletişim problemidir. Bu nedenle hem bireysel farkındalığın artırılması hem de iletişim becerilerinin güçlendirilmesi, sağlıklı ilişkilerin sürdürülebilmesi açısından kritik bir rol oynamaktadır.
Kaynakça
American Psychiatric Association. (2013). Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders (5th ed.). Washington, DC: APA.
Baron, R. A., & Branscombe, N. R. (2017). Social Psychology (14th ed.). Pearson Education.
Buss, A. H., & Perry, M. (1992). The aggression questionnaire. Journal of Personality and Social Psychology, 63(3), 452–459. https://doi.org/10.1037/0022-3514.63.3.452
Linehan, M. M. (2015). DBT® Skills Training Manual (2nd ed.). New York: Guilford Press.